Anahtar kelimeler: Karalayıcı Hızıyla Yaymak Sırlarından Eposta Portföyünden Onları Meni Ttknun İmalat

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; TTKnun 56. maddesinin (1). fıkrasının (a) bendi uyarınca Haksız Rekabetin Tespitine, TTKnun 56. maddesinin (1). fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca; Davalıların Haksız rekabet eylemleri kesintisiz olarak ve tüm hızıyla devam ettiğinden; Haksız Rekabetin meni suretiyle, davacı hakkındaki karalayıcı e-posta ve sair eylemlere son verilmesine ve iyiniyet kurallarına ve sözleşmeye aykırı bir şekilde, öğrendikleri/bildikleri imalat ve ticaret sırlarından, müşteri portföyünden haksız yere yararlanma ve onları başkalarına yaymak eylemlerine son verilmesine, yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine; bunun uygulanabilmesini teminen TTK.61 ve HMK.389. maddeler muvacehesinde tensiple birlikte ihtiyat-i tedbire hükmedilmesine, TTKnun 56. maddesinin (1). fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca; Müvekkilin Davalıların haksız rekabetleri nedeniyle husule gelen, belirsiz alacak niteliğinde olan maddi zararlarının giderilmesi için, davalıların haksız rekabeti neticesinde elde ettikleri/elde etmeleri mümkün görülen menfaatin karşılığının, tespit, tazmin ve hakların doğum tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, TTKnun 56. maddesinin (1). fıkrasının (d) bendi uyarınca; Müvekkilin Davalıların haksız rekabetleri nedeniyle husule gelen, belirsiz alacak niteliğinde olan maddi zararlarının giderilmesi için, davalılar neticeten kazanç elde etmemiş dahi olsa, davalıların kusurlarının tespitine ve kusurları oranında Davacı Şirketin zarar ve ziyanlarının tazmin ve hakların doğum tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline, e-TTKnun 56. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi uyarınca; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ("TBK") 58. maddesi şartlarının gerçekleştiği dikkate alınarak; Haksız rekabet eylemleri, kötüniyetli ve kasıtlı bir şekilde devam ettirildiğinden, manevi zararların giderilmesini teminen 500.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve bu tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline, tüm alacaklarına haksız rekabet fiili tarihinden itibaren işletilmek üzere ticari (avans) faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ......, ......, ......, .........., ......... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili .............., ..... 2002 – 21.08.2014 tarihleri arasında davacı firmada pazarlama elemanı olarak başlayıp pazarlama sorumlusu olarak görev yapmaya devam ettiğini, davacı firmanın bugünkü itibar ve vizyonunun oluşmasında en etkili ve önemli kişi müvekkili ......... ’ın bizzat kendisi olduğunu, müvekkili ......'ın davacı firmadan önce antrepo alanında hizmet veren ....... ve ........ unvanlı firmada uzun bir süre çalıştığını ve bu alanda deneyimli ve bilgili olarak davacı firmaya girmiş nitelikli bir kişi olduğunu, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyası ile yargılandığını, işbu dosyanın müvekkilinin beyanları için emsal ve örnek olması için celbini talep ettiklerini, müvekkili ......, hak etmiş olduğu işçilik hak ve alacaklarını davacıdan tahsil edemediğinden Bakırköy .... İş Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden işçilik hak ve alacakları talepli dava ikame etmiş olup, yargılamanın halen devam ettiğini, müvekkili .......’a karşı sözleşmeyi ihlal ettiği iddiası ile ceza koşulu talepli Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını,Küçükçekmece ....Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ..... Esas, ...... Karar sayılı ilamı ile müvekkili .......’ın ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıkladığına ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunmadığı ve suçsuz olduğu sabit hale geldiğini, zaman aşımı itirazı bulunduğunu, 23.07.2015 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına yapılan başvuru ile davacının TTK 60/1.fıkra gereği 1 (bir) yıllık süre geçtiğini, davacı ilgili dosyalar kapsamında hakkının doğduğunu öğrenmiş olup TTK 60/1.fıkra gereği 1 (bir) yıllık süre geçtiğini, belirsiz alacak davası koşulları oluşmadığını,davacının bugüne kadar mahkemeler nezdinde dinletmiş olduğu tanıkları şüpheli ve çelişkili ifadeler vermiş olup beyanlarının hükme esas alınamayacağını belirterek davanın öncelikle zamanaşımı yönünden usulden reddine, müvekkilleri ....., ......., ......, ...... ve .....