Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Müşaviri Eki Tanınmadan Göreve Beşinci Yolunda

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
:...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...Vekili
: Hukuk Müşaviri...İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:...K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, MGK'ca FETÖ/PDY'nin terör örgütü olarak ilan edildiği █████/2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, "mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, gerekçeli karar hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki dayanağı kalmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, üyesi olduğu sendika hakkında, terör örgütüyle bağlantısı olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, derneğe, sendika veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olmasının ve faaliyetlerine katılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, bir kişinin örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlal edeceği, Bank Asya’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, herhangi bir örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığı, yasal olarak Devlet'in faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmaması gerektiği, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, Kimse Yok Mu Derneği'nin terör örgütüyle irtibatına dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı ve yapılan ödemenin suç teşkil etmeyeceği, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, vakıf, okul, şirket gibi) tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, hakkında beraat kararı verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda "katalog evliliği" olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.Davacının eşi A.B. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; ''... Sanık hakkında adına kayıtlı... GSM hatları ile özel bir server üzerinden yalnızca Fetö/Pdy terör örgütü mensuplarının kullanabileceği özel bir yazılım olarak üretilen ve örgüt mensuplarının deşifre olmadan kendi aralarındaki haberleşmeleri sağlamaları amacıyla kullanımına sunulan Bylock isimli kriptolu programı kullandığına dair tespit yapılmıştır. Dosya arasında yer alan 13.12.2017 tarihli Bylock Kullanıcı Değerlendirme ve Tespit Raporu’nda sanığın bylock tespiti yapılan gsm numarasını operatörlere irtibat numarası olarak ve 26.02.2014 tarihinde POLNET iletişim telefonu olarak verdiğinin belirtildiği ve yine 29.11.2017 tarihli HTS analiz raporunda HTS tarih aralığında bahse konu GSM numarasının A.B. tarafından kullanıldığının belirtildiği anlaşılmakla söz konusu GSM numarasının sanığın kullanımında olduğu görülmüştür. Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından ByLock programını kullandığı tespit edilen sanığın görüşme tarihleri, görüşülen numara, kişi ve görüşme içeriklerinin gönderilmesinin istendiği, ByLock tespit tutanağında ismi bulunan sanığın bylock mesaj içeriklerinin hüküm tarihine kadar mahkememize gönderilmediği, ancak ......C.Başsavcılığı tarafından... C.Başsavcılığının...sayılı soruşturması ile yürütülen ve mahkememiz dosyasına ait olan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının gönderildiği, söz konusu tutanağın incelenmesinde kullanıcı profil bilgileri kısmında sanığın ıd numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifrenin ...., son online tarihinin ███████/17 olduğunun görüldüğü, abone kayıt bilgisinde sanık A.B.'nin kullanımında olan ... numaralı hat ile kullanıldığı anlaşılmıştır. ByLock uygulamasına ait tespit edilen IP adreslerine Mahkememizce tespit tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde sanık tarafından kaç kez bağlanıldığının tespiti için Bilgi Teknolojileri Kurumu Başkanlığı'na yazılan yazıya verilen cevabi yazıda; FETÖ/PDY Silahlı terör örügütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock uygulamasına ait IP adreslerine ... IMEI numaralı telefon, sanık A.B. adına kayıtlı ... GSM numaralı hat ile █████/2015 tarihinden █████/2017 tarihine kadar 505 kez erişim yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.13.12.2017 tarihli Bylock Kullanıcı Değerlendirme ve Tespit Raporu ile bylock programına erişim sağlayan IP bazlarının, bylock içeriklerinin ve adres kayıtlarının incelenmesinde, ... ID numaralı bylock kullanıcısının 26.01.2016 tarihinde ‘...’ ID numaralı kullanıcıya göndermiş olduğu mesajda ‘memleketteyim’ yazmış olduğu, bu sırada ... ilinden baz verdiği ve yapılan adres araştırmasında sanığın memleket adresinin ve doğum yerinin ... olduğu anlaşılmakla, dosyada mevcut ... ID numaralı kullanıcı adına bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve içeriklerinin sanığa ait olduğu anlaşılmaktadır... Yine sanık hakkında Sorgun Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 24.02.2017 tarihli yazıları ile üyelerinin bir çoğu ihraç olunan 20.02.2015 tarihinde açılıp 06.05.2016 tarihinde kapanan Sorgun Eğitimciler Derneği’ne üyeliğinin bulunduğunun bildirildiği, sanık tarafından Sorgun Eğitimciler Derneğinin örgüt ile irtibatlı olmadığı savunulmuşsa da, daha önceden cemaat olarak anılan örgütün tüm Türkiye çapında il ve ilçelerde çeşitli meslek gruplarından olan mensuplarını her mesleğe göre değişen isimlerle dernek adı altında örgütlenmeye çağırdığı, öğretmenler için de Eğitimciler Derneği adı altında, kurulduğu il veya ilçenin adıyla anılan derneklerin kurulduğu, bu derneklerin esas amacının mensuplarının örgütlenerek yasal bir zeminde hareket etmesini sağlamak olduğu, bu hususun da sanık A.B.ye ait bylock tespit ve değerlendirme tutanağında mailler kısmında örgüte ait dernekler ile ilgili mail ile netlik kazandığı, söz konusu mailde '3 hafta önce zb olarak abiler ile yaptığımız toplantıda iki mevzuyu şöyle tadil etmiştik... Alttaki arkadaşlara bu şekilde duyuralım... 1:DERNEK KULLANIMI: Abiler öğrencilere yapacağınız faaliyetlerde dernek kullanılabilir.. Ama şunu konuştuk: dernek resmiyetine uygun olmalı ve velilerden izin alınarak faaliyetler yapılmalı...' şeklinde bir içeriğin yer aldığı, Yozgat merkezde de yine örgüt kapsamında Eğitimciler Derneği adı altında derneğin kurulduğu bu derneğin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra KHK'lar ile kapatıldığı anlaşılmakla, sanığın üye olduğu ve darbe girişiminden önce genel kurul kararı ile kapatılan Sorgun Eğitimciler Derneği’nin de aynı kapsamında Fetö/Pdy terör örgütü ile iş birliği içinde faaliyetlerini sürdüren derneklerden olduğu, sanığa ait bylock mesaj içerikleri de dikkate alındığında savunmalarının sırf suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Yine Mahkememizce sanığın Bank Asya hesap dökümlerine ilişkin alınan 07.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda, 17.10.2014 tarihinde Asya Katılım Bankası müşterisi olan sanığın 05.08.2018 tarihine kadar hesabına küçük meblağlar yatırıp, nakit çekme işlemleri yaptığı, 05.08.2015 tarihinde ... ile ortak bir hesap daha açtırmış olduğu ve bu hesaba para yatırma işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, 17-25 Aralık hükumete yönelik darbe girişiminden sonra Bank Asya'nın müşteri kaybetmesi nedeniyle bu bankaya destek olunması için örgüt liderinin ve örgütteki abi, abla konumunda bulunan örgüt üyelerinin bu bankaya para yatırılması telkinlerinde bulunduğunun herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu, ülke çapında örgütün talimatı ile Asya Katılım Bankası şubeleri önünde örgüt üyelerince protestolar düzenlendiği, tüm bunlar yaşanırken sanığın da öğretmenlik mesleğini icra ettiği düşünüldüğünde bu bankanın örgüt ile bağlantısının olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki daha önceden Bank Asya hesabı olmayan sanığın hesap açma tarihi dikkate alındığında Bank Asya ile ilgili gündemin en yoğun olduğu zamanlarda 2014 yılı içerisinde hesabı açmış olduğu, belli bir amaca hizmet etmeyen bir kişinin sürekli gündemde olan ve parasal anlamda güven vermeyen bir banka yerine parasını daha garanti altına alabileceği bir banka tercih etmesi beklenirken sanığın tercihinin mahkememizce kar elde etmek ve parasını güvende tutmak amacı düşünülerek yapılmadığı, sanığın bankada hesap açma tarihi, Sorgun Eğitimciler Derneği üyesi olması ve bylock kullanıcısı olması da dikkate alındığında Bank Asya’da hesap açmasının örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in zor durumda bulunan örgüte ait Bank Asya’yı kurtarmak için örgüt mensuplarına verdiği “kendi adınıza ve yakınlarınız adına bankamızda hesap açtırıp yüklü miktarlarda para yatırın hesap hareketliliğine özen gösterin” şeklindeki talimatını yerine getirmeye yönelik olduğu değerlendirilmekle, bu hususun diğer delilleri destekler mahiyette olduğu kanaatine varılmıştır..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.