Anahtar kelimeler: Konusumarka Unsurlu Yiyecekiçecek Esayılı Başta Sektöründe Sinai Sınıf İstemli Beri

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI
:█████/2025 tarihli ████████ E.sayılı ara kararı
DAVANIN KONUSU
:Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... bünyesinde ve yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve müvekkili şirketin kurulmuş olduğu 2001 yılından beri başta 43. sınıf olmak üzere "..." esas unsurlu markaları koruma altına aldığını, müvekkiline ait "..." esas unsurlu markaların, ... başvuru numaralı 35 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflarda tescilli, ... başvuru numaralı 33 / 34 / 35. sınıflarda tescilli ve ... başvuru numaralı 33 / 34 / 35 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. sınıflarda tescilli markalardan oluştuğunu, müvekkilinin markalarının kullanıldığı yiyecek-içecek sektörü açısından "..." ibaresinin son derece yenilikçi ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu, bu nedenle aynı sektörde faaliyet gösteren kişilerce bilinmemesi mümkün olmadığı gibi, bu markayla aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikteki (..., ...' vb.) ibarelerinin üçüncü kişilerce tesadüfen tercih edilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olacağını, müvekkili şirket yetkililerinin çevrimiçi mecralar üzerinden "..." markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı olarak ve aynı sektörde kullanıldığını tespit ettiklerini, müvekkili şirketin tescilli olan "..." markaları kapsamında "... ..." isimli restoranı işletmekteyken davalının da "...' ..." tabelası altında aynı konseptle bir restoran işlettiğinin tespit edildiğini, davalıya ait işyerinin "... Merkez/ SİNOP" adresinde olduğunu ve davalının kendisine ait işyerinde özellikle tabela, adisyon, sunum tahtası, online sipariş ekranı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, QR menü, cam balkon kenarları üzerinde "...'" ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalıya ait olduğu anlaşılan Instagram hesabının kullanıcı adının "......sinop" olduğu (...sinop/ ) ve bu hesap profilinin açıklama kısmında yer alan "..." bağlantısına tıklandığında yine davalıya ait olduğu anlaşılan web sitesine yönlendirme yaptığı ve online menü görüldüğünün tespit edildiğini, söz konusu web sitesi ve Instagram hesabı içerisinde yer alan bulunduğu restoranın adresini içerdiği gibi ilgili web site içerisindeki menü ile birebir aynı içeriğe sahip olduğunu, ayrıca Google üzerinde yine tecavüz konusu kullanımların yer aldığı restoran ile aynı adresi işaret eden "Sinop ...'s ..." şeklinde kullanımın mevcut olduğu ve bu işletme hesabı tarafından Google görseller kısmında paylaşılan görsellerde de "...'" ibaresinin markasal olarak kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin yaptırmış olduğu delil tespiti sonrasında verilen ihtiyati tedbir kararının ardından davalı tarafın "...'" şeklindeki kullanımlarını değiştirerek markasal kullanımlarına "..." olarak devam ettiğinin tespit edildiğini, güncel olarak davalının, tabela, cam balkon kenarları, çevrimiçi platformlar üzerinde "..." ibaresini kullanıldığını, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ 129 D.İş. Sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu delil tespiti sürecinde düzenlenen bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiğini, davalı yanın, bilirkişi raporundaki tespitlere rağmen "...'" ibaresi içerisindeki "- ..." kısmını tabela, cam balkon kenarı vb. üzerinden sildirdiğini ve kullanımlarına "..." ibaresi ile halihazırda devam ettiğinin tespit edildiğini, ancak davalı yanın kullanımlarını "..." olarak değiştirmesi ve bu marka altında faaliyetlerine devam etmesinin tecavüz fiillerini sonra erdirdiği anlamına gelmediğini, zira "..." ibaresinin de "..." markasına iltibas teşkil eder nitelikte benzer olduğunu belirterek, söz konusu nedenler ile müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal eden ve haksız rekabet oluşturan