Anahtar kelimeler: Çumra Talepnamesi Ateşli Aletler Bıçaklar Silahlar Evrakı Görüşü Adalet Usulüne
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ███████ K.
SUÇ
: 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
KARAR
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2024 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL ve 1.140,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 14.02.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“1- Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 8. Ceza Dairesinin █████/2015 tarihli ve █████████ esas, ██████████ sayılı ilamında, "...Sanıktan bir adet ruhsatsız tabanca ve bir adet yasak bıçak ele geçirilmiş olması karşısında, TCK.nun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması, buna göre de sadece 6136 sayılı Kanunun 13/1. madde ve fıkrasında tanımlanan ruhsatsız tabanca taşımak suçundan dolayı silah sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanunun 15/1. madde ve fıkrasında tanımlanan yasak niteliği haiz bıçak taşımak suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi..bozmayı gerektirmiştir." şeklinde belirtildiği, somut olayda sanıktan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. ve 15/1. maddeleri kapsamında 3 adet silah ve 3 adet kesici alet ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesine göre fikrî içtima kuralları uygulanarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği,
2-Sanık hakkında hüküm kurulurken 6136 sayılı Kanun'un 1 yıl hapis ve 32 gün, 4 ay 15 gün hapis ve 25 gün karşılığı adli para cezalarından yalnızca hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilerek, 365 gün, 135 gün; 32 gün ve 25 gün adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden çarpılarak ayrı ayrı cezaların belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hapis ve adli para cezalarının doğrudan toplanarak cezalandırılmasına karar verilmemesi gerektiği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/8.maddesi uyarınca talepnamenin iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. a) Hükümlünün uyuşturucu madde satışı yaptığına dair bilgi edinilmesi üzerine 06.04.2023 tarihinde ikametinde yapılan aramada, bir miktar kenevir ve kenevir tohumu ile sentetik hap, esrar öğütmede kullanılan aparat, 8 adet tabanca, 3 adet tüfek, 1 adet muşta, 1 adet bıçak, 1 adet kılıç ile bir miktar fişek ele geçirildiği belirlenmiştir.
b) ... Kriminal Laboratuvarının 28.04.2023 tarihli raporuna göre, ele geçen tabancalardan 3 adedi ile kılıç, muşta ve bir adet bıçağın ve 35 adet fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerinden olduğu belirlenmiştir.
c) Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan da soruşturma başlatıldığı ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun seri muhakeme usulü kapsamında kalması nedeniyle bu suç yönünden tefrik kararı verildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde, hükümlünün ikametinden ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2024 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli kararıyla aynı Mahkemede aynı suçtan yargılaması devam eden başka bir dosya ile hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmesine karar verildiği, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında anılan dava dosyasındaki suçun da sübut olduğu kanaatiyle birleşen davalar kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 43/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.05.2025 tarihli kararı ile hükümlünün 06.04.2023 tarihli eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyasında suç tarihinin 06.04.2023 olduğu, 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesine, 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki hüküm uyarınca, kanun yararına bozma incelemesine konu 6136 sayılı Kanun'un 13/1 ve 15/1. maddesinde düzenlenen suçların, seri muhakeme usulü kapsamına girmeyen 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu ile birlikte işlendiği gözetilerek, hükümlü hakkında seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı bulunmuştur.
İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!