Anahtar kelimeler: Birilerinin Aranarak Maltepe Satmadığını Çektiklerini Büyükbakkalköy Satıp Araziye Sorduğunu Sularında

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ Karar
DAVA
: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin, şirket adına kayıtlı olan araçları İstanbul Maltepe de bulunan Büyükbakkalköy mahallesi ... ada 4 parsel sayılı güvenli araziye 12.09.2020 tarihinde park ettiğini, aynı gün saat 13:00-14:00 sularında müvekkili şirket yetkilisinin, arkadaşı ... tarafından aranarak aracını satıp satmadığını sorduğunu, araçlarının bulunduğu yerde birilerinin olduğunu ve araçları çektiklerini söylediklerini, müvekkili şirket yetkilisinin, arkadaşına araziyi gözetlemeye devam etmesini kendisinin hemen geleceğini söyleyerek derhal iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin arazinin etrafında dolaşıp arkadaşının yanına gittiğinde ... plaka sayılı ... marka çekici ile ... plakalı İhsan treyler marka yarı römorkunun çalınmış olduğunu gördüğünü, müvekkili, kardeşi ve arkadaşı ile arazide önceden tanıdığı bazı kişiler gördüğünü, araçlarının bu kişiler tarafından çalınabileceğini düşünerek polisi aradığını, olay mahalline gelen polislerle birlikte tarafların Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek ifade ve şikayette bulunduklarını, çalınan araçlardan ... plakalı İhsan treyler markalı ... şasi nolu ticari nitelikteki yarı römork davalı şirket nezdinde Kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe ile aracın her türlü hırsızlık, kaybolma ve kaza sonucu oluşabilecek hasarlara karşı teminat altına alındığını, müvekkiline ait yarı römorkun rayiç değerinin 435.000,00-TL olarak kabul edilmişse piyasa şartlarında aracın değerinin tam ve kesin olarak bilinmesi mümkün olmadığını, aracın rayiç değerinin belirsiz olduğunu, sigorta şirketinin, poliçe limitleri dahilinde KDV dahil tutarın tamamından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak, HMK'nın 107.maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkette ... numaralı ve █████/2020 - █████/2021 vade tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davacı adına sigortalandığını, karşı taraf talep edilen evrak ve bilgiyi ulaştırmadığı için ödeme yapılamadığını dolayısıyla müvekkili firmanın henüz temerrüte düşmediğini, aracın çalındığına dair bir belge temin edilemediğini ve araç rayiç bedeline ilişkin hesaplama yapılamadığını, çalınma hasar dosyası ile ilgili sigortalı firmadan, ... plakalı çekici araca ait 01.06.2020-12.10.2020 tarihleri arasında alınmış yakıt fişleri, ... plakalı araca ait 01.06.2020-12.10.2020 tarihleri arasındaki takograf çıktıları, ... plaka sayılı römorku satın aldıkları .... Ltd. Şti'nin römork faturası, ... plakalı römorku satın aldıkları .... Ltd. Şti'nin römork bedeline ilişkin banka ödeme dekontları talep edildiğini, sigortalı firma ile yapılan görüşmede, ... plakalı çekici araca yakıt almadıkları, iş yaptıkları firmalar tarafından metal variller ile akaryakıt getirilerek fabrika önüne konulduğu, yakıta ihtiyaç duyduklarında bu varillerden yakıt ikmali yaptıkları, hatta kendi araçlarının yakıt ihtiyaçlarını da bu varillerden karşıladıklarının belirtildiğini, kendilerine akaryakıt temin eden iş yaptıkları firmalara tanzim etmiş oldukları fatura suretleri ile bu akaryakıt varillerinin sevk irsaliyeleri istenildiğini, ancak bu talebinde yerine getirilmediğini, sigortalının talebi ile hasar dosyasındaki ekspertiz raporu arasında fahiş fark olduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, eksper tarafından tespit edilen hasar miktarı dışında müvekkilin şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, kusur ve hasar tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 158.600,00 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş davacının eksik evrak ile başvuruda bulunduğu yine 03.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiş olmasına rağmen, bu rapora itibar edilmemesi hukuka uygun olmadığını, sigortalı gerek hazine müsteşarlığı tarafından yayınlanan kasko genel şartlarından doğan gerekse poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu olay hakkında soruşturma/ceza dosyasının olup olmadığı tespit edilmeli ve var ise bekletici mesele yapılması gerektiğini, araç üzerinde rehin haricinde devre engel teşkil eden hacizlerin mevcut olup olmadığı araştırılmadığını, zira, işbu durum genel şartlarda yer alan madde uyarınca tazminat ödemesine engel bir husus olduğunu, sigortalı araç için yapılan rayiç bedel tespitini kabul etmek mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, davalıya kasko sigortalı aracın çalınmasından ötürü maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır.
Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları 'nın A.4. Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar  maddesi "Aşağıda belirtilen haller ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilir:.... 4.11.Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar,  4.12.Ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda kaybolan ve çalınan anahtarlar dolayısıyla aracın kilit mekanizmasının değiştirilmesi nedeniyle uğranılan zararlar... " şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasında ... plakalı yarı römork için düzenlenen █████/2020-2021 vade tarihli kasko poliçesinin "araç anahtarının ele geçirilmesi nedeniyle aracın çalınması" klozu başlıklı maddesi altında ek sözleşme ile teminat altına alınan hususlar açıklanmış son fıkrasında "Anahtarla çalışan araçlarda, anahtarın kontak üzerinde veya araç içerisinde bırakıldığı sırada gerçekleşen araç çalınmaları teminat kapsamı dışında" olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Somut olayda kasko poliçesi ile sigortalanan aracın ... plakalı İhsan Treyler marka yarı römork olduğu, aracın █████/2020 tarihinde İstanbul ili Maltepe İlçesi Büyük Bakkal Köy mahallesi ... ada 4 parsele park ettiği, aynı gün saat 13.00-14.00 sıralarında arkadaşı ...'ın araması ile olaydan haberdar olduğunu, olay yerine gittiğinde ... plaka sayılı ... marka çekici ile ... Plakalı ihsan treyler marka yarı römorkun çalındığını beyan etmiştir. Aynı gün Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne oto hırsızlığı başvurusu yapmıştır. Polis olay yeri incelemesi yapmış tüm tanıkların ifadeleri alınmıştır. Ancak hırsızlık olayı aydınlatılamamıştır. Konuya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma dosyasına yazılan müzekkere verilen cevabi yazıda da soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Çalındığı iddia edilen araçla ilgili davalı taraf davacıdan geriye dönük 4 aylık yakıt fatura/fişlerini ve takograf kayıtları istediği ancak davacının beyanına göre yakıtın varillerle getirtildiği ve iş yerinde depolara doldurulduğu gerekçesiyle fiş fatura sunamayacağını beyan etmesi üzerine bu kez davalı yanca yakıt varillerine ilişkin irsaliyeler istendiği fakat buna ilişkin belgelerinde davacı tarafça davalı sigorta şirketine verilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda, çalınan ... plakalı römorkun ... plakalı çekiciye takılı olduğu çekiciye ait kasko poliçesi olmadığı, dolayısıyla çekicinin anahtarı ile birlikte çalınıp çalınmadığının sorgulanması gerektiği yönünde rapor sunulduğu ancak mahkemece bu raporun dikkate alınmadığı, mahkemece █████/2020 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak römorkun rayiç değerinin 158.600,00 TL olduğu dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından davacının maliki olduğu ... plakalı çekici ile çekiciye takılı kasko sigortalı ... plaka sayılı römorkun aynı anda çalındığı anlaşılmaktadır. Kasko poliçesinin 4.11 ve 4.12 maddesinde sigortalı yarı römorkun anahtarla çalınması halinde teminat kapsamı dışında olacağı düzenlenmiştir.
Bu halde kasko sigortalı yarı römork, bağlı olduğu çekilcinin anahtarla çalınması halinde riziko teminat kapsamı dışında olacağından çekicinin takılı olduğu ... plakalı çekicinin anahtarla mı yoksa anahtarsız mı çalındığı, çekicinin kaç anahtarı olduğu ve bu anahtarların teslim edilip edilmediği hususlarında yeterli araştırma yapılmadan, araçların çalınmadan önceki yakıt fiş /fatura yada yakıt varillerine ait irsaliyeleri araştırılmadan araç takograf kayıtlarının celp edilmeden araçların kullandıkları güzergahların sorularak HGS/OGS kayıtlarının istenmeden ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma dosyasından kamu davası açılmış ise ceza dosyası da getirtilerek incelenmeden, toplanan deliller ve tüm dosya kapsam sonucuna göre çalınmanın teminat kapsamında olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlar'ın 3.3.1.1. maddesinin ''Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır.Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır.'' hükmüne haizdir. Hükme esas alınan hesap raporunda aracın olay tarihindeki rayiç bedelin belirlendiği görüldüğünden aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!