Anahtar kelimeler: Aşde Paya Finansmanı Hissedar Hissedarı Aldıkları Yazildiği Bizzat Limited Devri

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 21.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı müvekkili ile davalılar, ... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'de hissedar olup yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirkette en fazla paya sahip olan davacı müvekkili olduğunu, 02.01.2020 tarihinde davalılardan şirketin eski hissedarı ... ve diğer davalıların taahhüt ve imza altına aldıkları hisse devri ve bizzat ... tarafından kendi şirketine kredi finansmanı sağlanması amacıyla (.... Yapı Ürünleri Ticaret Limited Şirketi) borçlandırmanın ödenmesine ilişkin protokol ve taahhütname düzenlendiğini, protokolde kapsam altına alınan ... Kiralama Anonim Şirketi Finansal Kiralama sözleşmesi çerçevesinde çekilen kredinin davalılardan ...a ait olduğunu, borcun devretmiş olduğu hisselerden elde edilen kàr payından karşılanacağını diğer davalılar kabul ederek taahhütnameye imza attıklarını, söz konusu finansal kiralama sözleşmesinin kredi ödemeleri müvekkili ve diğer davalıların hisse sahibi olduğu .... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından ödenmediğini, ... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş aynı aileye mensup ortaklar tarafından kurulmuş ve uzun yıllardır ticari faaliyette bulunmadan sadece aktifinde yer alan taşınmazın kiraya verilmesi neticesinde kira geliri ile ayakta kalmakta tek gelir kaynağı mülkiyetinde bulunan ana gayrimenkuldeki bölümlerin kiraya verilmesi neticesinde elde edilen kira geliri olduğunu, şirketin kiraya vermiş olduğu bölümler ise şirket ortaklarının birinci derece akrabası olup kira bedelleri rayicin altında kiraya verildiğini, bir kısım kiracılar ile borçlandırıcı işlem yapılarak kàr payı dağıtımda yıllardır kredi borçlanma sözleşmesi ve kiracılar ile yapılan muvazaalı borçlandırma işlemleri neticesinde müvekkili hissesine düşen kàr payını alamadığını, davalılardan şirketin eski hissedarı ...'a ait olan ... Yapı Ürünleri Ticaret Limited Şirketi için müvekkilinin hissedarı olduğu .... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş belirtilen finansal kiralama sözleşmesi ile borçlandırıldığını, ancak 02.01.2020 tarihinde imza altına alınan protokolde imza altına alınan alınarak diğer davalı hissedarlar aile bireylerine devrettiğini ancak borcun şahsına ait olduğunu ve borcun devrettiği hisselerin kàr payından karşılanacağını kabul ve taahhüt etmişseler de halihazırda şu zamana denk ödeme yapmadığı, şirketin tek gelir kaynağı kira geliri zira kira geliri noktasında da usulsüzlükler söz konusu olduğunu belirttiğini, davacı müvekkili hisse payı alacağına kasti olarak zarar verdiğini, anonim şirketlerde asıl amaç kàr payı almak olup müvekkili hissesine düşen kàr payını bahsetmiş olduğu sebeplerden ötürü alamamakta zarara uğramadığını, ... Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş ihtiyacı olmadığı ve faal olarak ticari iş yapmadığı halde davalılardan eski hissedar ... tarafından ... Kiralama A.Ş'den kendi şirketinin ticari faaliyeti için kullandığını, kredinin ödemeleri tamamen .... A.Ş'nin tek gelir kaynağı olan kira gelirlerinden ödenmediğini, dava konusu uyuşmazlığa vücut veren protokolde oluşan bu borcun tamamından davalıların sorumlu olacağı kabul ve taahhüt edildiğini, yapılan protokole rağmen gereği yerine getirilmediğini, kredi borçlanması şirket tarafından ödenmeye devam etmekte müvekkili hissesine düşen kàr payı söz konusu borçlanmanın ödemelerine gitmediğini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; şirkete ait taşınmazın yalnızca akrabalık ilişkisi içerisindeki kişilere kiralandığı iddia edilmişse de söz konusu iddiaların gerçeklik payı bulunmadığını, davacının söz konusu taşınmazdaki kiracıların tamamının şirket ortaklarının birinci derece akrabası olduğu hususu gerçeği yansıtmadığını, söz konusu taşınmazda gerek önceki tarihlerde gerekse de halihazırda yönetim kurulu üyeleri ve pay sahipleri ile herhangi bir kan veya kayın hısımlığı bulunmayan kiracılar ikamet etmiş ve etmediğini, sırf bu iddia dahi davacının beyanlarına gerçeği yansıtmadığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, diğer davalılar tarafından sunulan kira sözleşmelerinden "ansar grup" ile yapılan sözleşmeye dikkat edildiğinde, söz konusu şirketin sahipleri veyahut yöneticileri arasında şirket ortakları ile herhangi bir akrabalık bağı bulunan birisi olmadığı göz önüne alındığında davacının söz konusu iddialarına itibar edilmemesi gerektiği davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesi özetle;Davacı her ne kadar dava dilekçesinde şirkete ait taşınmazın yalnızca akrabalık ilişkisi içerisindeki kişilere kiralandığı iddia edilmişse de söz konusu iddiaların gerçeklik payı bulunmadığını, davacının söz konusu taşınmazdaki kiracıların tamamının şirket ortaklarının birinci derece akrabası olduğu hususu gerçeği yansıtmadığını, Söz konusu taşınmazda gerek önceki tarihlerde gerekse de halihazırda yönetim kurulu üyeleri ve pay sahipleri ile herhangi bir kan veya kayın hısımlığı bulunmayan kiracılar ikamet ettiğini, davacının dilekçesindeki protokole ilişkin ileri sürdüğü iddialarının da gerçeklik payı bulunmadığını, davacının beyan ettiği gibi bir protokol bulunmadığını, müvekkilinin hissedarı bulunduğu şirket son iki dönemdir ....'ın temsilcilerden herhangi biriyle müştereken temsil yetkisi ile yönetilmediğini, şirketin hukuki işlemlerinde yönetim kurulu üyesi temsilci ...'ın mutlaka imzası bulunması lazım olup bununla birlikte temsilcilerden birinin daha imzasının bulunması elzem olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine bu şekilde imzalanmış hukuki ve şekli olarak geçerli niteliğe sahip bir protokol mevcut bulunmadığını, davanın davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Ticari Şirket ( Şirket ortaklık payı alacağının tahsili kaynaklı) istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından █████/2026 tarihinde sunulan talep dilekçesi ile sulh ve karşılıklı feragat talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL'nin 2/3 'üne denk gelen 488,00-TL harcın davacı tarafça harç olarak yatırılan (Başvurma, Peşin, vekalet harcı olmak üzere ) 1.318,30-TL harçtan mahsubu ile 830,30- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.█████/2026
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!