Anahtar kelimeler: Şagil Fuzuli Atmanın İli Anadolu Ecrimisil İii Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın kabulüne; A)... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 15 ada, 35 parsel, A2 Blok, Kat:1, BB:35 numaralı taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine, B)62.739,00 TL ecrimisil bedelinin; 18.600,00 TL'sinin 10.09.2019, 24.276,00 TL'sinin 10.09.2020, 19.863,00 TL'sinin 16.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve ecrimisil isteminde bulunulduğu, davaya konu taşınmazda davacının malik olduğu, tarafların █████/2018 tarihinde kesinleşerek boşanmalarına karar verildiği, dosya içerisinde yer alan boşanma, katkı alacağına dair davalardaki dilekçeler ve deliller dikkate alındığında davacının 2005 yılı itibariyle dava konusu taşınmazda yaşamadığının anlaşıldığı nazara alındığında davacı tarafından davalının kullanımına uzun süredir rızasının bulunduğu, söz konusu rızasının kaldırıldığında dair davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği gibi rızasının bulunmadığının diğer delillerle ispatlanamadığı, davanın açılması ile men'i müdahale bakımından taşınmazın davalı tarafından kullanıma rızasının bulunmadığı iradesinin yansıtılmış olmasına göre mahkemece men'i müdahale bakımından davanın kabul edilmesinin yerinde olmasına karşın eldeki dava tarihi itibariyle davalının kullanımına rızasının bulunmadığı iradesinin yansıtılmış olmasına göre talep edilen dönemler bakımından ecrimisil şartlarının oluşmadığından davanın reddedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca ulaşılması yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği, ancak istinaf başvurusunda bulunan aleyhine kaldırma kararı verilemeyeceği dikkate alınarak dairemiz yeni hükmü ile davalı aleyhine ilk derece mahkemesi kararına göre daha fazla vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken istinaf başvurusuna gelen aleyhine karar verilemeyeceği dikkate alınarak ilk derece mahkemesinde hükmedilen vekalet ücretinin yinelenmesi ile yetinilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında görülen mal paylaşımı davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.