Anahtar kelimeler: Şehit Çavuş Arızalı Cismani Müteveffanın Hasarlı Jandarma Çarpması Kusursuz Kazada

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacılar vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 23.09.2023 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın yol üzerindeki arızalı araca yardım etmekte olan piyade/yaya uzman jandarma çavuş ...'a çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada ağır yaralanan müteveffanın hastanede şehit olarak vefat ettiğini, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davalı araç sürücüsünün asli kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın eşi olan davacı ... ile annesi olan davacı ...'un ev hanımı olup müteveffanın maddi ve manevi desteği ile geçindiklerini, kaza nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını ve maddi zarara uğradıklarını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibarıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması nedeniyle davalı ... Hesabı'na yapılan başvuru ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, her bir davacı için şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın, poliçe limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 11.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigorta şirketine ibraz etme zorunluluğu bulunduğunu, ancak müvekkil kuruma eksik evraklarla başvuru yapıldığını ve bu eksikliklerin giderilmediğini, dolayısıyla başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu durumun sonradan ikmali mümkün olmayan bir dava şartı eksikliği teşkil ettiğini, kişinin kendi kusuruyla ölümüne neden olması halinde müvekkil ... Hesabı'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, trafik sigortasının kusurlu bir sürücünün üçüncü kişiye zarar vermesi halinde devreye girdiğini, vefat eden yayanın kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, bu durumda üçüncü kişi konumunda bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Teminat Dışında Kalan Haller" başlığında destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunun belirtildiğini, ayrıca müteveffanın Jandarma personeli olması sebebiyle idarenin kusur sorumluluğunun bulunduğunu, meydana gelen kazanın bir iş kazası olduğunu ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde gerçekleştiğini, bu nedenle İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'na davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar varsa bunların hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile kusur raporları arasında çelişkiler bulunması halinde çelişkilerin giderilmesi için dosyanın kusur bilirkişisine tevdii edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak değerlendirilmesini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosu ve teknik faizin esas alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, müvekkil kurumun temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, avans faiz talep edilemeyeceğini, müvekkil kurumun tacir niteliği taşımadığını ve yalnızca yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın usulden reddini, aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
ISLAH
: Davacılar vekili talep artırım dilekçesinde özetle; aktüer bilirkişi raporun doğrultusunda davacı ... için dava açılırken talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 735.019,60 TL artırarak toplam 735.119,60 TL'ye, davacı ... için dava açılırken talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 264.680,40 TL artırarak toplam 264.780,40 TL'ye çıkardıklarını, cenaze giderleri yönünden ise artırım yapmayıp dava dilekçesindeki 100,00 TL üzerinden takdiri mahkemeye bıraktıklarını beyanla; neticeden toplam 999.900,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: ... ve ... plakalı araçların trafik tescil kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, ... plakalı araca ait sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, SED durum araştırma raporu, SGK hizmet dökümü, özlük dosyası, ATK kusur raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müteveffa ...'un vefat etmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri koşullarının oluşup oluşmadığı, varsa miktarı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.09.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine yalı boyu caddesi üzerinde seyir halinde iken yol üzerinde arıza yapan ... plaka sayılı araca yardım amacıyla İlçe Jandarma Komutanlığından gelen uzman jandarma çavuş olan ... isimli yayaya çarptığı ve ...'un şehit olarak vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, ... plakalı aracın kazanın olduğu esnada trafik sigortası bulunmadığından davalı ... Hesabı'nın sorumlu olduğunu, davacılar için ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50,00 TL cenaze giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından usulüne uygun olarak başvurunun gerçekleşmediğini, idarenin kusur sorumluluğunun bulunduğunu, davanın Jandarma Genel Komutanlığına ihbarının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Buna göre destek yoksun kalma tazminatı TBK 55. maddesindeki ; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
TBK'nın 74.maddesi "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" hükmünü taşımaktadır. Aynı doğrultudaki hüküm 818 sayılı Borçlar Kanununun Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında Münasebet başlıklı 53.maddesinde “ Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez” şeklindeydi.
Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Yargısal uygulamada; ceza davası açılan hallerde, ceza davasında alınan kusur raporu ile karar verilip karar kesinleşse dahi, bu raporun hukuk hakimini kusur yönünden bağlamayacağı istikrarla kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 gün ve ███████-115 E.████████ K; 12.5.2004 gün ve 2004/4-290 E, 289 K; 14.12.2005 gün ve ███████-680 E, 733 K sayılı ilamları).
Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Y.HGK.10.1.975 gün ve 1971/T-406 E. 1975/1 K. sayılı ilamı; Y.HGK.23.1.1985 gün ve ███████-372 E.ve ███████ K.sayılı ilamları ve yukarıda yer alan ilamları).