… .... işbu davanın hasmı olamayacağından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı firmanın müşteri bilgilerinin müvekkilleri tarafından çalınmadığını, kendi lehlerine herhangi bir menfaat temin etmediklerini, müvekkili .....’ın söz konusu güvendiği bildiği antrepo firmalarını maddi bir karşılık almaksızın sadece önerebileceğini, taşıma işi ile antrepo işinin farklı sektörler olduğunu, teklif iletmenin haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkilleri tarafından hiçbir şart ve koşulda haksız kazanç elde edilmediği ve dürüstlük kurallarına uygun davranıldığını, davacının kötü niyetli davrandığı ve iddialarını somut delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, delillerinin hasrı manasına gelmemek ve davacı tarafından ileri sürülecek delil ve vakıalara karşı yeni deliller sunma hakkı saklı olmak üzere;- Tanık (isim ve adresleri tarafımızca bildirilecektir),- Bilirkişi incelemesi, uzman görüşü, Yargıtay içtihatları,öncelikle davanın zamanaşımı, pasif husumet yokluğu, derdestlik nedenleriyle esasa geçilmeksizin usulden reddine,Usuli itirazlarının reddi halinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ....... . firmasında █████/2004 tarihinden █████/2014 tarihine kadar kendisine yükümlenen işleri yapmak üzere çalıştığını, yıllarca davacı firmaya hizmet ettiğini, kendisine taahhüt edilen prim ödemelerinin yapılmaması ve prim kazanabileceği alanların artniyetli olarak sınırlandırılması, işi bırakarak istifa etmesi için mobbing uygulanması nedeni ile iş akdini haklı nedenler ile feshettiğini, fesih ile birlikte davacı hakkında iş ve işçilik haklarından kaynaklanan alacaklarının tespiti ve tahsili gereği dava açtığını, davanın Bakırköy .... İş Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyası ile incelenmiş temyiz nedeni ile bozulması ile halihazırda ..... Esas sayılı dosya ile derdest olduğunu, zaman aşımı yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın yasa hükümlerine açıkça aykırılığı sebebiyle usulden reddine,müvekkilin haksız rekabete ilişkin davranışlarının bulunmaması, iddiaların hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialar olması sebebiyle esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ...... ve ....... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame dilen davada, dava şartları mevcut olmadığını, aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olması hususuna aykırılık mevcut olup bu husus re’sen incelenmesi ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken bir dava şartı olduğunu, bu nedenle açılan dava daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir dava bulunduğundan öncelikle dava şartı yokluğundan ve derdestlik itirazı kapsamında işbu davanın usulden reddi talep olunduğunu, davacı tarafın , müvekkilin haksız rekabete konu eylemlerinin ne olduğu, hangi zamanlarda, ne şekilde gerçekleştiğini belirtmeden, müvekkili açısından herhangi bir maddi vakıa ileri sürmeden, sunulan deliller arasında veya anlatımların herhangi bir yerinde müvekkili şirketin haksız rekabet ettiğine dair bir delil, bilgi, belge bulunmadan müvekkili şirketi de davalı addedip aleyhine işbu davayı açtığını, davacı tarafça, müvekkili şirketin davacı ........ karşı karalayıcı e-posta ve sair eylemi olmadığı gibi aralarında akdedilmiş herhangi bir sözleşme de mevcut olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye aykırı herhangi bir eyleminden de söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıdan öğrendiği/bildiği imalat ve ticaret sırrı da bulunmadığını, müvekkili davacının müşteri portföyünden haksız yere yararlanma veya onları başkasına yayma gibi bir eylemi de söz konusu olmadığını, davacı tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davanın HMK’nun emredici hükümlerine aykırı olarak ikame edilmiş olmasından dolayı müvekkili açısından zamanaşımı, husumet,dava şartı ve cevap dilekçemizde arz ettiğimiz diğer usul hükümleri yönünden usulden reddine,müvekkilin dava ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu ve ilgili yasal düzenlemelere aykırı eylemi bulunmadığından müvekkili açısından işbu haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur....... tarihli Bilirkişi Raporunda özetle: "Davacı taraf vekili 01.11.2021 tarihli dava dilekçesinde, davacı şirketin eski işçileri davalı ....... ve ......'nun) şirkette çalıştığı sürede öğrendiği müşteri portföyü ve sırları, davacı şirketin sektördeki rakiplerinden diğer davalı şirketlere vermesi, rakip davalı şirketler ile birlikte davacının müşterilerine teklifler sunarak onları ele geçirmeleri ve bunun karşılığında rakip davalılar adına çalışıp, gizli ortaklık ilişkisi kurmaları, davacının faaliyetini, çalışma şeklini haksız karalama kampanyası tertipleyerek kötülemesi, ticari itibarını zedelemesi ve zarara uğratmaları; haksız organizasyonlar ve örgütlü biçimde davacı şirketin müşterine gerçek dışı, karalama içeren e-postalar göndermek suretiyle diğer davalılar ile birlikte TTK 54 ve 55/1-8'e aykırı hareket ederek haksız rekabet işlediklerini iddia ettiği, Davalı ...... , ..... ve .......'nın şirket kurucusu, ortağı veya müdürü / yöneticisi olarak haksız rekabette bulundukları yönündeki davacı taraf iddialarının soyut olduğu, somutlaştırılıp ispatı gerektiği; yine diğer davalı şirketlerin hangi davranışlarının haksız rekabet oluşturduğunun da davacı tarafça somutlaştırılması gerektiği; Davalı ......... ve ......... ile davacı şirket arasında işçi - işveren ilişkisi ve bu kapsamda iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıllık dönemi kapsayan rekabet yasağı sözleşmesi akdettikleri; davacı şirket tarafından davalı ...... aleyhine Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. sayılı dava dosyasıyla rekabet yasağına aykırılık sebebiyle cezai şart tazminatı talep edildiği ve söz konusu davanın devam ettiği; Huzurdaki işbu haksız rekabet davasının temelinin de Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. sayılı dava dosyasındaki davalı ........'ın (ve ....'nun) davacı şirket ile akdettikleri rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık teşkil eden davranışları olduğunun söylenebileceği; davacı tarafından davalı ......'a öncelikle rekabet yasağına aykırılık kapsamında cezai şart tazminatı talep ederek dava açıldığı, dolayısıyla huzurdaki dava konusu iddia ve taleplerin hem rekabet yasağına aykırılık hem de aynı zamanda haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacı tarafın dava dilekçesinde davalı .......'ın edindiği müşteri portföyü ve sırları haksız rekabet teşkil edecek tarzda diğer davalılarla birlikte kullanarak haksız rekabet işlediğinin iddia edildiği; dosya kapsamında delil dilekçesi ek 35'te bulunan .... yılı .... ve ..... aylarına ilişkin muhtelif mail yazışmaları incelendiğinde davalı ..... ve ........ 'nun davacı şirketteki işlerinden ayrılmalarından sonra, ..... (....... ve ...... e-posta adreslerini kullanarak sipariş ve mal teslimi veya bilgilendirme ile ilgili dava dışı kişi veya şirketlerle mail yazışmaları olduğunun görüldüğü; söz konusu mail yazışmalarının içeriğinde TTK m. 55/lal ve 8'de düzenlenen özel haksız rekabet hallerinin (kötüleme, müşterilerin karar verme özgürlüğü saldırgan satış yöntemleri ile sınırlama v.b.) işlendiği yönünde kesin, net ve tartışmasız bir kanaate ulaşılamadığı, Ancak davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2014 yılı Ağustos - Aralık aylarında muhtelif tarihlerde davalı .... ve .... 'nun ...... ve ........ e-posta adreslerini kullanarak davacı şirketin müşteri portföyünde de bulunan müşteriler ile yazışma yapmasının TTK m. 54/2 anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet teşkil eden bir davranış olabileceği, inceleme sonucu davalı ........ ve ...... (diğer davalılar ........ ile ........... rekabet yasağına aykırı hareketlerinin etkisiyle ve onlarla birlikte), haksız rekabette bulunmadıkları yönündeki değerlendirmenin mevcut olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2025 tarihli Bilirkişi Raporlarında özetle; "İnceleme sonucu davalı ....... ve .... nin (diğer davalılar ..... ile ...... rekabet yasağına aykırı hareketlerinin etkisiyle ve onlarla birlikte), haksız rekabette bulunmadıkları yönündeki değerlendirmenin mevcut olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2025 tarihli Bilirkişi Raporlarında özetle; "Davacı'nın, dava konusu ihlalleri 2015 yılında öğrendiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte; Davacı'nın haksız rekabetin men'i talebi bakımından; men davasının Yargıtay kararları ve doktrindeki görüşe göre zamanaşımına uğramayacağı, ancak bu dava bakımından sınırsız bir zamanaşımı süresinin öngörülmesinin de dürüstlük kuralları çerçevesinde değerlendirilemeyeceğinin kabul edildiği; Davacı'nın tazminat talebi bakımından; haksız rekabet fiili aynı zamanda TCK gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu sürenin hukuk davaları için de geçerli olacağı, somut uyuşmazlıkta -tespit edebildiğimiz kadarıyla- Davalılar aleyhine kesinleşmiş bir ceza davasına rastlanılmadığı, ancak haksız rekabeti oluşturan eylemler devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, bununla birlikte Mahkemece aksi kanaate varılması ihtimaline binaen bahse konu haksız rekabet hallerinin ayrı ayrı değerlendirildiği, Dosya içeriğinde Davalılar tarafından kötüleme olarak nitelendirilebilecek herhangi bir eyleme (bu meyanda örn. karalayıcı e-posta vs) rastlanmadığı, şu halde Davalılar tarafından TTK m. 55/(1)-a-1 hükmünün ihlal edilmediği, Dosya içeriğinden, Davalı ...... ve Davalı ......... halen ....... uzantılı ..... adresini kullanmaya devam ettiklerinin anlaşıldığı, şu halde Davalı ...... ve Davalı ....... tarafından TTK m. 55/(1)-a-2 hükmünün ihlal edildiği, Davalılar tarafından TTK m. 55/(1)-b-2 hükmünün ihlal edilmediği, Davalı ....... tarafından TTK m. 55/(1)-d hükmünün ihlal edildiği" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle;"Dosya kapsamında tanzim edilen █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda Sadece davalı çalışanların (.... ve ...... ) müvekkil şirketten ayrılmasından önce ve sonra ilgili oldukları müşterilerin ciroları yıllar itibariyle incelenerek satış cirolarındaki düşmeye ilişkin değişimi incelendiği, Haksız Rekabet koşullarının irdelenmesi için Davalı çalışanların, Davalı Şirketlerde işe başlamasından sonraki ciro değişimi ve gelişiminin incelenmesi gerektiği" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ("TTK") 56. maddesi ve 55.maddesinin 1. ve 8. fıkraları ile TTK 57. maddesi kapsamında Haksız Rekabet nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen sicil kayıtlarının incelenmesinde; ........ sicil nolu .......... █████/1997 tarihinde kurulduğu, ........ adresinde sicilde kain olduğu, ..... sicil nolu ...... ve ....... █████/2010 tarihinde kurulduğu, ....... , ......... No:... ...... adresinde sicilde kain olduğu, ..... sicil nolu ........ █████/2008 tarihinde kurulduğu, ......... adresinde sicilde kain olduğu, ...... sicil nolu ........ █████/2007 tarihinde kurulduğu, ......... adresinde sicilde kain olduğu, ...... sicil nolu ......... █████/2002 tarihinde kurulduğu, ........ adresinde sicilde kain olduğu anlaşıldı.█████/2021 tarihli heyet ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verildiği anlaşıldı.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalılardan ...... ve ....... davacı şirketin eski çalışanları olduğunu ve davacıya ait işletmenin üst yöneticileri olduklarını, davalı ....... eşi diğer davalı .......... davalı ........ şirketinin kurucularından olduğunu, kuruluşun 2 ay sonrasında babası ve davalı ......... 'ın kayınpederi ........'nın da ........ şirketinin ortağı olduğunu, süreç içerisinde diğer davalı .......... 'ın da bu şirkette ortak olduğu, sonrasında diğer davalı .......'ın da bu şirkete ortak olduğu bu kişilerin davalı .......... ile akraba oldukları, davalı ......'ın davalı ..... şirketine fayda sağladığını ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı ...... ve ...... şirketinin ise ...... ile haksız ve usulsüz olarak davacı şirket müşteri bilgilerini ele geçirerek rekabet avantajı sağladığını ve haksız rekabet içeren eylemlerde bulunduğunu, davalı ...... şirketinin ise davalı .......'