marka kullanımlarının tespitini ve engellenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sinop ilinde faaliyet göstermekte olan bir işletme olduğunu ve müvekkilinin herhangi bir taklit amacı olmaksızın davacı firmadan habersiz ve bağımsız bir şekilde hareket ettiğini,marka hakkı sahibinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndaki koşullar çerçevesinde, markasının aynı veya benzerini içeren tescil taleplerine itiraz ederek üçüncü kişilerin hukuka aykırı kullanımlarını davalar aracılığıyla engelleyebileceğini, ancak bu yetkilerin yalnızca markanın koruma kapsamına giren durumlarla sınırlı olduğunu ve koruma kapsamının asıl olarak, tescil edilen işaretin ayırt edicilik gücü ile bağlantılı olduğunu, ayırt ediciliği yüksek olan işaretlerin koruma kapsamının bu doğrultuda artarken zayıf olanların ise azaldığını, bir işaretin tescilli markaya tecavüz oluşturup oluşturmadığı iddiası değerlendirilirken, özellikle işaretin tescilli markanın zayıf unsurundan ziyade baskın unsurunu taklit edip etmediğine dikkat edilmesi gerektiğini, talep edene ait marka incelendiğinde, ... zemin üzerinde beyaz renkli bir şekil yer aldığını ve şeklin alt kısmında büyük harfler ile "...", bir alt satırda ise büyük harfler ve küçük puntolar ile ".../..." yazdığını, dosyaya konu "..." kelimesinin isim ve sıfat olarak kullanılan bir kelime olup TDK'da yer alan karşılığının "..." anlamına geldiğini, sırf "..." isminin herhangi bir tanınırlığının, Türkiye'ye mal olmuşluğunun ve ayırt ediciliğinin söz konusu olmadığını, aksine birçok şirketin markasında "..." kelimesinin yer aldığını, Türkpatent internet sitesi üzerinden davacıya ait markanın yer aldığı 33, 34 ve 35. nice sınıfında "..." olarak arama yapıldığında 71 adet kayıt, tüm sınıflarda arama yapıldığında 151 adet kayıt bulunduğunu, renk olan "..." kelimesi üzerinde de bir markanın inhisarı hakkı olduğunu düşünmenin mümkün olmadığını, ABAD ve YARGITAY kararlarında da bu gibi durumlarda markanın ayırt edici niteliğinin düştüğü ve markanın koruma alanının daraldığının kabul edildiğini, Yargıtay'ın ilkesel olarak zayıf işaretlerin tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı yönündeki görüşünün de somut olay bakımından sorgulanması gerektiğini,Marka İnceleme Kılavuzu'nda da "renkler üzerinde geniş bir tekel hakkı verilmesi dengeli bir rekabet sistemi ile bağdaşmayacaktır. Çünkü bu durum, tek bir işletme için haksız bir rekabet üstünlüğü" yaratma etkisine sahiptir. Bu nedenle rengin tescile konu edilen mal/hizmetlerle aynı türde mal/ hizmetlerin diğer işletmeler tarafından kullanımının haksız yere kısıtlanmaması açısından kamu yararı gözetilmelidir." açıklamasına yer verildiğini, müvekkili şirkete ait kullanımların ihtiyati tedbir kararı öncesinde "..." sonraları ise "..." olduğunu ve müvekkiline ait kullanımın sadece kelime içerdiğini, müvekkilinin "..." kullanımını Instagram sosyal medya üzerinden "... ... Sinop" isim "......sinop" kullanıcı isimli olmak üzere değiştirtiğini, davacı adına tescilli marka ile müvekkili kullanımının şekil, renk tonu, yazı fontu ile değerlendirildiğinde ortalama tüketici nezdinde dahi benzerlik algısı yaratmadığını, müvekkili tarafından ne "..." kullanımı ile ne de "..." kullanımı ile hiçbir şekilde davacının marka hakkı ihlalini gerçekleştirilmediğini, aksine davacının gerçeği yansıtmayan iddiaları ile müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davacı dilekçelerinde özellikle "başkasının malları ve iş ürünleriyle karıştırılmaya yol açan her türlü ticari uygulamada bulunmak" nedeniyle marka hakkına tecavüzün yanında haksız rekabet teşkil edildiğini iddia etmişse de, bu iddianın SMK mevzuatı ile uyarlı olmadığını, zira Yargıtay içtihatlarında, marka kavramının kendi özel yasası ile korunduğunu, TTK'nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağı yönünde kararı olduğunu, söz konusu nedenler ile müvekkilinin markasal kullanımlarının davalının markalarının koruma kapsamını ihlal