Anahtar kelimeler: Refüjdeki Bariyerlere Kazadan Yerini Orta Tanıdığı Hasarlı Çarpması Kazada Terk

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2024 tarihinde, müvekkili şirket nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan ve davalının maliki olduğu ... plakalı aracın, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeyken orta refüjdeki bariyerlere çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirtmiştir. Kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve kazadan sonra zorunlu bir neden olmaksızın olay yerini terk ettiği, bu durumun ... Genel Şartları’nın B.4. maddesi kapsamında sigortacıya rücu hakkı tanıdığı ifade edilmiştir. Müvekkili şirket tarafından hasar dosyası kapsamında 18.12.2024 tarihinde 348.931,76 TL tazminat ödemesi yapıldığı, ilgili mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca sürücünün olay yerini terk etmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsilinin gerektiği savunulmuştur. Yetkiye ilişkin olarak; rücu alacağının sözleşmeden kaynaklı bir para borcu olması ve KTK m. 110 uyarınca sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin 353.979,32 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalı şirkete ait aracın karıştığı kaza neticesinde karşı araca ödediği tazminatın, trafik sigorta poliçesi genel şartlar B-4/f gereği sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle davalıdan rücuen tahsiline karar verilip verilmeyeceğinden ibaret olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası içerisinde mevcut belgelerin incelenmesi sonucunda; kazanın, dava dışı sürücü ...'ın seyrini sürdürürken sevk ve idaresindeki çekici ile yolun solunda bulunan otokorkuluğa çarpması şeklinde vuku bulduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı sürücünün seyrini toplu dikkat halinde sürdürmesi, sevk ve idaresindeki aracın yörüngesini kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde belirlemesi gerekirken, bu hususlara riayet etmediği saptanmıştır. Bu doğrultuda; tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliğiyle ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine ve şerit izleme kurallarına aykırı hareket eden dava dışı sürücünün, hatalı sevk ve idaresiyle kazanın meydana gelmesinde birinci (asli) derecede ve %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu mütalaa olunmaktadır. Her ne kadar 09.07.2025 tarihli ara karar ile dava dışı ... A.Ş.’nin uğradığı zararın belirlenmesi istenmiş ise de söz konusu husus bilirkişi uzmanlık alanım olan "trafik kazalarında kusur durumunun belirlenmesi" konusu dışında kaldığından, bu hususta bir değerlendirme yapılamamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 ve 279/4 maddeleri ile 6754 sayılı Kanun'un 3/3 maddesi hükümleri uyarınca, bilcümle hukuki takdir ve tavsif yetkisi münhasıran Yargı Makamına ait olması" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olay; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile 17.05.2024 tarihinde ... üzerinde seyir halinde iken, saat 07:47 sularında 260-650. kilometrede bulunan park alanının orta refüjündeki bariyerlere çarpması sonucu meydana gelmiş olup hasarın ekspertiz raporunda belirtilen noktalarda oluştuğu saptanmıştır. Ekspertiz raporundaki birim fiyatlar ve piyasa araştırmaları neticesinde; otokorkuluk malzeme ve işçilik bedeli olarak 273.380,00 TL net hasar ve %20 KDV oranı tekabül eden 54.376,00 TL ile birlikte KDV dahil toplam hasar tutarı 328.056,00 TL olarak hesaplanmıştır. Sigorta şirketince dava dışı ...firmasına tevkifatlı fatura gereği %50 KDV üzerinden ödeme yapıldığı saptanmış olup; bu doğrultuda 273.380,00 TL hasar bedeli ve %50 KDV tutarı olan 27.188,00 TL olmak üzere toplam 300.568,00 TL’nin, olay yeri terke dayalı rücu şartları uyarınca davalı sigortalıdan talep edilebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Uyuşmazlık, █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren ve davaya konu poliçe tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar ... (...) Genel Şartlarına göre maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin sigortalıya rücu nedeni kabul edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise gerçek zararın miktarının tespiti noktasındadır.