ın ağabeyi davalı .......'ın ilgili şirketin hakim hissedarı ve yetkilisi olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ........ ve ....... 'ın davacının müşterilerini ...... şirketine yönlendirerek haksız rekabette bulunarak kazanç sağladığını belirterek davalıların bir bütün olarak davacı şirketten temin ettiği bilgi ve belgeler ile faaliyet yürüttüklerini, davalıların davacının müşterisi olan firmalar ile iş yaptığını, davalıların eylemlerinin bütün olarak haksız rekabet teşkil ettiğini bu sebeple haksız rekabetin tespiti ve men'i ve tazminat alacağının tahsiline karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmaktadır.6102 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin 54. Maddesi şu şekildedir:"MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."Bilindiği üzere ülkemizde serbest piyasa ekonomisi uygulanmakta olup, çalışma ve sözleşme hürriyeti 1982 Anayasası ile güvence altına alınmış, devletin serbest piyasa ve piyasaya katılanlar arasında rekabeti bozucu iş veya işlemlere müdahale edebileceği düzenlenmiştir.Bu bağlamda serbest piyasada rekabet eden tacirlerin faaliyetlerinde yasal düzenlemeleri ve kanuni sınırlamaları gözetmesi, ticari rekabetlerini kanuni sınırlamalar içerisinde serbestçe gerçekleştirmeleri birbirlerine karşı haksız ve hukuki olmayan, gayri ahlaki ve dürüstlük kuralına aykırı uygulamalara gitmeden rekabetlerini sürdürmeleri asıl olarak kabul edilmiştir.Haksız rekabet hükümleri, öncelikle, piyasada rekabet özgürlüğünün sınırlarının çizilmesi amacına hizmet etmektedir. Haksız rekabet hükümlerinin bir diğer amacı ise rakiplerin ekonomik varlıklarını korumaktır. TTK haksız rekabet hükümleri, “iktisadi rekabet” ve “suistimal” esasları üzerine değil; rekabetin dürüstlük ilkesi bağlamında düzenlenmesi, yanıltıcı ve gerçeğe uymayan reklamlara karşı kurallar konulması esasları üzerine düzenlenmiştir .6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinde de bu prensiplerin belirtildiği anlaşılmakta olup, haksız rekabet esas itibariyle ticari nitelikteki haksız fiil ve uygulamaların özel bir görünümü niteliğindedir. Nitekim 6102 sayılı Kanun'un 55. Maddesinde çeşitli fiil ve uygulamalar haksız rekabet kapsamında örnekleme yolu ile sayılmış olup, ilgili hükümde belirtilen fiil ve uygulamalar sınırlı sayıda değildir. Dürüstlük kuralına aykırı, haksız nitelikteki ticari eylem ve işlemler olayın ve durumun koşullarına göre haksız rekabet niteliğinde olacaktır. Kanun hükmünden görülebileceği üzere haksız rekabetin ana unsuru dürüstlük kuralına aykırılık olarak kanun koyucu tarafından belirlenmiştir.6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesi genel yapısı gereğince haksız rekabetin temel ilke ve unsurlarını vermiş olup, bu ilke ve unsurlar; dürüst ve bozulmamış rekabetin temini için bütün katılanlar menfaatine rakipler veya tedarikçiler ile müşteriler arasındaki ilişkilere yönelik aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışların haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edileceğini belirtmiştir.Görüldüğü üzere haksız rekabet hükümlerinin amacı; bütün katılanların, yani ekonomi, tüketiciler, rakipler ve kamu menfaatine yönelik dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.TTK uyarınca bir eylemin haksız rekabet teşkil etmesi, dürüst davranma kuralının ihlal edilmesi halinde söz konusu olmaktadır. Dürüstlük kuralına aykırılık; iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters olan aldatıcı, yanıltıcı veya kandırıcı davranışlarla ya da ticari uygulamalarla ortaya çıkmaktadır. Anılan davranış ya da ticari uygulamalar, rekabetin işlevsel kurallarını zedelemekte ve rekabetten beklenen sonuçların alınmasını engellemektedir.6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinin 1. Fıkrasında açık bir şekilde bütün katılanlar menfaatine olmak üzere ibaresi kanun koyucu tarafından belirtilmiş olup, 6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinin 2. Fıkrasında da rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemesi ifadesinden anlaşıldığı üzere, haksız rekabete neden olan davranış veya uygulamanın rakipten ya da rekabet ilişkisi olmayan üçüncü bir kişiden kaynaklanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan davranış veya uygulamaların rakipler, tedarik edenler ve müşteriler gibi rekabet oyununa katılan arasındaki ilişkileri etkileyebilecek, işleyişi bozabilecek nitelikte bir fiil olmasıdır. 