Anahtar kelimeler: Yetisinde İçeresinde Geçirmiş Kırık Dönüş Müzakere Riayet Görme Yüzünde Sayıda

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı ...'e ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kusuru ve dönüş kurallarına riayet etmemesi neticesinde kendilerine ait ... plakalı aracının içeresinde kaza geçirmiş hasar ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin ağır derecede yaralandıklarını, müvekkili ...'in 5 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, yüzünde çok sayıda kırık meydana geldiğini, görme yetisinde sıkıntıların meydana geldiğini, Şişli Etfal Hastanesi'nde ameliyat olduğunu, işine dönemediğini ve ne kadar süre sonra döneceğinin de belirsiz olduğunu, müvekkilinin kafa bölgesinde ağır travma meydana geldiğini, mesleğini yapamamakta ve çift görme riski altında olduğunu, müvekkili ...'in ilk müdahalesinin Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapıldığını ve kafasına dikişler atıldığını, müvekkilinin küçük kızı olan müvekkili ...'nın yüzüne dikişler atıldığını, müvekkillerinin araçlarının pert olduğunu, hasar bedeli için sigortaya başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını belirterek müvekkillerinin yaralanmaları sebebi ile hastane masrafları ve bedensel zararların, çalışmadıkları süre içinde mahrum kaldıkları gelirlerinin, görmezlik durumlarının her biri için ayrı ayrı değerlendirilerek 1000-er TL maddi tazminatın sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacılara ödenmesine, aynı zamanda kaza nedeni ile pert olan ... plakalı aracın uğradığı hasardan kaynaklanan zararların tazmini için şimdilik 1000-TL'nin sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, müvekkili ... için 100.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL ve ... ... için 75.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...;'in, müvekkili ...'e ait, sürücüsü ... olan ... plakalı Tır ve... plakalı dorseye ... plakalı aracıyla dorsenin arka sağ köşesinden çarpması ile trafik kazası meydana geldiği, yarlılara yardım ettiği, müvekkilinin daha önceden yol üzerinde bulunan Hayrettin Mahallesi'ndeki ...Tesisleri'ne girmek için 200 metre önceden ayağını gazdan çekerek yavaşladığını, sağ şeritten giderek, sağa sinyal vermek suretiyle dinlenme tesisine giriş yaparken, arkadan gelen aracın dorseye sağ arkadan çarptığını, davacı ...'in alınan ifadesinde belirttiği gini akşam 18.00 sularında Antalya'dan çıkış yaptıkları, gece boyu yol aldıkları, aracı eşi ...'in tek başına kullandığı, kendisinin sağ koltukta uyuduğu için kazayı görmediğini söylediğini, aracın sürücüsü olan ...'in sabah 08.00 sularında aracı kullanırken büyük ihtimalle uyuduğunu ve bu istenmeyen kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili ...'in olayda hiçbir kusurunun olmadığını, müvekkilinin aracına arkadan çarpan davacının suçlu olduğunu ve kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kaza tutanağının hatalı olduğunu, davacı sürücünün kaza tespit tutanaklarından görüleceği gibi sağ şeritte hız ihlali yaptığını ve taraflarınca sigortalı müvekkilinin benzinliğe girmek için sinyal verip yaptığı manevrayı göremeyecek kazar hızlı olduğundan arkadan müvekkiline arkadan çarptığını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebi zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu, öncelikle dosyadan görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların geçici/sürekli iş görmezlik maddi tazminat istemlerini kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacılardan ... yönünden 16.505,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 757.722,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti olan 330.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... yönünden 982,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak işbu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,2-Davacıların tedavi giderleri ile hasar bedeli maddi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine,3-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacılardan ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın █████/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak işbu davacıya verilmesine, davacılardan ..., ... ... yönünden her biri için ayrı ayrı 25.000,00'er TL'nin █████/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'den alınarak işbu davacılara verilmesine,-Fazlaya ilişkin istemlerin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusur raporunda kesin bir kanaat olmadığını ve iki olasılıkla düzenlendiğini, Mahkeme kararına dosyanın Savcısı ve tarafça, şüpheden sanık yararlanır denilerek itiraz edilmiş ancak HAGB kararlarına karşı itirazlar esas bakımından incelenmediği için itiraz taleplerin reddedildiğini ve dosya kesinleştiğini, Adapazarı-Antalya yolu olduğu gözönüne alındığında günümüzdeki binek araçlar için hız limitinin 120 olduğunu düşünürsek bu aracın sol şeritten 70-80 km hızla gidip, binek araçlara ait olan sol şeridi kullanması mümkün olmadığını, ağır vasıta araçların sol şeritten gitmesi yolun hareketliliği açısından mümkün olmadığını,daha önceden arkadaşıyla konaklayacakları yer belli olmasına rağmen davalı müvekkilin sol şeritten gitmesi akla ve mantığa uygun olmadığını, bu durum hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Adli Tıp Raporu dikkate alındığında kazada müvekkil ...'in kusurlu olması neredeyse imkansız gözüktüğünü, zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebileceğini,Mahkemece, davalı müvekkillerin kusurunun kesin olmadığı halde kararın davalı müvekkiller aleyhine %100 kusur oranından kurulması ve bu oranda müterafik kusurun bile göz önünde bulundurulmaması yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumdan alınan raporda kusur yönünden 2 durum belirtildiğini, birinci durumda müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmiş, ikinci durumda davacı sürücü ...'e %100 kusur