Anahtar kelimeler: Tamam Sunduğu Esası Eksiklik Sınırlı Kira Milleti Olayın İstanbul İstinaf

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ54. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARBAŞVURUNUN REDDİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın iptaliİSTİNAF TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkında düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Yerel mahkemenin dava konusu olayın kira sözleşmesine dayandığı kararının hatalı olduğunu, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin abonelik sözleşmesi olup kira sözleşmesi olmadığını, sözleşme hükümleri incelendiğinde, otopark yerinin zilyetliğinin davalı şirkete devredilmediğini ve müvekkili şirket çalışanlarının gözetiminde ve yönlendirmesiyle araçların park edileceğinin anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki akdi ilişkinin kiralama ilişkisi olmayıp, sözleşmenin ağırlıklı yanının hizmet alım ilişkisi olduğunu ve davaya bakmakla sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığını, TTK'nun 4. ve 5.maddelerinde belirtilen düzenlemeler de dikkate alındığında Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Yargılama konusu olayda
: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında 01.01.2023 - 01.12.2023, 01.01.2024 - 30.04.2024 tarihleri arası için abonelik sözleşmeleri akdedildiğini, bu abonelik sözleşmelerine konu otoparkın abonelik bedeli karşılığında davalının kullanımına bırakıldığını, davalının bahse konu alanı sözleşme kapsamında kullanmasına ve cari hesap ekstresi ile ilgili faturaların kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen yükümlü olduğu edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından davalının gerek sözleşme süresi içinde kullandığı otopark bedeline ilişkin, gerekse de sözleşmenin bitiş tarihinden sonra haksız işgaliye bedeline ilişkin olarak kesmiş olduğu faturaların tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla sözleşme ve faturaya dayalı cari hesap alacağı kapsamında 1.917.668,82 - TL bedelli icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, sözleşme hükümleri incelendiğinde otopark yerinin zilyetliği davalı şirkete devredilmeden, müvekkili şirket çalışanları gözetiminde ve yönlendirmesi ile araçların park edileceğinin anlaşılmakta olup taraflar arasındaki akdi ilişkinin ağırlıklı yanının hizmet alım ilişkisi olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından sözleşme süresince kira bedellerinin fahiş olarak arttırıldığını, davacının takip talebinde yer almayan belgeler ve sebeplere dayanamayacağını, davacı tarafından fatura edilen aylarda otoparkın müvekkili şirket tarafından kullanıldığının ispatlanamadığını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için yasal şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; dava konusu otoparkın zilyetliğinin davalıya devredildiği, buna göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, her ne kadar sözleşmenin isminin abonelik sözleşmesi olsa da içeriğindeki düzenlemeler dikkate alındığında sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğini değiştirmeyeceği, taraflar arasındaki ihtilafın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle HMK 4. madde gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığa bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesi ile, mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dava; otopark kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, sözleşmenin konusunun; İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, 1439 lokasyon kodlu Hamidiye Katlı Otoparkının 120 araç alanının zilyetliğinin, sözleşmede belirtilen şartlarda abone ücreti karşılığında parklanmaya bırakılması olduğu anlaşılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.Somut olayda; davaya dayanak olan █████/2023 tarihli ve █████/2024 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde, otopark yerinin zilyetliğinin davalı kiracıya devredildiği ve kiracıya ait araçların park edilme işleminin kiraya verenin çalışanlarının gözetiminde ve yönlendirmesiyle olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin 3.8.maddesinde kiraya verenin sözleşme süresince fiili işletici gibi hareket etmeyeceğinin de hüküm altına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki akdi ilişkinin kiralama ilişkisi olduğu, sözleşmenin hizmet alım ilişkisi olmadığı anlaşılmıştır. Taraflarca sözleşmenin farklı şekilde adlandırılmasının sözleşmenin niteliğini değiştirmeyeceği, belirli ve sabit bir yerin kullanımının ücret karşılığında bir tarafa bırakılmasına konu sözleşmenin kira sözleşmesi olarak kabulünün gerekli olduğu, HMK 4/a maddesinde "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlendiği dikkate alındığında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan ilk derece Mahkemesinin görevsizlik kararında usule aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle,Davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,İstinaf karar harcı peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına,Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. █████/2026