Anahtar kelimeler: Kayıplarının Özlük Maaş Savcılar Çıkarma Hakimler Meslekten Kalmak Beşinci Uğradığı

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... Kurulu / ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL, ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.DAVALININ SAVUNMASI
: Davacının kovuşturma sonucu beklenmeden işlem tesis edilemeyeceği yönündeki iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, bu karara karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yapmış olduğu itiraz başvurusunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL, manevi zararlarının tazmini için ise 500.000,00 TL ödenmesi istemiyle açılmıştır.2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.Bakılan davada, dosya içeriği bilgi, belgelerin incelenmesinden, davacının "Sulh Ceza Hâkimi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ suçlamasından sorgusunu yaptığı dosya şüphelisinin avukatına delil bulunmadığını ve şüpheliyi serbest bırakacağını söylediği hâlde, sorgu sonunda şüphelinin tutuklanmasına karar verdiği, tutuklanmasını müteakip avukatı aracılığıyla temasa geçerek şüphelinin tahliyesi karşılığında para talep ettiği, bu görüşme neticesi yapılan anlaşma ile Cumhuriyet Başsavcılığı yerine doğrudan kendisinin itiraz makamı olduğu ... Sulh Ceza Hâkimliğine hitaben tahliye dilekçesi yazdırdığı, evrakın Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi ve bu hâkimlikçe tahliye kararı verilmesi sonrasında bu şahsın tekrar tutuklanabileceği tehdidi ve devam eden yargılamada lehine işlem tesis edeceği vaadiyle tekrar para talebinde bulunduğu, devam eden görüşmeler ile iki seferde toplam 50.000 USD para aldığı, bu olaylar sonrasında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, üzerine dinleme cihazları yerleştirilen F. İ. tarafından büroya bırakılan önceden seri numaraları alınmış 50.000 USD parayı kabul ettiğinin tespit edildiği, ayrıca, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile aralarındaki bağlantı sebebi ile bu dosya ile birleşen ███████ esas sayılı dosyasında; davacının, kendisine bir kısım dairelerin verilmesi karşılığında ... Gayrimenkul A.Ş'ye atanan kayyım kararını 06.06.2016 tarihinde kaldırdığı, daha sonra arkadaşı olan ve rüşvet suçunda aracılık yapan T.Ü. ya ... Gayrimenkul A.Ş'den 6 adet daireyi değerinin çok altında 27.06.2016 tarihinde satış göstermek suretiyle devir yapıldığı, davacının olayı gizlemek için rüşvet olarak alınan 6 adet daireyi önce suç ortağına bedelsiz veya çok düşük bedelle devir yaptırıp bunun karşılığında satın aldığı villanın 600.000 TL'lik bedelini de T.Ü. ye ödettiği, davacının usul ve yasalara aykırı olarak yapılan işlemin ortaya çıkmasını önlemek maksadıyla bilirkişi ve mahkemeyi önceden ayarlamak suretiyle gerçeğe aykırı bilirkişi raporu oluşturduğu, 2016 Haziran ayından sonra ... Gayrimenkul A.Ş'nin kayyımlık kararının kaldırılması gerektiği yönünde ikna çalışmaları olduğu gibi, sulh ceza hâkimliğinden ayrıldıktan sonra da İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimlerinin oluşturduğu WhatsApp grubuna adı geçen şirkete kayyım atamaması yönünde yazı yazdığı hususları tespit edilmiştir.Somut olay kapsamında, Yargıtay ...'inci Ceza Dairesinin ... sayılı dosyasında yargılanan davacının eylemleri bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirilerek neticeten 5 yıl hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, rüşvet alma suçundan neticeten 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.