atfedilmiş, müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtildiğini, davacının tam kusurlu olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerle kazanın nasıl meydana geldiğinin ve kusur durumunun tespiti mümkün olmadığını, kazadaki kusur durumu belli olmadığından tehlike sorumluluğu uyarınca ve eşit paylaşım ilkesi gereğince her iki araç sürücüsüne de en azından %50 kusur atfedilmelisi gerekirken; müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edilerek karar oluşturulması hatalı olduğunu, kaza dava dışı plakası belirsiz araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsü kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, karara esas alınan Adli Tıp Raporunda belirtilen maluliyet oranı hatalı olduğunu, davacı ...’in █████/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasınedeniyle oluşan yaralanmasına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %13.0 işgöremezlik kaybına neden olacağını, Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun █████/2022 tarihli raporunda belirtilmiş olan %15 oran olması gerekenden yüksek olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre %20 olarak uygulanması gereken hatır taşıması ve müterafik kusur oranın mahkeme tarafından %10 olarak uygulanması hatalı olduğunu, mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, %20 oranında hatır taşıması indirimi, daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak tazminatı belirlemesi gerektiğini, davacılar ... ve ... ... kaza anında hatır için taşındığını, otomobilde yolcu konumunda olan davacının kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmiş ise de yaralanmasının yerine göre davacının kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı anlaşıldığını, bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve hasar bedeli istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından █████/2017 günü saat 08.00 sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekiciye bağlı 16 ZS 711 plaka sayılı yarı römork ile D.650-02 Devlet Karayolunu takiben Bilecik istikametinden Sakarya yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ tarafında bulunan ... Tesisine giriş yapmak için sağa doğru dönüş manevrası yaptığı sırada yarı römorkunun sağ arka kısmına, gerisinden sağ şeridi takiben gelmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısımlarıyla çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.Kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Kaza tespit tutanağına göre çarpışma noktasının yolun sağ şeridi üzerinde olduğu, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu belirlenmiştir. Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan █████/2018 tarihli bilirkişi raporundan, davalı sürücünün 2918 Sayılı KTK'nın 84-g maddesindeki şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün herhangi bir kural ihlalinin olmadığı; █████/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; Davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu tespit edildiği görülmektedir.İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda ise olayın oluş şekline göre ikili ayrım yapılmış; 1. durumda, kazanın, ... plaka sayılı çekicinin sağa dönüş manevrasını, kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde sol şerit üzerinde seyir halindeyken yaptığının kabulü halinde, davalı sürücü ...'in, %100 oranında kusurlu, davacı sürücü ...'in, kusursuz olduğu; 2. durumda kazanın, ... plaka sayılı çekicinin sağa dönüş manevrasını, davalı sürücünün ifadesinde bahsettiği şekilde sağ şerit üzerinde seyir halindeyken yaptığının kabulü halinde ise davalı sürücü ...'in, kusursuz, davacı sürücü ...'in, %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan kaza tespit tutanağındaki anlatımdan kazanın ... plakalı çekicinin sağa dönüş manevrasını, sol şerit üzerinde seyir halindeyken yapması sonucu gerçekleştiği, nitekim ceza yargılaması sırasında keşif yapılarak alınan kusur raporlarında da kazanın bu oluş şekline göre kusurun belirlendiği ve sanık ... hakkında HAGB kararı verildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporundaki (kazanın kaza tespit tutanağındaki anlatım şekline göre belirlenen ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile de örtüşen) 1.duruma göre kusurun belirlenmesi gerektiği ve bu halde davalı sürücü ... tam kusurlu olduğu tespit edildiğinden kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları).Kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlemeyecektir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen █████/2022 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 Sayılı BK 43 maddesi (6098 sayılı TBK’nın 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır.Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Yakın aile bireyleri arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz. Taşıyan ..., taşınanların babası olduğundan hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya ayrılık bulunmamaktadır.Kazaya ilişkin düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davacıların emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı (belirsiz olarak işaretlenmiştir) gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince zaten müterafik kusur ve hatır indirimi yapılmadığından, %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken %10 indirim yapıldığına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalılar ... ve ... vekili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalılar ... ve ... vekili davalı ... vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 52.954,65 TL harçtan peşin alınan 13.238,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.715,98 TL harcın davalılar ... ve ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 22.542,00 TL harçtan peşin alınan 5.814,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.728,00 TL harcın davalı... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026