Anahtar kelimeler: Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Eşyanın Yakalanma Edenin Görüşü Mahiyeti

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Dairemizin 13.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla Mahkemece 16.09.2015 tarihinde verilen kararın bozulduğu ve dosyanın mahalline gönderildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 21.04.2015 olduğu, temyiz edilmeden 11.02.2022 tarihinde kesinleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.12.2014 olduğu vesanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenerek kesinleşen dosya yönünden dosya aslının ya da onaylı örneğinin celp edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2.Sanığa verilen hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi yerine 50. maddesinin; doğrudan verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında ise adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.