İlgili tarafından işlenen ve hükümlülüğü gerektirip cezai yaptırıma bağlanan eylemlerin, sistematik bir çaba ve özel bir uğraş ile bir şüpheliden menfaat temini şeklinde gerçekleşerek mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak niteliği haiz olduğu, anlaşıldığından eylemine uyan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69’uncu maddesinin 4'üncü fıkrası ve son fıkrası gereğince meslekten çıkartılmasına karar verilmiştir.Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın birlikte incelenmesinden, görev gereklerine aykırı hareket ettiği ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sonucuna varılarak 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu nedenle tazmini gereken özlük ve mali hakkın varlığından sözedilemeyecektir.Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile ... Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması olduğundan mazeretinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, mazeretinin kabul edilmemesine karar verildikten sonra davalı idare vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında soruşturma yapmak üzere soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur.Anılan soruşturma izni verilmesi teklifine Kurul Başkanı tarafından █████/2017 tarihinde "Olur" verilmesi üzerine, davacı hakkında; "Sulh Ceza Hâkimi olarak görev yaptığı dönemde, FETÖ suçlamasından sorgusunu yaptığı dosya şüphelisi F.İ.'nin vekili Av. H.C.’ye delil bulunmadığını ve şüpheliyi serbest bırakacağını söylediği hâlde, sorgu sonunda şüphelinin tutuklanmasına karar verdiği, tutuklanmasını müteakip Av. S.B. aracılığıyla F.İ.'nin diğer avukatı N.D. ile temasa geçerek şüphelinin tahliyesi karşılığında para talep ettiği, bu görüşme neticesi yapılan anlaşma ile F.İ.'nin müdafilerine Cumhuriyet Başsavcılığı yerine doğrudan kendisinin itiraz makamı olduğu ... Sulh Ceza Hâkimliğine hitaben tahliye dilekçesi yazdırdığı, evrakın Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesi ve bu hâkimlikçe tahliye kararı verilmesi sonrasında yine Av. S.B. aracılığıyla F.İ.'nin tekrar tutuklanabileceği tehdidi ve devam eden yargılamada lehine işlem tesis edeceği vaadiyle tekrar para talebinde bulunduğu gibi bizzat F.İ.'nin arkadaşı ve eski çalışanı olan Y.A. vasıtasıyla benzer taleplerini ilettiği, devam eden görüşmeler sırasında F.İ.'nin istifa etmiş müdafi olan Av. H.C.’den iki seferde toplam 50.000 USD para aldığı, F.İ. ve Av. H.C.’nin bu olaylar sonrasında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunması üzerine ilgili Başsavcılık tarafından 2802 sayılı yasanın 94. maddesi uyarınca re’sen başlattığı soruşturmada, üzerine dinleme cihazları yerleştirilen F.İ. tarafından büroya bırakılan önceden seri numaraları alınmış 50,000 USD parayı kabul ettiği,Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile aralarındaki bağlantı sebebi ile bu dosya ile birleşen ... esas sayılı dosyada;A) Hâkim ...'in, kendisine bir kısım dairelerin verilmesi karşılığında ... Gayrimenkul A.Ş'ye atanan kayyım kararını 06.06.2016 tarihinde kaldırdığı, daha sonra arkadaşı olan ve rüşvet suçunda aracılık yapan T.Ü.'ye ... Gayrimenkul A.Ş'den 6 adet daireyi değerinin çok altında 27.06.2016 tarihinde satış göstermek suretiyle devir yapılarak T.Ü.'nün rüşvet olarak alınan dairelerin bedelini, yine ...'in H.Ç.'den aldığı villa parası olarak 600.000 TL parayı 25.07.2016 tarihinde ödediği ve böylece ...'in olayı gizlemek için yapılan işleme nitelik kazandırarak rüşvet olarak alınan 6 adet daireyi önce suç ortağı T.Ü.'ye bedelsiz veya çok düşük bedelle devir yaptırıp bunun karşılığında satın aldığı villanın 600.000 TL'lik bedelini T.Ü.'ye ödettiği,B) Hâkim ... tarafından usul ve yasalara aykırı olarak yapılan söz konusu işlemin ortaya çıkmasını önlemek maksadıyla bilirkişi ve mahkemeyi önceden ayarlayarak gerçeğe aykırı bilirkişi raporu oluşturdukları, bu kapsamda; bilirkişi N.Ü.V. tarafından ... Gayrimenkul A.