Anahtar kelimeler: Onusu Küçükçekmece Kesildiğini Yazildiği Malzemelerin Bakirköy Ödenmediğini Teslimi Bedel Aldığını

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 21.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkili şirketin davalı taraf ile söz onusu icra takibine konu faturalardaki bedel karşılığında malzemelerin teslimi konusunda anlaşılan faturaların kesildiğini ve karşı tarafa ürünler ile birlikte teslim edilmiş olmasına rağmen fatura bedelleri müvekkiline ödenmediğini, davalının borçlarının işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız, kötü niyetli ve müvekkil şirketin alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatının davalı yandan tahsili ile müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Küçükçekmece İcra dairesi ..... Esas sayılı icra takip dosyasından ..... Tasarım Ve Baskı Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi tarafından ..... Kozmetik Ve Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 304.433,14 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; davalının, dosyaya cevap vermemiş olması ve yasal defter ve belgelerini incelemeye sunmamış olması, buna mukabil, davacı yasal defter ve belgelerine itibar edilerek, şayet Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın (304.433,14.TL) asıl alacak yönünden iptali halinde; Takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin; icra takip tarihinden (15.02.2024) dava tarihine (01.10.2024) kadarki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ‘nun 2.maddesi 7 uyarınca T.C. Merkez Bankası değişen oranda reeskont avans faizinin 95.965,25.TL tutarında olabileceği, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine8 göre, icra takip tarihindeki asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının 60.886,63.TL tutarında (304.433,14.TL X %20) olabileceği sonucuna varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, kayıt kabul davası olup, yargılama sırasında davalının iflas etmiş olması nedeniyle itirazın iptali davasından kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 304.433,14.TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Dava dışı müflise, iflas etmeden evvel ticari defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyaya sunması gerektiğine dair ihtaratlı ara karar kurularak bu hususun bildirildiği, buna rağmen iflastan evvel müflisin ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-304.433,14-TL asıl alacağın, İstanbul Ticaret Siciline ..... no ile kayıtlı olan müflis ..... Kozmetik ve Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy ..... İcra/İflas Dairesinin ..... iflas sayılı dosyasında tasfiye işlemlerini yürüten iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 4.165,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.433,36 TL harcın davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 732,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.025,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026
Katip .....
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!