Ayrıca hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında kesin delil teşkil eder (Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.Baskı 2001, cilt:V, s:5153).
Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki, açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşuludur. Özellikle bir ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptaması, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturur. Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasıdır.
Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hakimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O halde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hakimini bağlamasına, Türk Borçlar Yasasının 74.maddesi bir engel oluşturmaz (Y.HGK.16.9.1981 gün 1979/1-131 E. ve ████████ K. sayılı ilamı, Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm. 1965 s.22 vd.).
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir(Y.HGK.11.10.1989 gün ve ███████-373-472 sayılı ilamı).
Mahkememizce .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde sanıklar ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararı ile "Bozma sonrası alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle meydana gelen ölümlü olayda sanık sürücü ... idaresindeki kamyonet ile gece vakti, aydınlatma bulunan yerleşim yeri içerisindeki hız limitinin saatte 30 km olduğu yol bölümünde seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurur vaziyette sürdürmesi ve ön ilerisinde yol ortasında dörtlü ikaz ışıkları açık halde bulunan aracın varlığını dikkate alarak bu alana her an tedbir alabileceği asgari hızla yaklaşıp, yol içerisinde bulunan yayaları zamanında fark etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyredip kontrolsüzce kaza yerine gelerek yol ortasında dörtlü ikaz ışıkları açık halde duran aracın yanında kaplama içerisinde bulunan yayalardan müteveffa yayaya önlemsizce çarpması sonucu sebebiyet verdiği olayda, dikkate ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, ...' in gece vakti, aydınlatma bulunan ve yerleşim yeri içerisindeki hız limitinin saatte 30 km olduğu yol bölümünde arızası nedeniyle yol kenarında duran araca yardım amaçlı dörtlüleri ikaz ışıkları açık vaziyette yol ortalarında durakladığı sırada meydana gelen kazada, mahal şartları ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru olmadığı, müteveffa yaya ... gece vakti, aydınlatmanın bulunan ve yerleşim yeri içerisindeki hız limitinin saatte 30 km olduğu yol bölümünde arızası nedeniyle yol kenarında duran araca yardım amaçlı dörtlüleri ikaz ışıkları açık vaziyette yol ortalarında duraklayan aracın yanında kaplama içerisinde bulunduğu sırada, meydana gelen kazada, mahal şartları ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusurunun olmadığı bildirilmekle sanığın asli kusurlu olarak ...' un ölümüne neden olduğu kusur durumları nazara alınarak" sanığın neticeten 27.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar ve █████/2025 tarihli kararı ile "Dosya kapsamı ve izlenen olay yeri CD görüntülerine göre; yardım için gelen aracın kendi şeridini aşarak diğer şeride taştığı, ölen ve diğer yardıma gelenlerin bu aracın yanında diğer şeridin ortasında durdukları ve ölenin en dışta karşı yönden gelen araç şeridinin tam orta kısmında durmakta olduğu, yardıma gelen aracın ön farları ve dörtlülerinin yandığı, bu ışığın karşıdan gelen araç sürücülerinin ve dolayısıyla sanık Uğur'un gözüne alabileceği, ışık yansıması ve havanın karanlık olması sebebiyle aracın yanında yolun ortasında durmakta olan yayaları sanığın görememiş olabileceği, bu ortamda sanığın aracı ile iki aracın yanından geçmeye çalışırken ölen yayayı fark edemeyip ona çarptığı, görüntülerde de net bir şekilde anlaşıldığı üzere ölenin sanığın kullanmış olduğu aracın yoluna çok fazla girdiği, aracın yanında bulunan diğer şahısların daha ileride gidiş şeridine yakın bir yerde duruyor olmaları nedeniyle sanığın bu kişilere çarpmadan yanlarından geçebildiği ancak ölenin bulunduğu yer itibari ile ve muhtemelen onu görememiş olması nedeniyle kendi şerinde aradan geçerken ölene çarptığı olayda ölen Osman'ın da bu sebeplerle tedbirsiz davranmış olduğu, önlem almadığı bu hali ile kusurlu olduğunun sabit olduğu dairemizce değerlendirilmekle; sanık hakkında takdir edilen cezanın bu oluşa göre belirlenmesi gerekirken fazla ceza tayinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle hükmün kaldırılarak belirlenen yeni oluş şekline göre sanığın neticeten 22.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın █████/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. , ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. CD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alınarak tarafların kusur durumunun belirlenmesi için makina mühendisi bilirkişiden █████/2026 tarihli kusur raporu alınmış olup tarafların %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğundan belirlenen kusur oranı ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. CD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında belirtilen olayın oluş şekline uygun olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davacılar vekili █████/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; davacı ... için talep edilen 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını 735.019,60-TL arttırılarak 735.119,60-TL, davacı ... için talep edilen 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını 264.680,40-TL arttırılarak 264.780,40 -TL olarak belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi Hakan Karadağ ve Aktüer Bilirkişi ... tarafından █████/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "... plakalı araç sürücüsü ...' un %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, yaya Müteveffa ...' un ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Paydaş eş ... ‘un hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 7.565.419,80 TL olduğu, tüm paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan zararlarının, kaza tarihi itibariyle cari olan 1.000.000,00 TL ‘lik ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında kalan zararının 785.955,55 TL olduğu, Paydaş anne ... ‘un hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 2.060.340,59 TL olduğu, tüm paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan zararlarının, kaza tarihi itibariyle cari olan 1.000.000,00 TL ‘lik ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında kalan zararının 214.044,45 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda olayın oluş şekli bakımından sadece kaza tespit tutanağının dikkate alındığı, Mahkememiz ara kararında belirtildiği üzere ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. CD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alınarak tarafların kusur durumunun belirlenmediği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. CD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alınarak tarafların kusur durumunun belirlenmesi ve aktüer hesaplama yönünden davacı eşin yeniden evlenme ihtimali ve davacılara ödenen nakdi tazminatların dikkate alınarak değerlendirme yapılması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, Makina Mühendisi Bilirkişi Hakan Karadağ ve Aktüer Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; ... plakalı araç sürücüsü ...' un %50 (Yüzde Elli) oranında kusurlu olduğu, yaya Müteveffa ...' un %50 (Yüzde Elli) oranında kusurlu olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyon Kararı ile müteveffanın yakınlarına ödenen 316.922,85 TL ‘nin rücuya tabi olup olmadığının tespit edilemediği ancak Sayın Mahkeme ‘nin “davacılara ödenen nakdi tazminatların dikkate alınarak değerlendirme yapılması” şeklindeki görevlendirmesi gereği paydaşların hesaplanan zararının toplam zarara oranı esas alınarak yapılan 316.922,85 TL nakdi tazminat ödemesinin 232.992,04 TL kısmının (0,735170 oran) eş ... ‘a, 83.930,81 TL kısmının (0,264830 oran) anne ... ‘a yapıldığının varsayıldığı, Paydaş eş ... ‘un hesaplanan Bakiye Destekten Yoksun Kalma zararının 4.560.045,93 TL olduğu, tüm paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan zararlarının, kaza tarihi itibariyle cari olan 1.000.000,00 TL ‘lik ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında kalan zararının 735.169,60 TL olduğu, Paydaş anne ... ‘un hesaplanan Bakiye Destekten Yoksun Kalma zararının 1.642.666,96 TL olduğu, tüm paydaşların günümüz rapor/hesap tarihine göre hesaplanan zararlarının, kaza tarihi itibariyle cari olan 1.000.000,00 TL ‘lik ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlık teminat limiti kapsamında kalan zararının 264.830,40 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay 17. HD'nin güncel son içtihatlarında ve Yargıtay 17. HD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere tazminat hesaplamasında bakiye ömrün belirlenmesi için TRH 2010 tablosunun esas alınması ve hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen işleyecek devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği kabul edilmiş olup Mahkememizce aktüer bilirkişiden alınan raporda belirtilen hesaplama yöntemi ile hesaplama yapıldığı ve davacılara yapılan nakdi tazminatlar ve poliçe teminat limiti gözetilerek yapılan hesaplama dosya kapsamına ve Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış olup davacı ...'un desteği olan eşini kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 735.169,60 TL olduğu, davacı ...'un desteği olan oğlunu kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 264.830,40 TL olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve davacılar tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile davacılar tarafından talebinin arttırıldığı, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesinin bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla dava ve talep arttırım dilekçesi gözetilerek davacılar tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ...'un 735.119,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un 264.780,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Develi Belediyesine yazılan müzekkere cevabında herhangi bir cenaze masrafının bulunmadığı belirtilmiş olmakla davacıların cenaze gideri talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacıların █████/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası █████/2024 tarihi olduğundan █████/2024 tarihinde temerrüde düştüğü ve trafik kazasına neden olan ... plakalı araç hususi araç olmakla yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacılar tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1- a.)Davacı ...'un 735.119,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b.)Davacı ...'un cenaze gideri talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2- a.)Davacı ...'un 264.780,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
b.)Davacı ...'un cenaze gideri talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 68.303,17-TL karar harcından daha önceden yatırılan toplam 3.842,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 64.460,57-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.799,62-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 0,38-TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 116.267,94-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
6-Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 50,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 3.415,00-TL ıslah harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.270,20-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 315,00-TL posta giderinden ibaret toplam 12.315,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 12.313,77-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılar tarafa verilmesine, kalan kısmın davacılar taraf üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacılar tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!