Ş kayıtları üzerinde inceleme yapılırken özellikle ...'in kayyım kararını kaldırarak şirketin teslim edildiği H.K. döneminde 30-40 dairenin değerinin 1/5 gibi çok düşük rakamlara satıldığı ve evraklar incelenirken bunlar mevcut olduğu halde ve bu dairelerin 6 tanesi ...'in suç ortağına devredilmesine ve daire başına 300.000-400.000 TL düşük fiyatla satılıp tahminen 5-10 milyon TL şirket zarara uğratılmasına rağmen, bu husus ve satışlardan raporda bahsedilmediği,C) 2016 Haziran ayından sonra ... Gayrimenkul A.Ş'nin kayyımlık kararının kaldırılması gerektiği yönünde sürekli sulh ceza hâkimleri arasında konuşup onları ikna etmeye çalıştığı gibi, sulh ceza hâkimliğinden ayrıldıktan sonra 2017 Yılı Ocak ayında ... Gayrimenkul A.Ş'ye yeniden kayyım atanmasının talep edilmesi üzerine, ... Sulh Ceza Hâkimlerinin oluşturduğu WhatsApp grubuna adı geçen şirkete kayyım atamamaları yönünde yazı yazdığı,D) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında, Kaynak Holding'in FETÖ/PDY'nin finans ayağını oluşturduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada; Kaynak Holding ile bağlantılı olduğu düşünülen Yapı Yatırım ve ... Gayrimenkul Ortaklık Girişim İşletmesine 26.04.2016 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı kararı ile kayyım atandığı ve bu karara yapılan itirazı da reddettiği halde, ilerleyen safhada ortaklık yetkilisi olan ... Gayrimenkul A.Ş. Temsilcisi olduğunu iddia eden H.K.'nin yeniden kayyım kararının kaldırılmasını talep etmesi üzerine, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile talebi kabul edilerek kayyımlık kararını kaldırdığı gibi, bundan sonraki işlemlerde de ciddi kuşku oluşturacak davranışlar sergilediği,Bu cümleden olarak;1) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca MASAK raporu alınıp gerekli itirazlar yapılırken H.K.'nin aynı yer ... Sulh Ceza Hâkimliğinden ticaret sicil müdürlüğü ve tapu sicil müdürlüğüne, kayyımlık kararının ve tedbirlerin kaldırılması için müzekkere yazılması yönündeki talebi üzerine, soruşturma dosyası Cumhuriyet başsavcılığında olup sulh ceza hâkimi tarafından doğrudan müzekkere yazılmasının CMK'ya uygun olmadığı ve soruşturma dosyasında yapılacak işlemlerin Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılması gerekirken tapu sicil müdürlüğü ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazdığı,2) Yine kendisinin kayyımlık kararını kaldırdığı ... Gayrimenkul A.Ş'nin yetkilisi H.K.'nin ... Asliye Hukuk Mahkemesinden kayyımların şirkete verdiği zararın tespitine yönelik olarak açılan dava sonucunda bilirkişi N.Ü.V. tarafından hazırlanan 17.11.2016 tarihli bilirkişi raporu, henüz ... Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimine sunulmadan ve havalesi de yapılmadan, 18.11.2016 günü kendisine verilen raporu inceleyerek aynı yer Cumhuriyet Başsavcısı F.T.'ye, ''Başsavcım, kayyımlar 2 milyon 600 bin TL yolsuzluk yapmış, bu kayyımları görevden alalım, benden talep edin ben hemen değiştireyim, yine soruşturma açalım bana gönder bunları tutuklayayım'' şeklinde sözler söylemesi üzerine, Başsavcı tarafından rapor okunduğunda; raporun tamamıyla hukuki bir tespit raporu olduğu, zarar varsa bile hukuki olarak gereğinin yapılabileceği, yaklaşık 131 şirket, 17.000 çalışan ve aylık 200-300 milyon TL cirosu ve yaklaşık 35 milyon TL aylık maaş ödemelerinin olduğu, normal işleyen bir düzende henüz mahkemesine sunulmayan ve tebligatları çıkarılmayan hukuki bir tespit raporuyla kayyım değiştirmenin mümkün olmadığı, mahkemesine sunulmayan bir raporun düzenlendiği günün hemen ertesi günü, şirketin kayyımlık kararını kaldıran, hiç alakası olmayan bir hâkimin elinde olması hususunun şaibeli olduğu söylenince, havalesiz raporu başsavcıya vermediği ve birkaç gün sonra asıl hâkiminin havale ettiği raporun fotokopisini gönderdiği, nitekim; 18.04.2017 tarihinde ilgili hâkimin Av. S.B.'nin ofisinde suç üstü olarak alındığı sırada yapılan ses kaydında özetle; 'bu raporu rüşvet aldığı F.