Anahtar kelimeler: İplikler Satılamadığını Üretildiğini Vaat Ham Satımdan Satımı Üretilen Firmadan Firmaya

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirketten değişik tarihlerde ... ham madde ürün satımı yapıldığını, müvekkili tarafından davalı şirketten satın alınan ürünler kullanılarak iplikler üretildiğini, davalı firmadan son alınan ürünlerin ayıplı olmasından dolayı üretilen malların satılamadığını ve bir kısım satılan ürünlerin iadesinin gerçekleştiğini, davacı şirket tarafından satın alınan ham madde ile üretilen ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davalı firmaya ayıp ihbarında bulunulduğunu ve davalı firma tarafından zararın karşılanacağı vaat edilmesine rağmen müvekkili şirketin zararının giderilmediğini, müvekkili firma tarafından davalı şirkete mail yoluyla ve şirket yetkilileri ile yapılan telefon görüşmeleri ile ayıp bildirimi yapıldıktan sonra davalı firma tarafından müvekkili şirketin aylarca oyalandığını ve neticede zarar giderilmediğini, davalı tarafa mail üzerinden ayıp ihbarında bulunulduğunu, ayrıca ihtarname gönderildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş Sayılı dosyası ile müvekkili şirketin uhdesinde bulunan ve satılamayan ürünler hakkında yapılan delil tespiti neticesinde ''ısıl işlem sonucunda hatalı olduğu iddia edilen iplikler ile hatasız iplikler arasında belirgin düzeyde bir çekme farkının olduğu', söz konusu ipliklerin yeterli ısıl çekme işlevini yerine getirmediğini, bu kusurun gizli bir ayıp olduğunu, test ya da üretim işlemi yapılmadan fark edilmesinin mümkün olmadığının" tespit edildiğini, yine bilirkişi raporunda ticari veriler ve depoda bulunan mallar ve alınan numuneler neticesinde rapor hazırlanmış olup raporda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere davalı firmadan alınan ham madde ile üretilen ayıplı 18.090,09 Kg ipliğin davacının deposunda bulunmakta olup, ham madde olarak 3.688,07 Kg depoda bulunmadığını, davacı tarafından davalı şirketten satın alınan ham maddede ki ayıbın bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere üretim yapılmadan ortaya çıkabilecek nitelikte bir ayıp olmayıp gizli ayıp olduğunu, üretilen ürünlerde üretim veya farklı bir nedenlerle ayıplı ürün üretilmemiş olup üretilen ürünlerin ayıplı olmasının tek sebebinin davalı taraftan alınan ham maddenin ayıplı olmasından kaynaklandığını, müvekkili firma tarafından üretim neticesinde üretilen ürünün ayıplı olmasından dolayı üretim aşamasında işçilik, enerji, zaman, depolama, sipariş alınan ürünlerin üretilememesi, üretim aşamasında kullanılan diğer ham madde ve karışımların harcanması v.b nedenlerle doğrudan ve dolaylı zarara uğradıklarını, ayrıca müvekkili firmanın ticari itibarının zarar gördüğünü, müvekkili firmanın gerçek zararının tespiti için satın alınan ..... ipliklerin ayıplı olmaması halinde üretilen ipliklerin gerçek ve güncel döviz kuru değeri üzerinden bir hesaplama yapılması gerektiğini,
müvekkili şirket ile davalı firma arasında ticaret döviz ile (Euro) gerçekleşmiş olup müvekkili şirketin zarar tutarı belli olmadığından dolayı davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, bilirkişi incelemesi neticesinde zararın miktarı belli olduğunda arttırım yapmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kaydıyla şimdilik 1.000,00 EURO tazminatın ham madde satın alındığı tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirket tarafından davalı şirketten satın alınan ham madde bedelinin ve bu ham madde ile üretilen ipliklerin ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararlar nedeniyle zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı 1.000,00 EURO tazminatın satın alma tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Üretilen ipliklerin hatalı olarak üretilmesi sonucu davacı şirketin ipliklerden istediği verimi elde edemediği ve bunun üzerine üretilen ürünlerin satın alınan ham madde sebebiyle ayıplı olduğunu iddia ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak arz ve izah olunacak sebeplerden huzurdaki davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi gerektiğini, huzurdaki davada davacı taraf ve müvekkili şirketin tacir olduğunu, davacı ile müvekkili arasında gerçekleşen alım-satıma binaen satılan malların ve satış bedellerinin açıkça belirli olduğunu, nitekim basiretli bir tacirden yapmış olduğu alışverişe istinaden ödenen bedeli, kar ve zarar unsurlarını bilmesinin bekleneceğini, buna rağmen davacı tarafın herhangi bir alacak varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirli bir alacak kalemi için belirsiz alacak davası ikame ettiğini, alacak miktarının ihtilaflı olması, bir ispat sorunu olup talep konusunun belirlenemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, keza yargılama kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edilen alacağı "belirlenemez" kılmamakta olduğunu, dava dilekçesinde beyan olunan verilerle, davacının talep ettiği tüm alacakların kendisi tarafından belirlenebilecek durumda olduğunu, bu kapsamda belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuki yararın bir dava şartı olup, yargılamanın hangi safhasında olursa olsun tarafların istemi ile yahut resen nazara alınması gerektiğini, bununla birlikte davacı yan dava dilekçesinde, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını beyan ettiğini, delil tespiti neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporuna binaen davacı tarafın dava dilekçesinde "davalı tarafın Müvekkile 21.801.19 USD borcu olduğu hususunda Sayın bilirkişi tarafından yapılan tespitin hukuka uygun olduğu kanaatindeyiz."demek sureti ile alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarı bildiğini ve belirleyebildiğini, bu sebeple belirsiz alacak davası açmakta hukuki bir yararı olmadığını ikrar ettiğini, müvekkili firma ile davacı firmanın .... 