Anahtar kelimeler: Nihayetinde Satımdan Faturadan Gerekip Faturaya Yan Bedelli Anadolu Ödenmemesi Vaki

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; ----- fatura No ve 29.04.2025 tarihli 964.802,91 TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, bu faturaya ilişkin yapılan dava konusu takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır.Davalı yan yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Davalı tarafça sunulan, taraflar arasında imzalanan 10.10.2024 tarihli sözleşmenin "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 40. Maddesinde, ---- İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır. HMK’daki bu hükümden hareketle yetki sözleşmesi yapılması için tarafların tacir olması, yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapılmış olması, yetki sözleşmesinde yetkili mahkemelerin açık olarak düzenlenmiş olması ve kesin yetki durumunun olmaması şartları aranmaktadır. Tarafların tacir olması şartı kefiller yönünden uygulanmaz. Diğer bir ifadeyle genel kredi sözleşmelerinde kefil tacir olmasa dahi kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı tacir olmayan kefili de bağlar. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabilir. Taraflar, sözleşmeyle kararlaştırdıkları yetkili mahkeme dışında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu sözleşmede açıkça belirtmeleri gerekir, aksi halde yetki sözleşmesindeki mahkemenin yetkisi münhasır olur, diğer mahkemelerde dava açılamaz. Yetki sözleşmesi ile mahkemenin yetkisi münhasır yetki (başkaca mahkemede dava açılmamak üzere) olarak düzenlenmiş, dava bu yetkili kılınan mahkeme dışında bir mahkemede açılmışsa, davalının usulüne uygun yetki ilk itirazı üzerine mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, tacir olan tarafların 10.10.2024 tarihli sözleşme ile HMK madde 17'ye uygun şekilde münhasıran İstanbul Mahkemelerini münhasıran yetkili kıldıkları anlaşıldığından, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla yetkisizlik kararı verilmiştir.
KARAR
:
1-Davalının yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya yetkili mahkemenin ---- Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın yetkili ----- Asliye Ticaret mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!