6102 sayılı Kanun kapsamında bir eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için doğrudan aynı işte faaliyet gösterilmesine, doğrudan rakip olmaya ve aynı ürünün üretim veya satışını gerçekleştirmesine de gerek bulunmamaktadır.6102 sayılı Kanun'da bulunan haksız rekabete ilişkin hükümler değerlendirildiğinde; haksız rekabet eylemini gerçekleştirenin doğrudan menfaat sağlamasının ve yapılan eylemde kusurlu bulunmasının zorunlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bir diğer farklılık ise eyleme maruz kalan bakımından zararın mutlaka meydana gelmesinin gerekmediği, zarar tehlikesinin varlığı ve zarar tehlikesine maruz kalmanın yeterli olduğu hususudur.6102 sayılı Kanun'un haksız rekabet hükümleri bu yönlerden 6098 sayılı Kanun'un haksız fiil hükümlerinden ayrılmaktadır.Yukarıda yer verilen teorik açıklamalar ışığında somut olay ve dosya kapsamındaki deliller aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.Davalılar ....., ....... ve ...... yönünden Yapılan Değerlendirme:Davacının dava dilekçesi ve sonraki beyan dilekçeleri incelendiğinde; davalılar ....., ...... ve .......... yönelik olarak doğrudan şahsi olarak davacının herhangi bir iddia ve delilinin bulunmadığı, bu kişilerin şahsi olarak davacıya karşı haksız rekabet teşkil eden bir fiilinin bulunmadığı gibi davacının bu yönde doğrudan bir somut iddiası ve delilinin olmadığı anlaşılmaktadır.Davalılardan ....., ...... ve ...... ile davacı şirket arasında herhangi bir iş akdinin bulunmadığı, davalı ....., ...... ve ....... davalı şirketlerdeki pozisyon ve uzmanlığı gözetildiğinde davacı şirketler ile aynı iş kolunda aynı uzmanlıklara ve eğitimlere sahip kişiler de olmadıkları davacı tarafından sunulan deliller ve iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalılardan ......, ...... ve ........ doğrudan şahsi olarak davacı şirkete karşı dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiğine dair kast veya taksirine yönelik bir delilin de davacı tarafından sunulamadığı anlaşılmakla davalılardan ......., ...... ve ......... yönünden haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Nitekim başka bir şirket kurmak, şirket ortağı veya yetkili olmak şeklindeki eylemlerin 1982 Anayasası ile teminat altına alınan Ticaret ve faaliyet özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davalı şahısların şirket kurmak, şirket ortağı ve yetkilisi olmak gibi faaliyetlerinin haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davalılardan ...... , ......... ve ........ isimli şahısların davacı şirkete karşı doğrudan bir eylem veya faaliyetinin bulunmadığı gibi davacının da bu yönde bir iddia ve ispatının olmadığı, davacının eski çalışanları diğer davalılar ile akrabalık bağının olmasının da haksız rekabet yönündeki iddia ve ispat için yeterli olmadığı, bu kişilerin doğrudan davacıya karşı bir eylem veya faaliyeti ile davacıyı dürüstlük kuralına aykırı olarak bir eylem veya fiillerinin olmaması karşısında davacının Davalılardan ........, ......... ve ...... yönünden şahsi olarak haksız rekabet iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.Davalılar ........ , .......... ve ....... Yönünden Yapılan Değerlendirme:.......... Ve ....... Ve ........ yönünden davacı dava dilekçesinde bu davalıların ..... 'dan davacının müşteri bilgilerini haksız ve hukuka aykırı yollar ile ele geçirerek haksız rekabet eyleminde bulunduğu iddia edilmiş ise de; ......... Ve ........ Ve ........... yönünden ticari defter ve kayıtlar Mahkememizce bilirkişilere inceletilmiş olup, davalı şirketlerin davacı şirketin aleyhine bir iş veya işleminin tespit edilemediği, davacının müşterileri ile davalıların ortak müşterilerinin bulunduğu ve davacının iddialarına konu tarihlerden önce davalıların zaten bu müşteriler ile ticari ilişkilerinin olduğu gibi davacının iddialarının aksine ........ 