etmediğini ve haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, bu nedenler haksız ve hukuka aykırı açılmış davanın reddini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2025 tarihli ████████ E.sayılı ara kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalının davacı adına tescilli marka yönünden tecavüz oluşturan kullanımının bulunduğunu, dava dilekçesinde marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden tedbir talebinde bulunulduğu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartının sağlanması gerektiği, yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU
:İhtiyati tedbir talep eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyan ve iddialarını tekrarla, yerel mahkemece delil tespiti raporunun ve dava sırasında alınan rapordaki sektör bilirkişisinin görüşlerinin dikkate alınmadığını, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu,Delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporunun delil değerinin esas hakkında açılan davada alınan bilirkişi raporundan daha düşük görülmesinin ya da değerlendirme dışı bırakılmasının mümkün olmadığını,
Sunulan delillerle yaklaşık ispatın sağlandığını, Mahkemenin taleplerinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin hukuka uygun olmadığını, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde bu gerekçeyle tedbir talebinin reddedilemeyeceğini,
Davalının halen kullandığı "..." kelimesinin de müvekkilinin "..." markası ile iltibasa neden olduğunu, sektör bilirkişisinin bu yönde görüş bildirdiğini, Her ne kadar her iki bilirkişi raporunda da marka vekili bilirkişiler farklı görüş bildirmişlerse de, müvekkilinin markasının tanınmışlığını göz ardı ettiklerini,Tedbir kararı verilmesi için tüm bilirkişilerin aynı görüşte olmalarının gerekmediğini,Tedbir talebinin reddedilmesinin müvekkiline zarar verecek bir karar olduğunu belirterek, izah edilen ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyada 23.10.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davalının hem çevrimiçi hem de fiziki ortamda gerçekleştirdiği "..." ibareli kullanımları yönünden de sundukları ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, karşı tarafın işyerinde bulunan ve müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden ürün, tabela, kartvizit, sunum tahtası, QR menü, sunum tahtası, cam balkon kenarı gibi tüm eşyalar üzerinden "..." ibaresinin silinmesine veya bununla tecavüzün önlenmesi mümkün görülmeyen eşyaların muhafazasına ve yediemine teslimine, gerekmesi halinde imha edilmesine, karşı tarafça kullanılan "......sinop" isimli Instagram hesabı kullanıcı adı ve hesap içeriğinde yer alan tüm "..." ibarelerini içeren içeriklerin kaldırılmasına ve bununla hukuka aykırılığın giderilmesine, davalının kullanımındaki ve yerel mahkeme dosyasına sundukları tüm çevrimiçi hesaplardan "..." ibaresinin silinmesine, içeriğin çıkarılmasına, bu uğurda sarf olunan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "...+Şekil" markasının 33, 34, 35. sınıflarda, ... numaralı ".../...+Şekil" markasının 33, 34, 35, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflarda ve ... numaralı "...+Şekil" markasının ise 35, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı dosyasında marka vekili bilirkişiden alınan rapor incelendiğinde; davalının lokanta işletmesinde kullandığı "..." ve "..." ibarelerinin davacının "..." markası ile iltibasa neden olacağına dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesince █████/2024 tarihli kararı ile; "…Talep edenin ihtiyati tedbir talebinin takdiren belirlenen 75.000,00 TL nakdi teminat ya da muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında KABULÜ ile, karşı tarafın talep eden adına TPMK nezdine ... numara ile tescilli "..." ibaresi içeren markadan kaynaklanan talep eden ... .. Şirketi haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan karşı taraf fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, karşı tarafa ait "... Merkez/SİNOP" adresindeki işyerinde bulunan ... markası altındaki ürün, tabela, adisyon, sunum tahtası, qr menü, kartvizit, ambalaj, dekorasyon vb. tüm eşyaların fiziki kullanımının önlenmesine, bu ürünlere el konulmasına ve saklanmasına, el konulan ürünlerin bu aşamada masrafı talep eden ... Şirketi tarafından karşılanmak üzere yediemine tevdiine…" karar verildiği ve kararın icra edildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "..." ve "..." isimli alan adının erişim ve yer sağlayıcısının ... yani gizli olduğu, davacı tarafça ... ile telefonla iletişime geçilerek içerik ve yer sağlayıcı bilgilerine şifahen ulaşılabileceği, bunun dışında ...'nin ..., ..., ..., Amerika Birleşik Devletleri adresinden yazı yazılarak içerik sağlayıcı bilgilerinin sorulabileceği, "..." ve "..." web sitelerindeki, ...-...-.../ adresindeki davalının ...'/......sinop/ adresindeki "...,...." isimli Instagram hesabındaki .../.... adresindeki "... ... " isimli Facebook hesabındaki, Google haritaların :... ...- ...-tr-...-... linkindeki "Sinop ... ..." isimli mekan tanımındaki Yandex haritaların ... .../...-... linkindeki "... ..." isimli mekan tanımındaki kullanımların bu raporun inceleme bölümünde anlatıldığı şekilde olduğu, sektör bilirkişisinin görüşüne göre; "...", "..." ve "..." kelimeleri farklı puntolarda yazılsa da, aynı kavramı yani ...'i çağrıştıracağını, aynı sektörde çalışan ve bu isimleri kullanan markalar da birbirlerine atıf yaptıklarını veya çağrıştırdığını, sektör içinde ve tüm paydaşlar (tüketiciler, tedarikçiler, medya) arasında markayı ayrıştıran en önemli kavramlardan biri olan marka isminin bu durumda yok edildiğini, ayrıca dava dosyasında var olan görseller ve sosyal medyada var olan görüntülerin çok benzer olduğunun tespit edildiğini, ... ... ve ... ... yazı karakterleri aynı olmamasına karşın, kullanılan renk oranlarının ve sosyal medya görsellerinin birbirine benzer olduklarını, başka bir ifade ile sektörde ve tüketiciler tarafından bilinen ve ün yapmış ... ..., "... ..." veya "... ... Sinop" İstanbul'da var olan davacı ... ...'ın bir şubesi gibi algılanıp tüketiciyi kandırabileceğini, davacı "... ..." ın itibarının etkilendiğini, marka vekili bilirkişiye göre ise; davalının "...'s" ibareli kullanımının, davacının sahibi olduğu, ... nolu "... şekil" markasının koruma kapsamında kaldığı, davacının sahibi olduğu, ... nolu "..." markasının koruma kapsamında kalmadığı, davacının sahibi olduğu, ... nolu "... /..." markasının koruma kapsamında kaldığı, davalının "..." ibareli kullanımının, davacının sahibi olduğu, ... nolu "... şekil" markasının koruma kapsamında kalmadığı, davacının sahibi olduğu, ... nolu "..." markasının koruma kapsamında kalmadığı, davacının sahibi olduğu, ... nolu "... bar/..." markasının koruma kapsamında kalmadığı, yukarıda belirtilen Yargıtay kararına göre, artık özel kanun niteliğindeki Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre koruma sağlanmış olan durumlarda, ayrıca genel hüküm niteliğindeki haksız rekabet hükümlerine göre koruma sağlanamayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
G E R E K Ç E
:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davalının marka kullanımlarının durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddi kararına ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalının lokantacılık hizmetinde kullandığı "..." markasının kullanımının yasaklanmasına ilişkin Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalının kullanımına "..." markası ile devam ettiği, gerek ilk derece mahkemesinin kararından önce alınan bilirkişi raporunda, gerekse ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildikten sonra alınan bilirkişi raporunda "..." ibaresinin davacının "..." ibareli markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığına dair görüş bildirildiği, sektör bilirkişisinin aksi görüşüne itibar edilerek bu aşamada tedbir kararı verilemeyeceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!