İ.'ye gösterip, en sonunda da bu raporu önce milliyetçi ülkücü mali müşavir bir bayan bulduğunu, akabinde de saf bir asliye hukuk hâkimi seçip kendisinin hazırlattığını' beyan ettiği ve söz konusu havalesiz olarak gönderilen rapor suretinin yakalandığı sırada çantasında bulunduğu," şeklindeki iddialar nedeniyle soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin Kurul müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen █████/2017 tarihli soruşturma raporu ve soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "...█████/2016 günü F.İ.’nin sorguya sevk edildiği, sorgu işlemlerini o tarihte ... Sulh Ceza Hakimi olan ilgili ... tarafından yürütüldüğü, sorguya ara verildiği sırada ilgilinin odasından çıkan takım elbiseli birisinin şüphelinin yanına gelerek tanımadığı birkaç kişinin ismini sorduğu ve tekrar hakimin odasına döndüğü, H.C.’nin (H.C.’nin ifadesine göre) bunun üzerine hakimin odasına giderek bu şahsın kim olduğunu sorarak, müvekkilinin bu şekilde sorgulanamayacağını söylediği, ...’in de sinirlenmemesi gerektiğini, bu şahsın Ankara’dan geldiğini, söylediği, sonrasında sorguya devam edildiği, ikinci defa ara verildiğinde, ...’in H.C.’yi odasına çağırarak bilgisayarının ekranında bulunan sakallı bir adamın fotoğrafını göstererek, ne gördüğünü sorduğu, H.’nin cevaben sakallı bir adam görüyorum demesi üzerine, ...’ın bu fotoğrafta dünyayı gördüğünü, H.’nin de gözlerini açacağını, F.İ.’nin suçsuz olduğunu, serbest bırakacağını ancak tam emin olamadığını, emin olmak için F.'ye FETO’cü olmadığına dair yemin ettirmesini istediğini söylemesi üzerine H.C.’nin koridorda bekleyen F.İ.’nin yanına giderek FETÖ’cü olmadığına dair yemin ettirdikten sonra tekrar hakimin odasına döndüğü, (yemin olayı F.İ. tarafından da doğrulanıyor) F.’nin yemin ettiğini hakime söyledikten sonra hakimin H.’ye, müvekkilini serbest bırakacağını söylediği, bunun üzerine H., F.’nin yanına giderek hakimin serbest bırakacağını söylediği, ancak ...’in tutuklama kararı verdiği, tarafların duruşma salonundan çıktığı sırada ...’ın H.’yi odasına çağırarak, 15 gün içinde delil sunacaklarını söyledikleri için tutukladığını söylediği, ancak H.’nin hafta sonunu beklemeden müdafilik görevinden istifa ederek ...’in odasına gittiği, ...’a hitaben, F.’nin suçsuz olduğunu söylemene rağmen yine de tutukladığını, kendisini de FETÖ’cünün avukatı konumuna düşürdüğünü, bu yüzden müdafilikten çekildiğini söylediği, odadan çıktığı sırada ...’in de bırakma zaten serbest bırakılacak dediği,Birkaç gün kadar sonra Av. S.B.’nin F.İ.’nin bir başka avukatı olan N.E.D.’nin bürosuna gelmesiyle başlayan ve devam eden görüşmelerde F.İ.’yi cezaevinden tahliye edebileceklerini karşılığında bir milyon dolar para verileceğini, tahliye kararının itirazen ... Sulh Ceza hâkimliği tarafından verileceğini söylemesi üzerine, N.D.’nin cezaevine giderek F.İ.’yle görüştüğü ve F.İ.’nin da bunu kabul ettiği,S.B.’nin yönlendirmesiyle N.D.’nin █████/2016 günü nöbetçi olan ... Sulh Ceza Hakimliğine tahliye dilekçesi verdiği, ancak dosyaya bakan Cumhuriyet Savcısı tarafından tahliye talepleri bekletilerek, █████/2016 tarihinde ... Sulh Ceza Hakimliğine dosya ile birlikte gönderildiği ve müstemir yetkili hakim B.K. tarafından bu tarihte tahliye kararı verildiği, karar günü sabah saatlerinde Av. S.B.’nin Av. N.D.’nin yanında çalışan Av. S.T.’yi arayarak o gün için karar beklediğini, öğlen saatlerinde aradığında ise üzüntülü bir ses tonuyla dilekçenin reddedildiği yönünde açıklama yaptığını, aynı gün akşam saat 22.00 civarında Av. S.T.’yi arayarak “misafirinizi Silivri’den gidip alacakmışsınız” şeklinde sözler sarf ettiği,Tahliyeden sonraki süreçte S.B.’nin, N.D. ve F.