Anahtar kelimeler: Aküsünün Sistemsel Boşalması Şasi Arızanın Yaşandığını Arızalar Vermeden Firmadan Uyarı

T.C.
İSTANBUL15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının █████/2020 tarihinde ... plakalı, ... şasi numaralı ... marka ... model aracı, davalı ... ... kayıtlı olan '...' adresinde bulunan firmasından satın aldığını, davacının satın almış olduğu aracını 22.09.2020 tarihinde yetkili firmadan teslim aldığını, davacının satın almış olduğu aracını bir kaç ay kadar kullandıktan sonra, araçta aracın üretiminden kaynaklanan bir hata ile karşı karşıya geldiğini, araçta, sistemsel kaynaklı elektronik arızalar yaşandığını, söz konusu arızanın, araç aküsünün hiç uyarı vermeden tamamen boşalması ve elektrik gücünün kesilmesine sebep olduğunu, bu arızanın bir çok kez yaşandığını, araç aküsünün boşalmasından veya tespit edilemeyen başkaca bir sebepten kaynaklı davacının dava konusu aracın teknik destek yardımı almaksızın çalıştırması mümkün olmadığını, yaşanılan arıza anında aracın kapı kilitleri dahil tüm elektronik akımı durduğunu, söz konusu arızanın yedi kere davacı tarafından yaşandığını ve her defasında ... markasının yetkililerinden yardımı talep edilmiş ancak kendisinin bugüne kadar netice alamadığını, davacının pandemi döneminde ilk olarak yaşamış olduğu arıza karşısında derhal ... markasının çağrı merkezini arayarak yaşamış olduğu sorunu izah ettiğini, bu çağrı üzerine çağrı merkezi yol yardım ekibi aracın aküsünün bitmiş olabileceğini ve akü takviyesi ile çalıştırabileceklerini ilettiğini, Ekibin gelmesi ve aracın çalıştırılması ile aracın yetkili servise götürülmesinin davacıdan talep edildiğini, davacının yaşamış olduğu talihsiz durumu davalı ... ... yetkili servisinde çalışan yetkili kişilere izah etmeye çalıştığını, ancak servis yetkilileri, yapılan yetersiz kontroller ile araçta herhangi bir sorun olmadığını beyan ettiklerini, davacının son altı ay içerisinde 2 aylık aralıklarla bu durumu yaşadığını, dava konusu araçta, otomatik elektrik kesme sisteminin varlığı nedeniyle, kullanıcı hatasının söz konusu olması mümkün olmadığını, davacının bir çok kez yaşamış olduğu durum nedeniyle kanunun tarafımıza bahşettiği hakları terditli olarak Sayın Mahkeme'den talep etmeleri gerektiğini belirterek davaya konu ... plakalı ... marka ... model aracın, ayıpsız benzeri (misli) ile değiştirilmesini , bu talep kabul görmediği takdirde uğranılan zararların tespit edilerek aracın davalıya iade edilerek müvekkilim malvarlığında husule gelen noksanlığın ve davacı tarafından ödenmiş olan araç kredi ve banka masrafları dahil olmak üzere, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıca ödenmesine bu talepte kabul görmediği takdirde uğranılan maddi ve manevi zarar sebebiyle davaya konu aracın satış bedelinde ödenen bedel üzerinden indirim yapılmak suretiyle tespit edilen bedelin müvekkile ticari faizi ile iadesine, bu talepte kabul edilmediği takdirde sözleşmeden dönme talebimizin kabulü ile aracın davalıya iade edilerek aracın ifa tarihindeki emsal bedelinin tazmininin işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderinin sorumlulukları oranında davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.Davalılardan ... ... Tic.An.Şti. Cevap dilekçesini tekrarlayarak özetle; davalı ithalatçı firmanın araç satışına aracılık eden bir yetkili bayi konumunda olduğunu, aynı zamanda yetkili servis olarak da hizmet verdiğini, davacı tarafından araçtaki elektrik aksamın bozulması nedeniyle ihtarnamesinde de belirtildiği gibi dava konusu aracı defalarca başka bir ... yetkili servis olan ...'a götürdüğünü, daha sonrasında araç davalıya getirildiğini, ...'da ve davalının servisinde yapılan incelemelerde her defasında bir sıkıntı olmadığı kapanış iş emirlerinde belirtildiğini, gelişen teknoloji ile beraber araçların sorunlarını anlamak üzere aracın beyni diyebileceğimiz yapıya bağlanan bir cihaz ile araç içindeki bütün problemler görülebildiğini, keza davalı tarafından 07.06.2022 ve 29.09.2022 tarihlerinde yapılan incelemeler bu cihaz ile yapılmış olup araçta bir soruna rastlanmadığını, ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte, araçta bir hata olması durumunda bu tip hatalar üretimden kaynaklı olup müvekkilin sorumluluğu dışında olacağını, bu durumda aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesi söz konusu olamayacağını, bu tip arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aracın bakım ve onarımları ... firmasında yapıldığını, davaya ... firmasında dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, masraflar ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Vekili cevap dilekçesi ve beyanlarını