Anahtar kelimeler: Ortaçeşme Kayganlaştırması İbb Döktüğü Mazotun Çayir Giderken Şoförlüğünü Beykoz Cadde

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2015 tarihinde Beykoz Çayir cadde Ortaçeşme istikametine doğru giderken aynı yol üzerinde davalılardan İBB adına çalışan ...' ın kayıt maliki ve işleteni olduğu, davalılardan ...' ın şoförlüğünü yaptığı ... plakalı kamyonetin yola döktüğü mazotun yolu kayganlaştırması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek 5.000-TL maddi tazminatın davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi hariç diğer üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki mesnetten yoksun olduğu müvekkili ...'ın ifadesine de yansıdığı şekilde ; kazaya karışan davacı aracının ve diğer araçların son derece süratli bir şekilde seyir etmeleri sebebiyle kaza meydana geldiğini, zararın öncelikle poliçe kapsamından sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğinden, davacının müterafık kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Beykoz Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev ve süre yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin İdare kanundan doğan yetkisini kullanarak işlem yaptığını, yapılan bu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın reddine, kaza tarihinden faiz taleplerinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacının Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 4.723,14 TL geçici iş göremezlik, 1.333,00 TL araç kiralama bedeli, 3.332,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.388,14 TL tazminatın (sigorta şirketi bakımından 332,00 TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine ;
2-Manevi tazminat talebi yönünden 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı Beykoz Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar ... ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece sözlü yargılama için taraflara gerekli bildirim usulüne uygun yapılmadığından hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğini, davacı ayakta yolculuk yaptığı için yaralandığını, bunun sorumlusunun müvekkile ait olmayacağını, hakkaniyet ve adalet kanun ve yargıtay uygulamaları gereği davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanmayacağını, maddi ve manevi tazminat ve bunlara bağlı ücreti vekaletin sebebiyet ilkesi gereği müvekkillerine yükletilmeyeceğini, bir an için müvekkilleri kusurundan söz edilse bile bu tazminatları sigorta şirketi karşılaması gerektiğini, haksız ve fahiş maddi ve manevi taleplerin kabulü mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı Beykoz Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece 24.10.2024 tarihli duruşmaya UYAP üzerinden duruşma saatinden önce bekletme ve mazeret dilekçesi gönderilmiş olmasına rağmen söz konusu dilekçe işleme dahi alınmadan adil yargılanma hakkı ihlal edilerek yokluğunda karar verildiğini, mahkemece HKM'nın 186.maddesi uyarınca sözlü yargılama için duruşma günü belirlenmesi ve duruşma gününün duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesi gerekirken yokluğunda tefhim ile sözlü yargılama geçerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut müvekkil idare Fen İşleri Müdürlüğünün 26.02.2016 tarih 359 sayılı yazısı ile Kazanın geçtiği Çayır Caddesi ana arter niteliğinde olduğunun bildirildiğinden husumetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu yol ''ana arter'' niteliğindedir ve bu sebeple bakım, onarım ve temizlik sorumluluğu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olup mahkemece somut olayla müvekkil idare arasında gerçeğe aykırı şekilde illiyet kurulduğunu, dava konusu olay ile ilgili müvekkili idareye sorumluluk yüklenebilmesi mümkün olmadığını, mücbir sebep ve zarara uğrayanın kusuru halinde idarenin sorumluluğundan bahsedilebilmesi mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu, manevi tazminat kabul koşullarının somut olayda oluşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Maddi tazminat bakımından davalılar vekillerinin istinaf talebi değerlendirildiğinde:
HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2024 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250,00 TL olacaktır.
Bu halde, davanın kabul edilen miktarı karar tarihine göre uygulanması gereken 2024 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekillerinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince istinaf hakkı yoktur, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat bakımından davalılar vekillerinin istinaf talebi değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamından,█████/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı bulunan, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin yola döktüğü mazotun yolu kayganlaştırması neticesinde davacıya ait içerisinde birçok çocuğun bulunduğu servisin kayarak başka bir çekiciye çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan İTÜ trafik kürsüsünden seçilen bilirkişiler tarafından hazırlanan kusur raporuna göre; kazanın oluşumuna ... plakalı kamyonetin sürücüsü davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, % 100 oranında etkili bulunduğu, ... plakalı minibüsün sürücüsü ..., ... plakalı çekicinin sürücüsü ... ve ... plakalı ticari otomobilin sürücüsü ... 'un, etkili herhangi bir kural ihlallerinin ve hatalı davranışlarının bulunmadığı, davacı ...'in, etkili herhangi bir kural ihlalinin ve hatalı davranışının mevcut olmadığının belirlendiğine ve davacının araçta yolcu konumunda olup kusurundan söz edilemeyeceğine göre kusura ilişkin ve davacının emniyet kemeri kısmında kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiğinden ve aksi ispat edilemediğinden müterafik kusura ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir.
28/7/2020 tarihli Resmi Gazete' de yayınlanan 7251 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6100 sayılı Kanunun 186. maddesinin birinci fıkrası "(1) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez.” şeklinde değiştirilmiştir. HMK'nın 186/1 maddesi gereğince Mahkemece davalı vekiline ayrıca sözlü yargılama için davetiye gönderilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir.
Beykoz Belediye Fen İşleri Müdürlüğünün 26.02.2016 tarih 359 sayılı yazısı ile; dava konusu kazanın geçtiği Çayır Caddesinin ana arter niteliğinde olduğu bildirilmiştir. Bu halde ana arter yollardan Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğundan, davalı Beykoz Belediyesi aleyhine açılan manevi tazminat davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesi kararı bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenle; davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davalı Beykoz Belediye Başkanlığı vekilinin manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davalı Beykoz Belediye Başkanlığı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre
:
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 4.723,14 TL geçici iş göremezlik, 1.333,00 TL araç kiralama bedeli, 3.332,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.388,14 TL tazminatın (sigorta şirketi bakımından 332,00 TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine ;
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 641,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 371,75-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 9.388,14-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.965,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL Başvuru Harcı, 119,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 150,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 298,75TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
e-Davacı tarafından yapılan; 1.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.922,50 TL adli tıp fatura bedeli, 513,01 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.235,51-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.977,65-TL kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
2-a-) Beykoz Belediye Başkanlığı'na açılan manevi tazminat davasının HUSUMET YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
B-)Davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulüne; 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan; 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 2.435,51-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.235,51TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
d- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30-TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.433,90 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine,
4-İstinaf aşamasında davalılar ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!