Anahtar kelimeler: Yana Yazildiği Taşıma Bakirköy Bakırköy Borcun Borcunun Devamına Ödenmediğini Bunun

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafın davacı yana borcunun olduğunu,
davalı tarafından söz konusu borcun ödenmediğini ve bunun üzerine ve bunun üzerine Bakırköy
..... İcra Dairesi ...... Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini,
ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde davalının itirazının
iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 87.012,70-TL diğer alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu açık hesap nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yana gönderildiği davalı
tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin 2023-2024 yılına ait olduğu, Davacı tarafın ticari Defter ve
belgelerinde, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Görülmüştür.
Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2023-2024 yılında davalı tarafın ticari
defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği ,
fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun
21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği
hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır
Davacı
tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun
düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya
takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası
davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi
dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur.
AWB belgeleri ile nakliye faturaları arasında tarih, hizmet içeriği ve muhasebe kaydı yönünden
uyum bulunduğu; 87.012,70 TL tutarındaki nakliye giderinin ticari faaliyet kapsamında oluştuğu
Tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacı tarafın
muhasebe kayıtlarında 27.06.2024 tarihi itibarıyla 87.012,70 TL tutarında bakiye alacak
Bulunduğu, davacı yanın davalıdan kaydı olarak 87.012,70 TL tutarında
alacaklı olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile davalı defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilerek, davalı vekiline davalıya ait ticari defter ve kayıtlarını hazır etmesi ihtar edilmiş, inceleme gün ve saati usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı gibi yerinde inceleme de talep etmediği görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça açık hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 87.012,70-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 87.012,70-TL üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 17.402,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.943,83-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 732,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.211,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.568,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 10.015,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere mazeretli davacı vekilinin ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!