Anahtar kelimeler: Mevkkinde Saklık Güneren Akçakale Kırıklar Vücudunda Plakası Çarptığını Yoldan Cismani

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2016 tarihinde Akçakale -... yolu üzerindeki Güneren köyü mevkkinde yaya olarak hareket eden davacıya yoldan geçen plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen bir aracın tam kusurlu olarak çarptığını, davacının yaralandığını ve vücudunda kırıklar meydana geldiğini, davacının beden gücü kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklık kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazı ileri sürerek, davanın KTK 97 md. dava şartı nedeniyle yerine getirilmediğinden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile alınacak maluliyet raporu Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar A.5 (C) bendindeki şartları taşıması gerektiğini davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için talep edilen 31.790,37 TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağının temerrüt tarihi █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat alacağı yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
(Mahkememizin ████████ Esas ███████ Karar sayılı █████/2023 tarihli kararının Hüküm kısmının 1.maddesinde "...Davacı ... için talep edilen..." şeklinde yazılmış ise de, tazminat talep edilen davacının ... olduğu, bu hususun mahkememizin kararının başlık kısmında ve gerekçe kısmında da belirtildiği, ancak kararın Hüküm kısmının 1.maddesinde maddi hata sonucu davacının yanlış yazıldığı görülmekle; maddi hatanın düzeltilmesine karar verildi.)
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun sorumluluğu meydana gelen kazaya neden olan plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu, davacı tarafından evraklar temin edilmeden doğrudan dava yoluna başvurduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun somut delillerle ispatının gerektiğini, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmadığından kusur oranları net bir şekilde tespit edilemediğini, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma █████████ sayılı kararında; şüphelinin üzerine atılı eylemin TCK’nın 89. Maddesi kapsamında kaldığı ve takibin şikâyete bağlı olduğu, olaya ilişkin mağdurların kimseden davacı ve şikâyetçi olmaması nedeniyle soruşturmaya devam edilemeyip kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, alınan maluliyet raporu çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olmadığını, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden çocuklarının bakım ve gözetiminde gerekli dikkat ve özeni göstermeyen ebeveynlerin çocuklarının ölümü/yaralanması olayında müterafik kusurlu olduğu ve tazminattan %20’ den az olmayacak şekilde müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 21.06.2016 günü saat 19:00 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobilin Akçakale ... yolu üzeri Güneren mahallesi mevkiinde yolun karşısına geçmek isteyen yaya olan davacı ...’ a çarpması ile meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Kaza nedeniyle Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta kaza tarihinde davacının trafik kazası nedeniyle 112 acil servis ile devlet hastanesine getirildiği ve hastane tarafından ihbar edilmesi üzerine tutanak düzenlendiği, davacı hakkında alınan maluliyet raporunda da trafik kazasına bağlı yaralanma olduğu belirtilmiş olmasına ve aksinin davalı tarafça ispat edilememiş olmasına göre davalı vekilinin bu yöndeki ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Kaza nedeniyle alınan ilk kusur raporunda ve ATK kusur raporunda; Davacıya çarpan plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü %15 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya Abdülbaki Tolmaç’ ın %85 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda her iki raporun birbirini teyit ettiği dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin ve anne babanın gözetim yükümlülüğünden dolayı davacının anne babasının herhangi bir talebi bulunmadığı nazara alındığında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf talepleri yerinde değildir.
HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı süresince maluliyet raporuna ilişkin bir itiraz ya da talepte bulunulmamıştır. Bu durumda HMK'nın 357/1 maddesi çerçevesinde maluliyet raporu bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan maluliyet raporuna ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.
Kadı ki; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., sayılı kararları).
Davacının ceza davasında şikayetçi olmaması tazminat davası açmasına engel olmayacağında bu yöne değinen istinaf talebi de yerinde değildir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.171,60 TL harçtan peşin alınan 542,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.628,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!