Anahtar kelimeler: Bahşettiği Eşinden Payını Birini Kaçırmak Muris Kızı Yansıtmadığını Satışların Murisin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili; muris ...'in mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 78... parsel sayılı taşınmazın 1/4 payını ...'ya, onun da murisin ikinci eşinden kızı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını, müvekkillerinin de aralarında bulunduğu mirasçıları miras hissesinden yoksun bırakmak amacıyla yapıldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili; dava dilekçesindeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, murisin sağlığında mülkiyet hakkının kendisine bahşettiği tasarruf serbestisi içerisinde taşınmazlardan birini davacının oğlu ...'e, diğer taşınmazını ikinci hanımı ve şu an davacı olan ...'ya (onun da oğlu ...'e devrettiğini), bir diğer taşınmazını diğer hanımı davalının annesi ...'ya devrettiğini, murisin kendince hak dengesini gözeterek sağlığında davacılara paylaştırma yaptığını, davalı konumunda olan ... isimli müvekkilinin murisin diğer eşi ...'nın kızı olduğunu, müvekkili ile davacıların üvey kardeş olduklarını, davacıların diğer eş ve onun çocuklarını kabullenemediğini ve haksız yere müvekkiline karşı dava ikame ettiklerini, murisin dava konusu taşınmazı tasarruf serbestisi içinde 3. kişi ...'a sattığının, ancak baba malının manevi değeri olduğunu düşünen müvekkilinin bedelini ödemek koşuluyla bu taşınmazı 3. şahıstan satın aldığını, 3. kişinin iyiniyeti asıl olduğuna göre davacıların muristen taşınmazı satın alan 3. kişinin kötüniyetli olduğunu ispat etmeleri ve davayı 3. kişilere de yöneltmeleri gerektiğini, müvekkilinin ekonomik durumunun oldukça iyi olduğunu, satış bedelinin düşük gösterilmesinin sebebinin fazla tapu harcı ve vergi ödememe olduğunu, veraset ilamında yer alan tüm mirasçıların katılımı sağlanmak suretiyle davanın açılması gerektiğini beyanla davanın öncelikle usulden, bu talebin kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 18.01.2012 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla dinlenen tanık beyanları, mahallinde yapılan keşif ve aldırılan sosyal mali durumu bildirir araştırmalar sonucunda murisin kızı olan davalıya dolaylı olarak bir satış yaptığı, ancak bu satış sonucunda ne davalının dava konusu yeri satın alacak bir geliri olduğu ne de satım sonununda murisin hayatında bir zenginleşme olduğu, ayrıca yaşlanmış olan murisin emekli aylığı olduğundan acil paraya ihtiyacını gerektirecek bir durumun da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.06.2016 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; murisin çekişme konusu 78... parsel sayılı taşınmazın 1/4 payını ara malik kullanmak suretiyle davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu tespit edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalının öteki temyiz itirazları ile davacıların temyiz itirazlarına gelince; bilindiği gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi hükmü gereğince, davaların aralarında bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda olması halinde davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinde kuşku olmadığı, öte yandan, birleşen davaların ayrı dava olma özelliğini koruduğu, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm oluşturmak gerektiği, ne var ki, birleştirilen aynı Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, diğer taraftan, davacı ...'nın yargılama sırasında öldüğü ve dava dışı mirasçılarının bulunduğunun da sabit olduğu, hâl böyle olunca; davacı ...'nın dava dışı mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması, böylece taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra asıl ve birleştirilen dava hakkında murisin temlike konu ettiği 78... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 pay bakımından muris ...'in ve ölü davacı ...'in mirasçılık belgeleri esas alınmak suretiyle infazı kabil olacak şekilde birleştirilen her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma öncesi verilen karara karşı taraf vekillerince kanun yoluna başvurulması üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ve ████████ Esas, █████████ karar sayılı ilamı ile; "Dosya kapsamı ile, murisin çekişme konusu 78... parsel sayılı taşınmazın ¼ payını ara malik kullanmak suretiyle davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu tespit edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.Davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir." şeklinde karar verildiğinden muris muvazaası iddiasının sübut bulup bulmadığı hususu bozma ilamı sonrasında yeniden uyuşmazlık konusu yapılmadığı, dolayısıyla davacı ... hariç diğer davacıların asıl ve birleştirilen dosya yönünden iddialarının sübut bulduğu kabul ve takdir edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ve ...'dan olma ...'in, 04.09.2006 tarihinde muris ...'den önce vefat etmesi sebebiyle eşi ...'in mirasçı sıfatının bulunmadığı, yine ...'in 04.09.2006 tarihinde ...'den önce vefat etmesi sebebiyle eşi ...'in ... yönünden de mirasçı sıfatının bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacı ... yönünden davanın aktif husumet yönüyle sıfat yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.349,32 TL ve 3.461,30 TL bakiye onama harçların temyiz edenden alınmasına, Dosyanın Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.