İ.’yle görüşmeler yaparak, tahliyeyi kendilerinin gerçekleştirdiklerini, adli kontrol ve tedbir kararlarını kaldırabileceklerini, devam eden yargılama süreçlerine müdahalede bulunabileceklerini, söz verilen meblağın ödenmemesi halinde F.İ.’nin yeniden tutuklanabileceği gibi sözler söyleyerek tahliyeden önceki anlaşama uyarınca para talebinde bulunduğu,Yine bu süreçte ...’in de T.Ü. ve Y.A. vasıtasıyla F.İ.’ye taahhüdünü yerine getirmesi, borcunu ödemesi yönünde haberler ilettiği, bunun üzerine F.İ.’nin Av. H.C.’yle irtibata geçerek S. isimli bir avukatın hakim ...’in aracısı olduğunu, tahliyede hakim beyin çok emeğinin olduğunu, söyleyerek 2 milyon lira para istediğini, aksi takdirde yeniden tutuklayacaklarını söylediği, H.’nin de F.’ye (Av. H.C.’nin ifadesine göre, F.İ. de doğruluyor.) bunun kurnaz avukat oyunu olduğunu hakim ...’in dindar birisi olduğunu, bu nedenle rüşvet alma ihtimalinin bulunmadığını, gerekirse hakim beyle görüşeceğini söylediği, birkaç hafta sonra adliyeye F. ile birlikte gittiklerini, o sırada ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak yetkilendirilen ...’in odasına H.’nin tek başına çıkarak durumu ...’e anlattığı, bunun üzerine hakimin sert tepki göstererek “hemen şikayet et avukat bey kim oluyor bu kadından ben de şikayetçi olacağım hatta sen dilekçeni yazdıktan sonra önce bana bir getir beraber bakalım” demesi üzerine, F.İ.’nin yanına dönen H., hâkimin de tepki gösterdiğini, olayın doğru olmadığını ve bu avukatı şikayet edeceklerini söylediği, şikayet dilekçesini hazırlayarak hakim ...’in odasına gittiği, dilekçeyi okuyan ...’ın “sen kesin şikayet edeceksin yani “ diye sorduğu, evet demesi üzerine, odanın kapısını kilitleyip açık olan televizyonun sesini yükselterek H.C.’ye hitaben “ben bu kadına 1 milyon dedim o 2 milyona çıkartmış, bu parayı ben almıyorum, fakirlere ev olarak alacağım, ben zenginden alıp fakire veriyorum, F.’ye ben ceza kestim bu parayı ödeyecek” şeklinde sözler söylediği,Bir süre sonra F.İ.’nin H.C.’yi çağırarak bu işten kurtulmak istediğini söylediği, önce 50.000 dolar, yetmezse 50.000 dolar daha vermeyi kararlaştırdıkları, bunun üzerine hakim ... ile görüşen H.C., parayı vereceklerini söyleyerek buluşma yeri ayarladıkları, Budöner isimli işyerinde buluştukları, yanlarına gelen bir başkasına 45.000 dolar parayı verdiği, paranın miktarını öğrenen ...’ın çıkışarak böyle anlaşmadıklarını, paranın tamamını istediğini söylediği, H. de geri kalanını bir hafta içinde ayarlayacağını söylemesi üzerine oradan ayrıldığı, bir hafta kadar sonra ...’ın odasına giden H., 5000 dolar parayı ...’a vererek, (H.’nin beyanına göre) artık F.’de para kalmadığını, bir milyon lirayı kendisinin aldığını, alabiliyorsa kendisinden almasını söylediğini, bunun üzerine ...’ın çok sinirlendiği, “sen benim parama mı çöküyorsun, sen beni tanımıyor musun, benim arkamda kimler var biliyor musun” şeklinde sözler söylediği,Baskıların devam etmesi üzerine, şikayet etmeye karar verdikleri, H.C.’nin M.Y.’yi arayarak tüm yaşananları anlattığını, sonrasında F.T.’ye giderek ifade verdiğini, sonrasında üzerine takılı dinleme cihazı ile ...’in odasına giderek parayı vereceğini söylediğinde, ...’ın kendisine hitaben artık kendiyle işinin kalmadığını, paranın bizzat F. tarafından S.’ye verilmesini söylediğini beyan ettiği,Başsavcılığa yapılan ihbar üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, bu kapsamda sulh ceza hakimliğinden teknik takip yapılmasına dair alınan karar kapsamında, 14.04.2017 tarihinde H.C.’nin üzerine dinleme cihazı takılarak ilgili ... ile H.C. arasında geçen konuşmanın kayda alındığı,█████/2017 tarihinde F.