Anahtar kelimeler: Mercii Anadolu Görüşü Adalet Vaki Başvuran Sahte İstemi İstanbul Belge

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik işSUÇ
: Sahte belge düzenlemeİNCELEME KONUSUKARAR
: İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddiKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.08.2024 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.08.2024 tarihli ve █████████ İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 94660652-105-34-31228-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2024 tarihli ve ██████████ soruşturma, ██████████ esas, ██████████ sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve █████████ iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli kararında yer alan "...şüphelinin alınan savunmasında, iddianameye konu şirketi ... isimli kişinin kendisine kurdurduğunu, şirket ile ilgili hiçbir faaliyetinin olmadığı, sahte belge düzenleme eyleminden haberinin olmadığı şeklinde beyanda bulunması rağmen soruşturma aşamasında bu hususun araştırılmaksızın doğrudan iddianame tazimi yoluna gidildiği, öncelikle sanığın imza yazı örnekleri ile şirketin kuruluş evraklarında ve iddianameye konu faturalarda yer alan imza yazı örneklerinin grafoloji alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek, söz konusu imza ve yazıların şüphelinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği ayrıca şüphelinin iddianameye konu şirketin işleyişine fiili olarak katılıp katılmadığının tespiti amacıyla şirketin fatura düzenlendiği firma yetkililerinin tanık olarak dinlenerek şüpheliyi tanıyıp tanımadıklarının, ticari ilişkide kiminle muhatap olduklarının araştırılması söz konusu eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu hususların suçun sübutuna doğrudan etki edebilecek delil mahiyetinde olduğu..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verilmiş ise de;Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki,Yine anılan Dairenin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ████████ esas, ████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;Soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen █████/2024 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, █████/2024 tarihli mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı ve eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,b) (Değişik
:█████/2019-███████ md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,...“İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."Şeklinde düzenlenmiştir.3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.08.2024 tarihli ve █████████ İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir.4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında 2023 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçu yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, her ne kadar şüpheli alınan ifadesinde: şirketin soyadını hatırlamadığı Muammer isimli bir tanıdığı vasıtasıyla tanıştığı ... isimli kişi tarafından kurulduğunu, kendisinin hasta olduğu bir dönemde aylık 2.500,00 TL verme vaadiyle notere götürülerek şirket kurdurduklarını, şirketin sahibi kendisi olsa da şirket ile bir bağlantısı olmadığını, sahte fatura düzenlemediğini söylemiş ise de; 23.01.2024 tarihli ve 2024-2014-3-751/7 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinde; mükellef kurumun satışlarına ilişkin karşıt tespitler bölümünde G.S.Y isimli mükellefin, mal alırken muhatap olduğu kişinin ... isimli kişi olduğunu belirtilmesi karşısında; dosya içeriğine göre kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.02.2026 tarihinde karar verildi.