Anahtar kelimeler: Hsili Davadavacı Satımdan Satımı Bilgisayar İlamsız Emrinin Sistemleri Borca Kötüniyetli

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı --------- Şirketi arasında güvenlik ve bilgisayar sistemleri alım satımı ile bakım hizmetlerine dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen faturalar karşılığında davalıya teslim edilen mal ve hizmetlerin bedelinin bir kısmının ödenmediğini, bakiye kalan 199.449, 668-TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla Hsili Amacıyla --------- İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğine rağmen davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalının faturalara süresi içerisinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiş sayıldığını, teslim edilmeyen ürün iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve davalının bu iddiasına dair herhangi bir iptal faturası sunmadığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin ikrar edildiğini, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 28.05.2024 tarihinde ---------- Arabuluculuk Bürosu ----------- sayılı dosya ile başlatıldığını ve 05.06.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından -------- İcra Dairesi’nin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bu nedenle mahkemece icra dosyasının celbiyle sürenin re’sen incelenmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte teknik altyapı ve internet hizmetlerine ilişkin ticari bir ilişki tesis edildiğini, davacı tarafından sunulan hizmetlerin önemli bir kısmının eksik, kusurlu veya hiç yerine getirilmediğini, müvekkil şirketin iyi niyet çerçevesinde hizmetlerin tamamlanması için davacıya defaatle süre tanıdığını, buna rağmen taahhüt edilen hizmet kalitesinin sağlanamadığını, müvekkil şirket tarafından davacı tarafa toplamda 936.823, 63-TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının 199.449, 68 TL tutarında fahiş ve haksız bir bakiye alacak talebiyle müvekkili ihtar çekmeksizin icra baskısı altına soktuğunu, sunucu hizmetlerinin çalışmaması ve sistem erişimlerinin durması gibi eksikliklerin operasyonel süreçleri sekteye uğrattığını, davacının kendi edimini tam ifa etmeden alacak tahsil etmeye çalışarak Türk Borçlar Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında alacaklı temerrüdüne düştüğünü, müvekkil şirketin sağlık turizmi alanında köklü bir ticari itibara sahip olduğunu, davacının Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenen basiretli tacir davranış yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davacının kötü niyetli şekilde alacak kalemlerini şişirerek icra takibini bir araç olarak kullandığını, ödenen tutarların iddia edilen borcun yaklaşık 10 katı olduğunu, bu durumun borç iddiasının hayatın olağan akışına aykırılığını ortaya koyduğunu, ortada hukuken geçerli bir sözleşme ve belirlenmiş bir borç bulunmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER--------İcra Dairesi -------- İcra Dosyası, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Kayıt dışı ekonomiyi ve sahte fatura düzenlenmesini engellemek üzere bilanço esasına göre defter tutan kurum, kuruluş ve kişilere KDV hariç belirli bir tutarın üzerinde düzenledikleri (BS) ve aldıkları (BA) faturaları vergi dairesine bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder . Dava konusu 199.449,70 TL alacağa dayanak faturalar davacı taraf defterlerinde kayıtlı olup, BA/BS formlarıyla taraflarca vergi dairesine bildirilmiş olduğu görülmekle, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere faturaya konu mal ve hizmetin teslim edildiğinin kabulü gerekli olup , uyuşmazlığın bedelin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı kabul edilmiştir. Neticeten; huzurdaki davada dava konusu faturaların davacı defterlerinde ve davalı taraf BA formlarında kayıtlı olduğu, bununla birlikte alacağa dayanak faturaların davalı tarafa teslim edildiği, ancak süresi içerisinde iade edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delilin yer almadığı, dava konusu faturanın davalı tarafa teslim edilip vergi dairesine bildiriminin yapılmış olması karşısında artık faturaya konu mal ve hizmetin davalı tarafça alındığına karine teşkil edeceği aksinin davalı tarafça ispatının zorunlu olduğu, davalı tarafın rapora beyan dilekçesi ekinde sunduğu ticari kayıtların incelenmesinde taraf defterlerinin uyuştuğu, her ne kadar davalı tarafça dava konusu alacağa dayanak hizmetin eksik, ayıplı ve gereği gibi yerine getirilmediği, bu hususta davacı tarafın defaaten uyarıldığı iddia edilmiş ise de işbu iddiaları destekler nitelikte dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, iddiaların yüzeysel ve soyut nitelikte olduğu kanaatine varılmış olmakla davanın asıl alacak talebi bakımından kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde; İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 199.449,68 TL'nin % 20 si olan 39.889,93 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.624,40 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 2.408,86 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 11.215,54 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.408,86 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 8.090,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026