Anahtar kelimeler: Elvermemiş İiknın Göndermesiyle Usule Sebebi Müddeti İşle Tetkiki Hmknın Çerçevesinde

MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00'şer TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, 12.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı;Somut olayda, ...9. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından şikayetçiler aleyhine ...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 16.03.2022 tarihli, ████████ E.-████████ K. sayılı ilamı dayanak gösterilerek 34... Plakalı Mercedes Benz Marka ...... 9 Şase Noll Coupe E250 CG I 2010 Model aracın ayıpsız misli ile değişimine konu ilamın "vekalet ücreti ve yargılama giderleri için" takip başlatıldığı görülmüştür.Uyuşmazlık, İİK'nın 16. ve 24. maddeleri uyarınca memur işlemlerinin iptali istemidir.Şikayetçiler icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak ...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 16.03.2022 tarihli, ████████ E.-████████ K. sayılı ilamına dayalı olarak aleyhlerine örnek 4–5 nolu icra emri düzenlendiğini, ayıplı aracın değerinin tespitine ilişkin işlemin kesinleşmesine kadar şikayetçiler tarafından yatırılan teminatların nakde çevrilmemesini, ayıplı aracın ruhsat devri tamamlanıncaya kadar şikayetçiler aleyhine haciz ve icra işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini belirtir nedenlerle 20.05.2024, 27.05.20 24... .05.2024 tarihli müdürlük işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen şikayetlerin reddine karar verildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 25.03.2025 tarihli ilk kararında "1-Asıl ve birleşen davada her iki davacı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile HMK'nun 353/1-b (2) maddesi uyarınca ...7. İcra Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ████████, Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,a)Asıl dava yönünden şikayetin KABULÜ ile ...9. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte icra müdürlüğünün █████/2024, █████/20 24... /███████ tarihli işlemlerin İPTALİNE,b)Birleşen dava yönünden şikayetin KABULÜ ile ...9. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte icra müdürlüğünün █████/20 24... /███████ tarihli işlemlerin İPTALİNE..." karar verildiği, bu kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.09.2025 tarihli, █████████ E.-█████████ K. sayılı kararı ile "...Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; takibe dayanak ilamda birlikte ifaya hükmedilmiş olması sebebiyle ayıplı aracın fiilen ve hukuken teslim edilmesi ile ayıpsız araç bedeline ilişkin ödemenin birlikte aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğu ve buna göre takip dosyasında kıymet takdiri henüz kesinleşmediğinden aynı anda ifa kuralının uygulanabilmesi safhasının henüz gelmemiş olması nedeniyle bu aşamada araç ruhsat devrine ilişkin muhtıra çıkarılamayacağı gerekçesine dayanılmış ise de, birlikte ifadan kasıt teslim ve ödemenin birebir aynı anda olması demek değildir. Bu şekilde anlaşılması olayın mahiyetine de uygun değildir. Takip konusu ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir. Ayrıca karşı edim alacaklısının, lehine olan edimin ifasını beklemek zorunda olmaksızın kendi edim borcunu derhal ifa etmesine herhangi bir engel yoktur. Alacaklının talebi ve talep doğrultusunda verilen şikayet konusu müdürlük kararı, alacaklı tarafın edimini yerine getirme yükümlülüğü çerçevesindedir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde bozma kararı verildiği anlaşılmıştır.Takibe dayanak ...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 16.03.2022 tarihli, ████████ E.-████████ K. sayılı dayanak ilamında ''...1-Davacının davasının KABULÜNE,-Dava konusu 35... plakalı Mercedes-Benz marka WDD20734 71... 