'ın davacı şirketten ayrılması sonrasında da bu müşteriler ve davalılar arasında ciddi bir iş artışı ve bununla aynı zamanda davacının bu müşteriler ile ciroları arasında kayda değer bir artış ve azalış farkının bulunmadığı, kaldı ki davacı ve bu davalı şirketlerin müşterilerinin kendi ticari faaliyet ve kararları doğrultusunda hareket ettiği ve nihai kararın müşteriler tarafından verildiği, davalıların davacı aleyhine söz konusu müşterilere yönelik bir eylem veya fiilinin tespit edilemediği gibi davacıdan elde edilmiş ticari sır niteliğindeki bilgiler sebebiyle davalı şirketlerin herhangi bir maddi ya da ekonomik avantaj elde ederek davacının müşterilerini elde ettiği ve davacı ile iş hacimlerini azalttığına yönelik bir belge, bilgi veya eylemin hiçbir surette tespit edilemediği gibi davacının bu yöndeki iddilarını da somutlaştıramadığı, zaten raporlarda da tespit edildiği üzere davalı şirketlerin davacı şirket aleyhine de bir iş veya işleminin olmadığı, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için öncelikle davacıya yönelik bir fiil veya ticari işlemin olması gerektiği gözetildiğinde davalı ...... Ve ....... Ve ...... Ve ...... yönünden haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Bu şirketler ile davacıya ait mail adresi üzerinden davalı ..... ve ....... 'nun yazışmaları yönünden ise mail adresinin davacı şirkete ait olduğu, davacı şirketin isteği ve iradesi doğrultusunda davalıların işten ayrılması sonrasında kapatılabilecek olmasına rağmen kapatılmadığı, kaldı ki yazışma içeriklerinde de davacı şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden, ticari sır içeren bir yazışmanın olmadığı, davalıların işten ayrılmalarından sonra davacıya ait mail adresini kullanmaları dürüstlük kuralına aykırı ise de yazışma içeriklerinde haksız rekabet veya ticari sır içeren paylaşım olmaması, davacı tarafından bu mail adresinin kapatılabilecek olmasına rağmen kapatılmaması ve doğrudan bu mailler nedeniyle davacının bir zararının tespit edilemediği gibi rekabet şartlarında dezavantajlı duruma geçtiğine yönelik de bir tespit veya delil olmadığı, kaldı ki bu durumun dürüstlük kuralına aykırılığı ve rekabet yasağı yönünden değerlendirilmesinin derdest başka dava dosyasında yapılmış olması nedeniyle ayrıca haksız rekabet unsurlarını oluşturmadığı anlaşılmakla bu yönden de davacının haksız rekabetin unsurlarının gerçekleştiğini ispat edemediği anlaşılmıştır.Davalılar ......, ...... ve ........, Yönünden Yapılan Değerlendirme:Davacı tarafından davalılar ......., ....... ve ......... .'nin de davacıya karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu iddia edilmiştir.Öncelikle davacı ve davalılar ...... , ......... arasında rekabet sözleşmesi bulunmakta olup, rekabet sözleşmesi haksız rekabete karşı daha farklı bir alan içerdiğinden ve rekabet sözleşmesine ilişkin olarak ayrı bir yargılama yürütüldüğünden rekabet sözleşmesi yönünden ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.Bilindiği üzere rekabet yasağının alanı haksız rekabete göre daha dar nitelikte olup, rekabet yasağına aykırı bir iş veya işlemin doğrudan haksız rekabet teşkil etmeyeceği açıktır. Yani rekabet yasağı sözleşmesine aykırı bir eylem aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmeyebilir. Mahkememizce davalılara isnat edilen fiil ve eylemler bu kapsamda değerlendirilmiştir.Davacı davalılar ......., ....... 'nun davacıya ait mail adreslerini işten ayrıldıktan sonra da kullandıklarını, davacının müşterilerini diğer davalı firmalara yönlendirdiklerini ve bu şekilde diğer davalılara rekabet avantajı sağladığını iddia etmiş ise de Mahkememizce alınan 2 ayrı bilirkişi raporu ve ek raporlarında davalılar ......, .....'nun doğrudan diğer davalılara bir rekabet avantajı sağlamadığı, davacının herhangi bir müşterisinin davalıların haksız rekabet teşkil edecek kötüleme vs. Gibi ya da ticari sırları kullanılarak davacı ile çalışmalarını sonlandırıp diğer davalılar ile çalışmaya başladığına dair bir delil tespit edilemediği, tek başına iş hacminin düşüşünün bu minvalde yorumlanamayacağı gibi davacının müşterileri ile ciro düşüşlerinin de sınırlı olduğu ve bu sırada diğer davalıların da aynı müşteriler ile cirolarının yıllar içerisinde düşme eğiliminde olduğu dolayısıyla davalılar ......., ....... 