İ.’nin üzerine dinleme cihazı takılı vaziyette Av. S.B.’nin bürosuna gittiği, bu sırada ilgili ..., emniyet birimlerinin fiziki takibinde bulunduğu, saat 18.30 sıralarında Av. S.B.’nin bürosunun bulunduğu binanın olduğu yere geldiği, burada mado isimli işyerine girdiği, teras katına çıkarak binanın arka cephesinden sadece özel güvenlik personelinin kartla giriş yaptığı vatandaşlarca kullanılmayan kapıdan bina içerisine giriş yaptığı, ...’in bina içerisine giriş yapmasına müteakip, Av. S.B.’nin cep telefonunun kapalı konuma aldığı,F.İ.’nin binadan çıkış yapmasına müteakip emniyet yetkilileri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili A.Ü., aramaya refakat eden Av. H.B. ve T.G. nezaretinde yapılan aramada, Av. S.B.’nin çalışma masasında, ...’in ise misafir koltuğunda oturduğu, masa üzerinde açık vaziyette paraların bulunduğu, tespit edilmiştir. Başka bir deyişle suç üstü yapılmıştır...., Yargıtay 5'inci Ceza Dairesinin ... sayılı dosyasında yargılanmış olup eylemleri bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirilerek neticeten 5 yıl hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmıştır.İlgili tarafından işlenen ve hükümlülüğü gerektirip cezai yaptırıma bağlanan eylemlerin, sistematik bir çaba ve özel bir uğraş ile bir şüpheliden menfaat temini şeklinde gerçekleşerek mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak niteliği haiz olduğu, eylemin suç üstü halinde tespit edilerek sübuta erdiği, yukarıda açıklanan izahat ve tüm dosya mündericatından anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür.Bunun üzerine meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL, ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.UYAP ortamında yapılan incelemede davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik Yapmaya Azmettirme", "İcrai davranışla Görevi Kötüye Kullanma", "Zincirleme Biçimde Yargı Görevi Yapanı Etkilemeye Teşebbüs" ve "Yargı Görevi Yapanı Etkilemeye Teşebbüs" suçlarından beraatine, "Rüşvet Almak" suçundan 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile, "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan 5 yıl hapis ve 125.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı hakkında nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet almak suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verildiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacının disiplin cezasına konu eylemlerinin sübuta erdiği, dolayısıyla davacının mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda; disiplin cezasına konu eylemlerinden dolayı nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet almak suçlarından hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının eylemleri, "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, eylemine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin kararda, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddedilmesine ilişkin kararda ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL, ayrıca manevi zararlarının tazmini için 500.000,00-TL ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,2. Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maaş ve diğer mali sosyal haklarından uğradığı kayıplarının karşılığı olarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...-TL, ayrıca manevi zararlarının tazmini için ...-TL ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL nispi harcın davacıya iadesine,4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,6. Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.