Anahtar kelimeler: Firmadan Şantiyesi Altyapı Sipariş İstendiğini Teklif Zamanında Emri Vermesinin İşi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında █████/2018 tarihli işçilik sözleşmesi yapıldığını ve █████/2019 tarihinde müvekkili firmadan yapılacak iş için teklif vermesinin istendiğini, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında ... şantiyesi kapsamında altyapı sipariş emri kapsamında anlaşıldığını, davalının müvekkilinin işi zamanında teslim etmediğini iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, şöyle ki davalı şirketin yapması gereken üst yapı işlerini tamamlayamayınca müvekkilinin işi geç teslim ettiğini ancak burada kusurun davalı şirkette olduğunu, davalı şirketin yapması gereken işleri tamamlamadan müvekkilinin işi tamamlamasının mümkün olmadığını, davalı şirketin gecikmesi nedeniyle ... tarafından davalı şirkete ceza kesildiğini ve davalı şirketin kendisine kesilen cezayı müvekkiline alacağını ödemeyerek yıkmayı planladığını, ayrıca daha sonra haziran ayı içerisinde yapılan merdiven temelleri hakkındaki projede davalı ile revizyon görüşmeleri yapıldığını ve █████/2019 tarihli 150.101,72-TL tutarlı altyapı işlerinin hakediş bedeli olarak müvekkili tarafından faturalandırılıp davalıdan talep edildiğini ancak davalı şirketin borca itiraz ederek ödemeden kaçındığını ileri sürerek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, müvekkili ... .. A.Ş.'nin işveren ...'ya ait hidrolektrik santralinin prefabrik bina işinde yüklenici olarak görev aldığını, davacı taşeron ...'a prefabrik binanın temel imalatının tamamlanması, dış ve iç duvar panel çelik karkaslarının montajı gibi bir kısım işlerin tamamlanması hususunda sipariş emri imzalandığını, davacı firmanın ise bu işleri müvekkiline dava dilekçesinde de belirtildiği üzere geç teslim ettiğini, bunun sonucu olarak müvekkili firmanın işvereni ... tarafından 149.850,00-TL ceza tahakkuku yansıtıldığını, davacının kusurlu hareketleri nedeniyle teslimat hem eksik hem de geç yapılması nedeniyle 133.005,47-TL ceza tevkifatı uygulandığını ve bu tutarın müvekkili tarafından ödendiğini, işveren ... tarafından müvekkiline uygulanan tevkifatla 133.005,47-TL maddi zararının olduğu gibi geçici kabul tutanağında da görüleceği üzere davacıya ait işlerden olan "Eksik İş Kalemi" olarak belirtilen kısımda davacı tarafından yapılmayan işlerin belirtildiğini savunarak öncelikle davanın reddini, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yapan davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında kararlaştırılan işin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında sipariş emrinde öngörülen 8 günlük sürenin işin tamamlanması için yeterli olmadığı, iş süresinin uzamasında davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, ayrıca işin devamı sırasında revizyon yapılmasına tarafların birlikte karar verdiği ve davalının bu aşamada ihtirazi kayıt ileri sürmediği, sözleşmenin 24. maddesi gereğince gecikme cezası uygulanabilmesi için davacıya yazılı ihtar yapılmasının zorunlu olduğu, ancak davalı tarafından bu yönde bir ihtarın gönderildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle davalının gecikme cezası talep etme hakkının bulunmadığı , tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu kayıtlara göre davacının davalıdan 110.101,72 TL alacaklı olduğu, bu alacağın davalı defterlerinde de teyit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 110.101,72 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinafında; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının üstlendiği işleri süresinde ve gereği gibi yerine getirmediği, işi öngörülen tarihten çok sonra başlatarak eksik ve geç teslim ettiği, buna rağmen yerel mahkemece bu hususların dikkate alınmadığı, oysa tarafların tacir olduğu ve TTK m.18/2 uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında davacının işi zamanında ve uygun organizasyonla tamamlaması gerektiği, sözleşmede açıkça belirlenen süreye rağmen davacının işe geç başladığı ve işi eksik bıraktığı, bu nedenle gecikme ve ayıplı ifanın tüm sonuçlarından sorumlu olması gerektiği, davacının kusurlu davranışları nedeniyle işveren ... tarafından müvekkil aleyhine gecikme cezası uygulandığı ve bu kapsamda yaklaşık 149.850,00 TL tutarında zarara uğranıldığı, bu zararın cari hesap ilişkisi kapsamında davacıya yükletilmesi gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edildiği, ayrıca dosyada mevcut hakediş raporları ve müzekkere cevapları ile bu kesintilerin sabit olmasına rağmen dikkate alınmadığı, davacının eksik işlerinin geçici kabul tutanağı ile de belirlendiği, buna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi raporlarının yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, keşif talep edilmesine rağmen mahkemece keşif yapılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ayrıca icra takibinde reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de usule aykırı olduğu ileri sürülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir .V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin hakediş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise, davacının işleri geç ve eksik teslim etmesi nedeniyle ... tarafından cezai kesinti uygulandığını, bu zararın davacıya yansıtıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sipariş emrindeki 8 günlük sürenin işin niteliğine göre yeterli olmadığı, gecikmede davacıya yüklenebilecek kusur bulunmadığı, iş sırasında yapılan revizyonların tarafların ortak kararıyla gerçekleştirildiği ve sözleşmede öngörülen yazılı ihtarın davalı tarafından gönderildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle gecikme cezası uygulanamayacağı, taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davacının alacaklı olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak dosya kapsamından, dava konusu işin niteliği, kapsamı, iş programı, yapılacak imalatların teknik özellikleri ve bu işlerin öngörülen sürede tamamlanmasının mümkün olup olmadığı hususlarında mahallinde keşif icra edilmeksizin, yeterli teknik inceleme yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Özellikle sipariş emrinde öngörülen 8 günlük sürenin işin kapsamı ve teknik niteliği bakımından yeterli olup olmadığı, iş sırasında gerçekleştirildiği belirtilen revizyonların iş süresine etkisinin bulunup bulunmadığı, gecikmenin hangi taraftan kaynaklandığı ve ... tarafından uygulandığı ileri sürülen kesintilerin sözleşme kapsamında davacıya yansıtılmasının mümkün olup olmadığı hususlarının teknik yönden değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda mahkemece; mahallinde keşif yapılarak, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, tarafların dosya kapsamındaki tüm iddia, savunma ve itirazlarını karşılayacak, işin kapsamı, niteliği, makul tamamlanma süresi, revizyonların etkisi, gecikmenin kusur aidiyeti ve cezai kesinti savunmasının incelenmesi hususlarında ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, şu aşamada sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2020/... Esas, 2022/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.