'nun davacıya karşı eylemleri nedeniyle ilgili müşterilerin davacı ile çalışmayı bırakarak tüm işlerini davalılara kaydırması gibi bir durumun söz konusu olmadığı gibi davacıların aynı müşteriler ile çalışmaya devam ettikleri gibi davalı şirketlerin de ......, ........ davacı şirketten ayrılmadan öncesinde zaten aynı müşteriler ile ticari ilişkilerinin bulunduğunun ticari defterler ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.Yine bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edildiği üzere davalılar ......., ..........'nun davacı şirketi kötüleyen veya davacı şirket ile çalışmayı sonlandırmalarına yönelik telkin içeren bir yazışma içeriklerinin bulunmadığı, davalılar ........., ......'nun davacı şirketin ticari sır içeren bilgi veya belgelerini haksız surette ele geçirerek rakipler veya müşteriler ile paylaştığına dair bir yazışma veya içeriğin bulunmadığı anlaşılmakta olup bu eylemlerin de haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği ve davacı tarafından aksi yönde bir delilin sunulmadığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafından davalı ......'ın rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin Mahkeme kararları ile kesinleştiğini bu sebeple bilirkişi raporlarındaki aksi yöndeki tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere rekabet yasağı ve haksız rekabet farklı kavramlar olup, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olan bir eylemin haksız rekabet teşkil etmemesi mümkün olduğundan davacının kesinleşmiş Mahkeme kararları ile tespit edildiğine yönelik iddialarına itibar edilmemiştir. Haksız rekabet yönünden davacının dava dilekçesinde davalı ......'a isnat ettiği eylem ve işlemlerin haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunda kesinleşmiş bir Mahkeme kararı bulunmamakta olup işbu davada yargılama konusu edildiğinden davacının aksi yöndeki beyan ve itirazlarına itibar edilmemiştir.Davacı dava dilekçesinde davalı .......... Şirketinin de haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, bu şirketin ........ akrabaları tarafından kurulduğunu iddia etmiş ise de davalı ...... Yönünden davacının somut bir eylem ortaya koyamadığı, davalı davalı ........ 'nin ne surette davacıya karşı haksız rekabette bulunduğuna dair herhangi bir delilin davacı tarafından sunulmadığı gibi herhangi bir somut eylemin de isnat edilmediği, kaldı ki davacı şirket ile davalı ...... 'nin doğrudan aynı iş ile iştigal etmediği gibi rekabet alanlarının da farklı olduğu, dolayısıyla hitap ettikleri iş ve müşteri kitlesinin farklı olması, davalı ..... .'nin davacı şirkete karşı somut bir iş ve eyleminin bulunmaması bir arada değerlendirildiğinde davacının davalı ....... Şirketi yönünden de haksız rekabet eylemini somut olarak ortaya koyamadığı gibi haksız rekabetin unsurlarının oluştuğunu da ispat edemediği anlaşılmakla bu davalı yönünden de haksız rekabet eylemi tespit edilemediği sonucuna ulaşılmıştır.Sonuç olarak davacının tüm davalılar yönünden somut olarak haksız rekabet eylemlerini ispat edemediği ve somutlaştıramadığı, zarar görme ötesinde zarar tehlikesinin mevcut olduğunun dahi davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 8.555,83-TL harçtan mahsubu ile artan 7.823,83-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ...... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...... verilmesine,5-Davalı ....... tarafından yapılan 400,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ........ verilmesine,6-Davalı ......... tarafından yapılan 400,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .......... verilmesine,7-Davalı ....... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....... verilmesine,8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden tayin ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara tarafa verilmesine,9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara tarafa verilmesine,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan .....¸e-imzalıdırÜye ........¸e-imzalıdırÜye .....¸e-imzalıdırKatip ......¸e-imzalıdır