Anahtar kelimeler: Emlaka Saldığını Kırklareli Çevreye Satmak Sıkıntı Birkaç Ödemeyi Kandırarak Ödemediği

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırklareli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; maddi sıkıntı yaşadığını, bu nedenle maliki olduğu 7 ada 16 parsel sayılı taşınmazını satmak istediğini, bunun için çevreye haber saldığını, davalı ... ve yanındaki birkaç kişinin taşınmaza müşteri olduğunu, taşınmazın 57.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, taşınmazın ... Emlak’a 10.000,00 TL borcu olduğunu, bu borcu da davalının ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının bu borcu ödemediği gibi satış bedelini de ödemediği, buna rağmen oğlu ...’yi kandırarak satış bedelinin ödendiğine dair yazılı belge aldıklarını, oğlu ...’nin de taşınmazı vekaleten davalı ...’ya devrettiğini, kendisine herhangi satış bedeli ödenmediğini, temlikin hile ile yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı; davacının dava konusu taşınmazı 57.500,00 TL'ye kendisine sattığını, devir işleminin de vekaleten oğlu ... tarafından yapıldığını, satış bedelini nakit olarak elden davacının oğlu ...’ye verdiğini, bu hususta ...’den makbuz aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince, davacının, taşınmazını 22.01.2016 tarihinde satış yoluyla davalıya temlik ettiği, satış bedelinin ödenmediği iddiasıyla 08.02.2016 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu, eldeki davayı ise 16.11.2022 tarihinde açtığı, davalının hileli davranışlarını daha sonraki bir tarihte öğrendiğini de iddia etmediği, bu durumda akit tarihi itibariyle hileyi bildiği ve dava tarihi itibariyle de hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca dava tarihi itibari ile taşınmazın dava dışı üçüncü bir şahıs adına kayıtlı olduğu, davacının dava konusu taşınmazını davalıya iradi olarak devrettiği, resmi senette bedelin sonradan ödeneceği konusunda bir ihtirazi kayıt bulunmadığı, taraflar arasında bedelin sonradan ödeneceği konusunda bir anlaşma da olmadığı, taraflar arasında yapılan adi yazılı anlaşmada satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; somut olayda hile hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğu, davacının asli talebinin tapu iptali ve tescile yönelik olduğu, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı, bu halde tapu iptali ve tescil davası bakımından davalının pasif husumeti bulunmadığı, bununla birlikte HMK'nın 111. maddesi gereğince davanın "esastan reddine" karar verilmemesi halinde terditli olan istemin değerlendirme olanağının bulunmadığının belirtildiği, bu durumda Mahkemece terditli istem olan bedelin tahsili bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile tapu iptali ve tescil talebi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, bedel talebi yönünden HMK’nın 111. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.