Anahtar kelimeler: Ödemeksizin Ayvalık Kuyumcu Olmazsa Sıkıntılar İlçesinde Fahiş Devrettiğini İpotek Satışı

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ayvalık 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili; ... ili, ... ilçesinde bulunan 1 12... ada 3 parsel sayılı taşınmazını kredi teminatı olarak ipotek gösterdiğini, ekonomik sıkıntılar nedeniyle taşınmazın satışı amacıyla davalı ...’ya vekâlet verdiğini, ancak davalının vekâlet görevini kötüye kullanarak taşınmazı bedel ödemeksizin ve muvazaalı şekilde diğer davalı ... Kuyumcu üzerine devrettiğini, satış bedelinin ödenmediğini ve taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fahiş fark bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde 500.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilleri; taşınmaz devrinin taraflar arasındaki ticari ilişki ve kredi temini kapsamında gerçekleştirildiğini, işlemlerin tarafların bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını, vekâlet görevinin kötüye kullanılmadığını, taşınmaz üzerinde önemli tadilat masrafları yapıldığını ve davanın alacak-verecek ilişkisinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının vekâlet görevini kötüye kullanarak taşınmazı bedelsiz ve muvazaalı şekilde diğer davalı üzerine devrettiği, satış bedelinin ödenmediği ve davalıların iyi niyetli olmadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fahiş fark bulunduğu, satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı ve davalılar arasında mevcut ilişki nedeniyle diğer davalının da iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle vekâlet görevinin kötüye kullanıldığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 43.547,62'şer TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.