Anahtar kelimeler: Talebiihtiyati Konusumarka Girdi Sinai Yıllardır Unvanı Tarımsal Fikri Gösterdiğini Markalar

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
:26.02.2026 (Ara Karar)NUMARASI
:████████ EsasDAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tarımsal girdi alanında Türkiye'nin en büyük özel kuruluşu olduğunu, uzun yıllardır hem kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde "..." ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, ancak davalının, müvekkili şirkete ait markalar ve müvekkili şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturacak derecede kullanımlar gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ticaret sicil gazetesinde 30.04.1974 tarihinde tescil edildiğini, tanınmış bir tüzel kişi olduğunu, bu nedenlerle davalının kullanımları üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılarak, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, kullanımları (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) Hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, kullanımların gerçekleştiği .../ alan adı hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesine, asıl talep yönünden, davalının, müvekkil şirketin markasına karşı yaptığı tecavüzün tespiti, önlenmesi ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KABUL KARARI
:İlk derece mahkemesinin █████/2025 tarihli ara kararı ile; Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan talimat raporunda özetle; davacı taraf tescilli markaları incelendiğinde markaların esas unsurunun “...” olduğu, Davalı internet sitesinde yapılan incelemede de “...” ibaresinin kullanıldığı site adında “oil” ibaresinin eklendiği Davalı markasının, Davacı markasına iltibas yarattığı görülmüştür. Davacı ve Davalı markaları karşılaştırıldığında davalı tarafından marka kullanımının iltibas ve karışıklığa sebep olacağına dair görüş bildirmişlerdir...Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile davacının ... markasını ... numarası ile tescil ettirildiği, yapılan Fikri ve Sınai Mülkiyet incelemesinde Davacı ... A.Ş firmasının kullandığı ana marka olan ŞEKİL markası ile davalı .../ alan adı ile faaliyet gösteren web sitesi sahiplerinin kullanmış markasının iltibas oluşturduğu yaklaşık ispat şartının sağlandığı kabul edilmiş ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenle;Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, Takdiren teminatsız olarak;Davalı adına .../ alan adına ERİŞİMİN ENGELLENMESİ kararı verilmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği' ne müzekkere yazılmasına,..." karar verilmiştir.İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI
:İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara karar ile;"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı kullanımlarının renk şekil ve ses benzerliği yönünden davacı tarafın tanınmış markası ile iltibas oluşturacağı hususunun yaklaşık olarak ispat edildiği, davalının ... ibaresini markasal olarak kullanmasını gerektirir haklı bir dayanağı bulunduğuna dair bir delilin de bulunmadığı dikkate alınarak tedbire itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:1-İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,2-Ara kararın taraflara tebliğine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı ... şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin kurulmuş olduğu 2014 yılından beri petrol ürünleri, otomotiv bakım yan sanayi ürünleri ve madeni yağların alım, satım, ihracat pazarlama ve komisyonculuğu ile iştigal ettiğini, dava dışı .... A. Ş. 'nin petrolden madeni yağların, gres yağlarının imalatı ve bu alandaki diğer faaliyetler ile iştigal ettiğini, ilk kez █████/1998 yılında tescil edildiğini ve █████/2018 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile yenilenen "..." markasının tescil sahibi olduğunu, yine aynı şirketin ihtiyati tedbir kararına konu internet sitesinde yer alan logonun da tasarım tescil sahibi olduğunu, Davalı müvekkil şirket dava dışı .... A. Ş.'nin ürettiği madeni yağ, gres yağları vs. internet sitesinde görülen ürünlerin satışını aralarındaki bayilik sözleşmesine istinaden yaptığını, dava dışı ... şirketinin ilgili sözleşme uyarınca düzenlediği █████/2021 tarihli muvafakatnamesi uyarınca bu şirket adına tescilli "..." markası ve tasarım siciline kayıtlı görselleri kullanım hakkını da elde ettiğini, ihtiyati tedbir konusu internet sitesinin bu kullanım hakkı kapsamında açıldığını, söz konusu internet sitesinde görsel ya da içerik olarak davacının faaliyet gösterdiği sektör ile sunduğu mal ve hizmetlere ilişkin benzerlik algısı yaratacak bir kullanım da bulunmadığını, 556 s. KHK döneminde açılan hükümsüzlük davalarında dahi dava sonuçlanmadan tescili yolsuz da olsa bir markanın kullanımı engellenemezken müvekkil şirketin davacının faaliyet gösterdiği sektör ile ilgisi bulunmayan ve tescilli başka bir markayı internet sitesinin alan adında kullanımının engellenmesine yönelik teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkil şirketin ve müvekkil şirketin kullandığı "..." markasının sahibi olan dava dışı şirketin tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin davacının faaliyette bulunduğu gübre ve tarım sektörüyle bir ilgisi bulunmadığını,davacı şirketin tanınmış marka sahibi olmasının mutlak bir korumayı ifade etmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulu oluşmadığını,Müvekkili şirketin; davacının markasından faydalanma amacıyla bir marka ya da logo meydana getirip kullanmadığını, ilk kez 1998 yılında dava dışı üçüncü kişi adına tescil edilmiş marka ve logo altında üretilen bir ürüne ilişkin olarak satış yapılmayan, yalnızca ürün bilgilerinin bulunduğu bir internet sitesi açtığını,Müvekkili şirketin faaliyeti gereği birden fazla üreticinin madeni yağlarını satıp pazarlasa da, bu ürüne ilişkin satış yapmadığını davacının haksız tecavüz olgusunu ileri sürdüğü "..." markasını tanıtım materyallerinde, ticari evraklarında, vs. kullanmadığını,6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin 25/6. maddesi; “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haizdir. Yasanın lafzından anlaşılacağı üzere zamanaşımının davacının markanın kullanıldığını bilmesi gerektiği tarihten itibaren başlayacağı, dava dışı .... A. Ş. adına tescilli "..." markası ilk olarak 1998 yılında tescil edilmiş ve son olarak 2018 yılında 10 yıl süre ile yenilenmiş olup, davacının bunca süredir bu markanın kullanıldığını bilmesinin gerektiği, aksinin kabulünün hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağını, İşbu durum dahi aynı sektörde yer almayan her iki markanın birbiri ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ve davacının, markasının itibarını zedeleyen veya tanınmışlığından fayda sağlayan herhangi bir eylemin bulunmaması sebebiyle dava açma ihtiyacının doğmadığı hususunu da böylece sabit hale getirdiğini, bilirkişi raporu, tarafımızın davaya cevapları sunulmadan ve özellikle müvekkil şirketin kullanımının davacıya ait markaya değil, tescilli başka bir markaya dayandığı dikkate alınmadan düzenlendiğini, bilirkişi raporunun ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yeterli olmadığını, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini, mahkemece verilen İhtiyati Tedbir kararıyla davacı taraf, ancak yargılamanın sonucunda elde edebileceği hukuki menfaati teminatsız olarak verilmiş İhtiyati Tedbir kararıyla elde etmiş bulunduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Talep; Marka hakkına dayalı tecavüzün tespiti, meni istemidir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara kararına, davalı tarafından yapılan itirazın reddine dair 26.02.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara karara karşı, davalı... A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı gerekçesi ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve davalı şirket tarafından yapılan itirazın red edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, değişen delil durumuna göre ve verilen tedbir kararı nedeniyle zarar meydana gelmesi halinde her zaman için yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün bulunması karşısında, ihtiyati tedbir kararının takdiren teminat alınmadan tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026