9 Şase nolu Coupe E2 50... model aracın ayıpsız MİSLİYLE DEĞİŞTİRİLMESİNE...'' şeklinde karar verildiği, alacaklı tarafından borçlular aleyhine ilama dayalı olarak para alacağıyla birlikte ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi için örnek 4-5 nolu ilamlı takip başlatıldığı görülmektedir.Takip konusu ilam karşılıklı edimler içermemektedir. Takip dosyasında 28.05.2024 tarihli müdürlük kararıyla alacaklı tarafından ruhsat devir işlemlerinin yapılması için borçlu tarafa muhtıra tebliğine karar verilmiş olup, borçlulara 20.05.2024 tarihli muhtıra çıkarıldığı, 27.05.2024 tarihli kararla ise takip alacaklısına muhtıra gönderilerek yed'inde bulunan ayıplı aracın tüm takyidâtlarından âri olarak hem fiilen hem de hukuken teslim/iade etmesi gerektiğinin bildirildiği, ayrıca aracın kıymet takdirine ilişkin kararın kesinleşmesine müteakip dosyaya yapılacak ödemelerin teminat olarak kabul edilmesine, "Karşılıklı edimlerin tamamlanmasından sonra depo edilen paranın alacaklıya ödenmesini" içeren borçluların talepleri hakkında müdürlükçe ret kararları verildiği, söz konusu müdürlük işlemlerinin iptali istemiyle şikayette bulunulduğu anlaşılmıştır.Takip konusu ilam karşılıklı edimler içermemektedir. Her iki tarafa ayrı ayrı yükümlülük yüklemediğinden (eş zamanlı ve koşullu ifa yükümlülüğü bulunmadığından), alacaklının şikayete konu ilamlı takip başlatmasında ve takibin devamında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Belirtilen tüm bu nedenlerle; bozma kararının "şikayetin reddi kararı verilmesi gerektiği" yönündeki sonuç kısmına aynen katılıyorum.Lakin Dairemizin 15.09.2025 tarihli, █████████ E.-20255252 K. sayılı bozma kararında geçen "...Takip konusu ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir..." şeklindeki sayın çoğunluğun bozma karar gerekçesine iştirak edemiyorum.Yukarıdaki mezkur bozma kararımız üzerine dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden esasa kaydedilmiş, 13.10.2025 tarihli bozma sonrası tensip ara kararıyla bozma ilamı taraflara usulünce tebliğ edilmiş, 28.11.2025 tarihli duruşmada taraf vekillerinin huzurunda Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15.09.20 25... /3374 E.-█████████ K. sayılı BOZMA ilamı okunup, taraf vekillerinin beyanları alınmıştır.Davacılar vekili Yargıtay bozma ilamına direnilmesini talep etmiş, davalı vekili ise Yargıtay bozma ilamına uyulmasını istemiştir.Bölge Adliye Mahkemesince “Usul ve yasaya uygun Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15.09.20 25... /3374 E.-█████████ K. sayılı ilamına uyulmasına” karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı doğrultusunda istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş olup, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmüştür."Aleyhe bozma yasağını" açıklamak gerekirse; taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hükmün temyiz eden tarafın aleyhine bozulamayacağını ifade eden aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4 üncü maddesinde açıkça hükme bağlanmış ise de hukuk yargılaması yönünden bu hususa ilişkin açık bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bununla birlikte, Yargıtayın yerleşik uygulamasında hükmün temyiz edenin aleyhine bozulması hâlinde, hükmü temyiz etmemiş olan diğer taraf lehine karar verilmiş olacağı, bu durumun hâkimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği ilkesine aykırı düşeceği (6100 sayılı Kanun md. 25... ) ve usulî kazanılmış hakların zedeleneceği yaklaşımı ile aleyhe bozma yasağının hukuk usulünde de geçerli olacağı, kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhe bozma yasağından, hüküm bakımından ise aleyhe hüküm verme yasağından bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. Nitekim aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve ███████-277 Esas, ████████ Karar; 29.11.2022 tarihli ve ███████-431 Esas, █████████ Karar sayılı kararlarında da vurgulanmıştır."Aleyhe bozma yasağı/usulî müktesep hak" ilkesi dikkate alınarak, Dairemizin 15.09.2025 tarihli bozma gerekçesinde "...Takip konusu ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir..." şeklindeki açıklama yönünden muhalefet görüşüm bâki kalmak kaydıyla, Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince uyulmak suretiyle karar verildiğinden, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılması usulen mümkün olmadığından, kararın bu gerekçeyle onanması gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğunun farklı gerekçeyle onama kararına katılamıyorum.12.03.2026