tekrarlayarak özetle; dava konusu aracın ... marka ve ... model araç olmadığını, İş bu aracın hafif ticari araç statüsünde olmakla birlikte davacı yan tüketici sıfatını taşımadığını, bu davacının iddia ettiği uyuşmazlık hakkında görevli Mahkeme Tüketici Mahkemeleri değil, Genel Mahkemelerin görevli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının, dava konusu araçta var olduğunu belirttiği ayıp iddiasını ve sair iddialarını ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde ve terditli olarak "aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve aksi halde sair taleplerinin kabul edilmesini" talep ve dava etmiş olup, söz konusu talep sonucu usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin satıcı sıfatını taşımadığını, zira davalı şirketin tüketicilere doğrudan araç satış faaliyetinde bulunmadığını, davalı şirketin ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olduğunu, kullanıcılara doğrudan satış gerçekleştirmediğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu araçta müvekkil şirkete atfedilebilecek bir problem bulunmadığını, araçta herhangi bir problem bulunmadığını, davacının dava konusu aracı trafiğe çıkış tarihinden itibaren 2 yıldan uzun bir süredir kullanılmakta ve fayda sağladığını, dava konusu aracın halen kullanılmaya devam edildiği dikkate alındığında, davacı yanın iddia ve taleplerinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, nedenlerden ötürü; hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak açılmış davacının reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir..... Tüketici Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında ".. davanın konusunun davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen sorunlara ilişkin aracın değiştirilmesi, araç için ödenen bedellerin iadesi olduğu; araca dair celbedilen kayıtlarda aracın cinsinin kamyonet ve adının ... olduğu, GİB sorgulamasında kullanım şeklinin TİCARİ olarak belirtildiğinin görüldüğü; cinsi kamyonet, kullanım şekli ticari olan davaya konu aracın yük naklinde kullanıldığı gözetildiğinde davacı tarafın 6502 sayılı TKHK hükümleri kapsamında "tüketici" olmadığı, tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ("TKHK") 2. maddesi ile kanunun kapsamının "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" olarak açıklandığı, ancak davacının dava konusu aracı, ticari iş ve işlemlerinde kullanmak amacıyla satın aldığı, aracın kullanım şeklinin ticari olduğu anlaşıldığından dava konusu uyuşmazlık bir tüketici işlemi olarak değerlendirilemeyeceğinden, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi kapsamındadır. Araç ticari amaçla kullanıldığı için ticaret mahkemeleri görevlidir. Her halde genel mahkemeler yetkili olup, davacının tüketici sıfatı olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" şeklinde hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. md. gereğince, davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, aracın misliye değişim şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi talebine ilişkindir..... Tüketici Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında uyuşmazlığa konu aracın ticari araç olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bilindiği üzere, dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Yargıtay 11. HD'nin, █████/2023 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasına konu olan uyuşmazlıkta " ...Davacı, davalıdan sıfır km olarak 19.04.2017 tarihinde satın aldığı ve ticari taksi olarak kullandığı aracın, satın aldığı tarihten sonra arızalandığını, bu arızaların sürekli tekrarladığını ve kullanımına engel teşkil ettiğini, araçta gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek aracın misliyle değişimini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının işletme hesabına göre defter tutuğu, 01.01.2014'ten beri basit usulde vergi mükellefi olduğu görülmüştür. Davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişmediği, davacının iş yeriyle ilgili faaliyetlerinin esnaf sınırında kaldığı asliye hukuk mahkemesi olarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.." şeklinde ticari araca ilişkin uyuşmazlıkta taraflardan birinin tacir olmaması nedeniyle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olarak tespit edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, aracın ruhsat bilgilerinde kullanım amacının yük nakli-hususi olarak belirtildiği, aracın kapalı kasa hafif ticari (...) kamyonet niteliğinde olduğu, mahkememizce İTO'ya, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davada ticari dava koşullarının mevcut olmadığı bu nedenle görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır