Anahtar kelimeler: Plaklı Seferihisar Ofisi Koltuğunda Kuşadası Şeritte Gitmekte Çarpışması Kamyonet İstikametine

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 günü saat: 06:50 sıralarında İzmir ... Orta Mahalle ... Ofisi önünde Seferihisar istikametine seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in karşı şeritte Kuşadası istikametine gitmekte olan ... plaklı kamyonet sürücü ...'ın kullandığı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı araçta ön yolcu koltuğunda bulunan müvekkillerinin oğlu ...'in olay yerinde hayatını kaybettiğini, vefat eden ...'in kaza tarihinde 18 yaşında başarılı bir öğrenci olduğunu, yaşasaydı iyi bir üniversitede okuyup meslek sahibi olacağını, HMK 107.vd maddeleri gereğince, şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara verilmesine, hükmedilecek tazminata, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan █████/2020 tarihini takip eden 04.12.2020 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın müvekkili şirket nezdinde █████/2020-2021 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucu ...'in vefat etmesi nedeniyle yakınlarının destekten yoksun kalma tazminat talebinden kaynaklandığını, arabuluculuk kurumuna başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağının düzenlendiğini, kazada hatır taşıması bulunup bulunmadının tespitinin yapılması gerektiğini, alkollü kişinin aracına binme sebebiyle tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın kabulüne, davacı anne... yönünden 229.940,975 TL; davacı ... yönünden 180.059,025 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine" karar verilmiştir.
Mahkemece tashih kararı ile faiz türü yasal faiz olarak tashih edilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararı ile hükme esas alınan kusur oranına itirazları bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmesi için dosyada yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı sigortalı araçta hatır ile taşındığından hesaplanacak tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini ayrıca emniyet kemeri takılmadan yolculuk etmesi nedeniyle müterafik kusur mevcut olduğunu, koruyucu tertibat takıp takmadığının eldeki delillere göre tespit edilememesi müterafik kusur indirimi taleplerinin reddine gerekçe olamayacağını, bu dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersiz olduğunu, bu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 12.09.2020 günü saat 06:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpması ile meydana gelen kazada ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan ...'in ölümü nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan ATK kusur raporunda sürücü ...'ın %10 kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in %90 kusurlu olduğu tespit edilmiş, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu, sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiş olduğuna göre kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kusur tespiti yönünden herhangi bir çelişki bulunmamaktadır. Müteveffa ... kazada yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunamayacağından kusura ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olup davacılar vekili sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından davalıya █████/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan ve davacı talebi ile de bağlı kalınarak █████/2020 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. Ayrıca faiz türü mahkemenin tashih kararı ile zaten yasal faiz olarak düzeltilmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Dosya kapsamından, desteğin hatır için taşındığına ilişkin davalı tarafça bilgi belge sunulmadığı, hatır taşıması olduğunu ispat edemediğinden mahkemece hatır indirimi yapılmamış olmasında usul yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak desteğin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı İzmir Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi İzmir Toksikoloji Şubesi tarafından rapordan kaza sırasında alkollü olduğu belirtildiğinden, davacının alkollü araç sürücüsünün aracına binmesi nedeni ile belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu doğrultuda, usul ekonomisi de gözetilerek resen aktüerya bilirkişi raporunda düzeltme ve hesaplama yapılmış tespit edilen tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ile davacı anne... yönünden 183.952,77 TL; davacı ... yönünden 144.047,22 TL tazminat üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına, kabul edilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderlerinin hesabında nazara alınmamış ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre
:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davacı anne... yönünden 183.952,77 TL; davacı ... yönünden 144.047,22 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 22.405,67TL harçtan peşin alınan 68,31 TL peşin harç ve 1.333,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.401,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.004,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.360,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 68,31 TL peşin harç ve 1.333,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.460,61 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 736,80 TL Adil Tıp Kurumu fatura bedeli ile tebligat ve müzekkere gideri 341,30 TL olmak üzere toplam 2.578,10 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı yargılamada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir olunan 52.479,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5.maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı ... A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 500,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!