Anahtar kelimeler: Ferhatpaşa Viraj Buzlu Ataşehir Renault Firar Takılı Çöp Kamyonu Konteynırlara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.01.2017 tarihinde, sürücü kaza mahallinden firar olan araç üzerinde ...(...) plaka takılı olan Renault marka aracın Ferhatpaşa Mah. ... Caddesinden ... istikametine seyir halindeyken viraj içerisinde zeminin buzlu olması nedeniyle aracın ön kısımlarıyla ... önünde bulunan çöp konteynırlara yanında Ataşehir Belediyesine ait ... plakalı çöp toplama kamyonu arkasındaki basamakta çöp toplama görevlisi olarak çalışan ... ile ... isimli şahıslara çarparak durabilmesi sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı kaza sonucu yaralandığını, maddi zararın davalı ... A.Ş.'den karşılanması amacıyla 28.03.2017 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için tüm evraklar davalı kuruma teslim edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmayacağına ilişkin net bir cevap da verilmediğini, ayrıca rapor bekleme süresi geçene kadar davacının hak kaybına uğrayacağını ve mağduriyeti artarak devam edeceğini, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan toplam 3.300,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve geçici iş göremezlik tazminatının davalı şirkete başvuru yapılan 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: dava konusu 21.01.2017 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 08.11.█████████ vadeli ... no.lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi (trafik sigorta poliçesi) müvekkil şirketçe temin edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, eksik belge bulunduğunu, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, temerrüt olmadığından faiz talep edilebilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasını kabulüne; 313.370,97 TL kalıcı maluliyet ve 16.629,03TL geçici maluliyet olmak üzere toplam 330.000,00 TL maddi tazminatın 17.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı süreleri geçtiğini, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, işbu istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı’nda peşin sermaye değeri hesabına esas alınan iş görmezlik raporu hatalı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan evraklarının, yargılama neticesinde müvekkil şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik süresinin ve sürekli iş göremezliğinin Yargıtayca da kabul edildiği üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket poliçe kapsamında davacı tarafın tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin rücuen tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 21.01.2017 tarihinde, sürücüsü kaza mahallinden firar olan araç üzerinde ... (...) plaka takılı olan aracın Ferhatpaşa Mah. ... Caddesinden ... istikametine seyir halindeyken viraj içerisinde zeminin buzlu olması nedeniyle aracın ön kısımlarıyla ... önünde bulunan çöp konteynırlara yanında Ataşehir Belediyesine ait ... plakalı çöp toplama kamyonu arkasındaki basamakta çöp toplama görevlisi olarak çalışan ... ile ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği, ... plakalı aracın 08.11.█████████ vadeli ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan █████/2022 tarihli aktüerya bilirkişisi ile makine mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; firari araç sürücünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine kusurun belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2022 tarihli raporda ise; Kimliği belirsiz sürücü idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, mahal şartlarına göre, hava ve zemin durumunu da dikkate alıp, kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken, bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile park halinde bulunan 80 HE 405 plaka sayılı otomobile çarptığı olayda asli ve tam kusurlu (%100) olduğu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan █████/2017 tarihi ile dava tarihi olan █████/2017 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan █████/2021 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre davacının meslekte kazanma gücünü % 12 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 9 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, ATK 2. İhtisas Dairesince düzenlenen ve hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre, ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararı).Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlık halinde kişi başı ZMMS poliçe limiti 330.000,00 TL'dir. Bilirkişi ek raporunda 313.370,97 TL kalıcı maluliyet ve 16.629,03TL geçici maluliyet tazminatı hesaplanmış olup İlk Derece Mahkemesince de bu miktarlara hükmedilmiştir. Bu halde kabul edilen tazminat miktarları ZMMS poliçe limitini aşmadığından verilen kararda isabetsiz olmuştur.Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... A.Ş. vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 22.542,30 TL harçtan peşin alınan 5.635,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.906,72 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026