Anahtar kelimeler: Saray Defin Kanalına Düşerek Asaleten Cenaze Olayında Van Sulama Kaybetmesi
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...'a velayeten Kendi Adlarına Asaleten ..., ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ...'ın █████/2017 tarihinde Van ili, Saray ilçesi, ... mahallesi'nde bulunan sulama kanalına düşerek hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranılan maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak baba ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 161.294,39 TL), 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 150.000,00 TL manevi, anne ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 190.360,79 TL), 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 150,000,00 TL manevi, kardeşi ... için ise 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 337.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; sulama kanalına düşerek vefat etme olayında davalı idarenin kendi sorumluluk alanında bulunan sulama kanalına ilişkin herhangi bir önlem almadığı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere kusurlu olduğu, öte yandan olayın gerçekleştiği tarihte müteveffanın 2 yaşında olduğu ve velayet altında bulunduğu hususuyla birlikte kovuşturma esnasında alınan bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle, velayet altındaki çocuğun ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüğü altında olduğu ve dolayısıyla olay günü ebeveynler ... ve ... tarafından bu yükümlülük yerine getirilmediğinden bu olaydan kusurlu oldukları, tazminat dosyalarında kusurun tespitinin hukuki bir konu olarak hakimin görevinde bulunması sebebiyle taraflara verilecek kusur durumunun olayın nitelikleri, olay neticesinde taraflarda meydana gelen mağduriyetler de dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda olayın meydana geldiği sulama kanalında mevzuat ile belirlenmiş yükümlerini yerine getirmeyen ve önlem alınmaması nedeniyle olayın meydana gelmesine sebebiyet veren davalı idarenin %70 oranında kusurlu olduğu, velayet altındaki çocuğun bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlal edilmiş olması ve müteveffanın olay tarihinde 2 yaşında olduğu dikkate alınarak davacı ebeveynler ... ve ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu, dava dosyasının maddi tazminat yönünden değerlendirilmesinde, dava konusu olayda anne ... tarafından 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, baba ... tarafından 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, dosya kapsamında destekten yoksun kalınan miktarın belirlenmesi amacıyla █████/2020 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılması karar verildiği, █████/2021 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren bilirkişi raporunda özetle ... için 190.360,79 TL, ... için 161.294,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davacılar vekilinin █████/2021 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile davasını ıslah ederek ... için talebini 185.360,79 TL arttırarak 190,360,79 TL'ye, ... için 156.294,39 TL arttırarak 161.294,39 TL'ye yükselttiği, davacıların cenaze ve defin gideri olarak talep ettikleri 2.000,00 TL tazminat tutarına ilişkin talebi için bilgi ve belge sunmadığı görüldüğünden davacılar tarafından cenaze gideri olarak herhangi bir harcama yapıp yapmadığının belirlenmesi amacıyla yapılan █████/2021 tarihli ara kararına istinaden davalı idare ve Saray Belediye Başkanlığı tarafından sunulan cevap yazıları ile müteveffanın ölümü nedeniyle davacılardan herhangi bir ödeme alınmadığının beyan edildiğinin görülmesi nedeniyle bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan olayda bilirkişi raporunda davacıların kusursuz olması ihtimali ile destekten yoksun kalma miktarının hesaplandığı dikkate alınarak, hesaplanan bu miktardan davacıların müterafik kusurunun (%30) tenzil edilmesi gerektiğinden, anne ... için 190.360,79 TL maddi tazminat talebinden (%30 oranında) müterafik kusura isabet eden 57.108,23 TL'nin indirilmesi sonucunda kalan 133.252,56 TL tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin (57.108,23 TL ) talebin reddine, baba ... için 161.294,39 TL maddi tazminat talebinden (%30 oranında) müterafik kusura isabet eden 48.388,32 TL'nin indirilmesi sonucunda kalan 112.906.07 TL tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin (48.388,32 TL) talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava dosyasının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirilmesinde, manevi tazminatı patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracı olduğu, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerektiği, bu durumda, olayın oluş şekli, davalı idarenin ve ebevyenlerin sorumluluk durumu, müteveffanın yaşı, davacıların yakınlık ilişkisi dikkate alınarak, duyulan elem ve ıstırap sebebiyle, baba ... için 75.000,00 TL, anne ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplan 165.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, yürütülecek faiz açısından ise, maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle başvurunun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yapıldığı ve Mahkemenin hasım düzeltme kararı ile davalı idare konumuna alınan Van Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuru yapılmadığı dikkate alınarak davanın açıldığı tarihten itibaren (█████/2017) hükmedilen tazminata faiz yürütülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Saray Belediyesi husumetiyle görülmesi gerektiği, 2 yaşında olan bir çocuğun sulama kanalının yakınında yalnız bırakılmasında sorumluluğun ve kusurun anne ve babasında olduğu, olayın meydana geliş şekli ile denetim arasında illiyet bağı söz konusu olmadığından kusurdan da bahsedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın ve istemi halinde kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
:
(X)-...'ın █████/2017 tarihinde Van ili, Saray ilçesi, ... mahallesi'nde bulunan sulama kanalına düşerek hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranılan maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak baba ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 161.294,39 TL), 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 150.000,00 TL manevi, anne ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrası 190.360,79 TL), 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 150,000,00 TL manevi, kardeşi ... için ise 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 337.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değerinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak hükmedilmektedir.
Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de kayba uğrayacağı aşikardır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın esasen bütün bu hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlenmesi nedeniyle de kararın manevi tazminata faiz uygulanması gerektiği yolundaki kısmına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!