█████/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar ... Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Buna göre, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki, bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup, olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Böylelikle, Karayolları Motorlu Araçlar ... (...) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4 . Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair █████/2025 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, 17.05.2024 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı vasıtanın dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olduğu halde ... seyir halinde iken orta refüj bariyerine çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Hasar gören bariyerler için ...A.Ş'ye davacı ... Sigorta A.Ş'nin 348.931,76 TL'lik (29.077,65 TL'lik KDV ile birlikte) █████/2024 tarihinde ödeme yaptığı da uyuşmazlık dışıdır. Davacı 348.931,76 TL asıl alacak, 5.047,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 353.979,32 TL alacak yönünden ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçmiştir. Davalının itirazı üzerine takip durdurulmuş ve işbu itirazın iptali davası ikame olunmuştur. Davacı alacak talebini, davalı işletene ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasına dayandırmıştır. Davalı ise her ne kadar cevap dilekçesi sunmamış ise de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sürücünün, bariyerlere vurduktan sonra yaklaşık 20 dakika beklediği, ancak trafiğin çok hızlı aktığı Niğde-Ankara karayolundan kaza olmaması adına olay yerinden ayrıldığı, Jandarma Personelleri tarafından tutulan tutanakta da bu hususun belli olduğu şeklinde savunmada bulunmuştur. Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı işletene ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Rapor denetime elverişli olmakla birlikte zaten uyuşmazlık konusu da kusura ilişkin değildir. █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise olay yerinden zorunlu nedenle ayrılma durumu mevcut olmadığından dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu sebeple davacının davalı sigortalısına rücu edebileceği, rücu edilebilecek hasar tutarının 300.568,00 TL olduğu, işlemiş faiz tutarının ise 4.347,94 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede dava dışı araç sürücüsünün tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller içerisinde olay yerinin terk edildiğinin ispatlanamadığı gibi, ... A.Ş görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta da Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta da kaza sebebiyle görevlilere bildirimde bulunulduğuna ilişkin tespit olmadığı görülmüştür. Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta "sürücünün bariyerlere vurduktan sonra yaklaşık 20 dakika sonra kendi imkanları ile ayrıldığı" tespit edilmiştir. Her ne kadar dava dışı sürücü bariyerlere vurduktan sonra 20 dakika beklemiş ise de bu süreçte Jandarma ekiplerine ya da otoyol görevlilerine bilgi verdiğine dair herhangi bir delil dosya kapsamında mevcut değildir. Kaza fotoğraflarının incelenmesinde olay yerinde emniyet şeridi mevcut olduğundan davalı vekilinin başka bir kaza olmaması adına şoförün olay yerinden ayrılmasının zaruri olduğuna dair savunmasına itibar edilmemiş ve davalı sigortalıya ait aracın sürücüsünün kaza yerini terk ettiğinin sabit olduğu, dosya kapsamından davalının tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller içerisinde olay yerinin terk edildiğinin ispatlayamadığı kabul edilerek bilirkişi raporuyla davacı sigorta şirketi tarafından 3. kişiye yapılan ödemenin yerinde olduğu kabul edilen kısmı yönünden davanın kısmen kabulü ile 300.568,00 TL asıl alacak, 4.347,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.915,94 TL alacak üzerinden takibin devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 60.983,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile; 300.568,00 TL asıl alacak, 4.347,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.915,94 TL alacak üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 60.983,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 20.828,81 TL nispi karar harcının, peşin alınan 4.275,19 TL harcın mahsubu ile geri kalan 16.553,62 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 48.786,55 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 4.978,09 TL (615,40 TL BHV, 87,90TL VSH, 4.275,19 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 23.225,00 TL (225,00 TL tebliğler ve posta, 23.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 20.005,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 3.962,42TL'sının davacıdan, 637,58 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne; 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!