2021 tarihinden itibaren belirli aralıklarla iplik hammadesi (.. ) alışverişi gerçekleştirdiğini, yapılan alışverişler neticesinde cari hesap kaynaklı borcunu müvekkiline ödemeyen davacının, daha sonra ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....E. Sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, davalının da davacıdan alacaklı olduğu için işbu davaya müdahil olarak eklendiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 25.12.2023 tarihli ara karar ile de davalının davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini ve 435.047,32 TL alacağın konkordatoya katılım sürecinde hesaba dahil edildiğini, davalının davacıdan alacağı bulunmakta iken huzurdaki davanın ikame edilmesi yalnızca davalının alacağını ihtilafa konu etmek ve kötüniyetli olarak alacağa ulaşılmasını engellemek amaçlı olduğunu, bununla birlikte davacı tarafından dosya kapsamına ibraz edilen maillere bakıldığında davacı tarafın, satın almış olduğu ham madde ipliklerin üretim aşamasında kendi kusuru nedeniyle üretim hatası yaşamasından dolayı davalı şirketin sorumlu tutulmaya çalışıldığının görüldüğünü, ancak bu ticari alışverişin, müvekkili şirket ile davacının ilk alışverişi olmayıp davacı firma ile davalı arasında daha önce de iplik hammadesi kaynaklı alışverişler olduğunu, davacı tarafın her ne kadar ayıba ilişkin taraflarına keşide edilen bir ihtarname olduğunu söylemişse de bu ihtarnameyi dava dosyasına ibraz etmediğini, bu sebeple taraflar arasında keşide edilen ihtarnameleri kronolojik olarak açıklamakta fayda olduğunu, somut olayda ise, davacı tarafından basiretli bir tacir olarak süresinde denetim, gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, taraflar arasında son ticari alışverişin ..... 2022 olduğu düşünüldüğünde dahi bu tarihten itibaren 8 gün içerisinde ayıp ihbarı ve akabinde kanuni seçimlik haklardan kullanılacak olanın kanunda sayılan ihbar vasıtaları ile açıkça bildirilmesi gerektiğini, davacı tarafın ise kanunun aradığı şekil şartına uygun bildirimi ...... 2022 tarihinde, teslimatın üzerinden neredeyse 1 yıl geçtikten sonra yapmış olduğunu, ilk olarak davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaateyse, müvekkili şirketin ayıp sebebi ile sorumluluğu bulunmamakla; davacı yanca ticari alım satımlar için kanunda belirlenen sürede ve şekilde gözden geçirme ve bildirim külfeti yerine getirilmediğinden haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, taraflar arasındaki ...... ham madde ürün satımında ürünlerin ayıplı olmasından doğan alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun yazılı usuldeki yargılamaya dair düzenlemelerin yapıldığı bölümünde "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" başlıklı 150.maddesinde;
"(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Basit usulde yargılama ile ilgili olarak ise; HMK'nun 320/4 maddesinde " Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" denilmiştir.
Bu düzenlemelere göre usulüne uygun biçimde çağrıldıkları hâlde, davanın taraflarından hiç biri duruşmaya gelmezse veya yalnız bir taraf gelip de takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, yazılı usulde en çok iki defa, basit usulde ise bir kez takipsiz bırakılabilir. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (HGK'nun ...... Esas- ...... Karar █████/2022 tarihli ilamı)
15/3/2018 tarih ve ...... S.R.G. de yayımlanan 28/2/2018 tarih ve 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile değiştirilen 6102 Sayılı TTK.nın 4 maddenin ikinci fıkrası metni ile;''Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır,'' hükmü getirilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun konuya ilişkin, “Zaman bakımından uygulanma” başlığını taşıyan 448. maddesi ile;
“(1) Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut davada, dava tarihi █████/2023 olup dava değeri 31.500,03-TL.'dir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında; 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesine göre davanın basit yargılama usulünün uygulandığı █████/2024 tarihinde bir kez olmak üzere işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın yenilendikten sonra ....... tarihli celsede 2. kez takipsiz bırakıldığı, HMK'nun 320/4 maddesi hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Tarifesi Uyarınca alınması gereken 732,00-TL ilam ve karar harcının davacı tarafça peşin yatırılan 537,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 194,05-TL harcın karar davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafça yatırılan sarf edilen 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 31.500,03-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸¸
Hakim ......
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!