Anahtar kelimeler: Durdurduğunu Faturadaki Hesapta Ödememesi Cari Taşıma Niyetli Uluslararası Vermiş Hava

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturalardan 23 adet fatura borcunun ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan fatura bedelini ödememesi nedeniyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibi haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmayıp reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını ve reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 304.330,59-TL asıl alacak ve 60.639,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 364.970,06-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava harca esas değerin eksik yatırıldığını, bu hususun usule ve yasaya aykırı olduğunu, dava süresi içinde açılmadığından husumet ve usulü eksiklikler yanında zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının da fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirtmek istediklerini, zorunlu olarak arabuluculuk sürecinin usule uygun şekilde tamamlanmadan açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddinin gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığı gibi davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri aleyhine açılan haksız davanın reddine, müvekkilleri lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma hizmet ilişkisi kapsamında cari hesaptan kaynaklanan alacağa konu faturalar nedeniyle davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı/takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davalı tarafından görev itirazında bulunulmuş ise de tarafların tacir olduğu, dava konusu uyuşmazlığın ticari iş kapsamında olduğundan TTK md. 4 uyarınca görev husuna ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, alacak iddiasının götürülecek borçlardan olması nedeni ile TBK md. 89/1 uyarınca reddine karar verilmiştir.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında fatura ve cari alacağa dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen cari alacağa ve alacağa dayanak olarak, davalı adına tanzim edilmiş faturalara dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, taraflarca defter ve kayıtların incelenebileceği adres bilgilerinini dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile Dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir ve 1 taşımacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında taraflar arasında cari hesap ilişkisi olup olmadığı, davacı tarafından kesilen faturaların tarafların defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, davacının takip talebinde haklı olup olmadığı, var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ile ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Sayın mahkeme görevlendirmesi, Dava ve İcra dosyası ile davacı şirkete ait ticari defter kayıtlarının tetkiki sonucunda, nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Dava ve icra takibine konu edilen fatura alacaklarına ilişkin; davacı şirket tarafından tanzim edilen e-Faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, e-faturaların davalı şirkete cagrikobal(g)garderi.com.tr adresine elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, Davalı şirketin; bir kısım faturada Alıcı ve bir kısım faturada Gönderici olduğu, taraflar arasında sözleşmeye uygun bir şekilde davalının gönderen veya gönderilen sıfatına bakılmaksızın görülen taşıma işi bedellerinden sorumlu olacağı, davacı şirketin ticari defterlerinde; çerçeve taşıma ilişkisine uygun yürütülen taşıma işleri için düzenlenen, icra takibine konu edilen faturaların kayıtlı olduğu ve 20.12.2024 takip tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesabının 304.330,59 TL borçlu durumda olduğu, Davacı şirketin fatura alacaklarına, faturaların üzerinde belirtilen ödeme vadesinden itibaren takip tarihi itibarıyla ve 036 gecikme faiz oranı ile toplam 37.705,22 TL işlemiş faiz talep edilebileceğinin hesaplandığı, Buna göre; dava konusu, ... 8. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten toplam (304.330,60 TL+37.705,22 TL =) 342.035,82 TL talep edebileceği, Davacı şirketin fatura alacaklarına, faturaların üzerinde belirtilen ödeme vadesinden itibaren takip tarihi itibarıyla TCMB avans faiz oranı %51,75 ile toplam 54.201,25 TL işlemiş faiz talep edilebileceğinin hesaplandığı, Buna göre; dava konusu, ... 8. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyasında; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten toplam (304.330,60 TL+54.201,25 TL =) 358.531,85 TL talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davalı vekili tarafından mahkememizin bir önceki celse 4 nolu ara kararı uyarınca süresi içerisinde defter ve kayıtların incelenebileceği adres bilgisinin █████/2025 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu ve yerinde inceleme talebinde bulunduğu anlaşılmakla, dosyanın yeniden mali müşavir bilirkişi ...'na tevdi ile davalının bildirmiş olduğu adreste yerinde inceleme yetkisi verilerek davalı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda özetle; "Davacı şirket ile olan ticari münasebetin 320.D09 no.lu hesap kodu altında takip edilmekte olduğu, Davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların bu hesabın alacağında kayıtlı olduğu, faturalara istinaden davacı şirkete yapılan herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, Dava konusu icra takip tarihi olan 20.12.2024 tarihi itibarıyla davacı şirket cari hesabının 743.110,58 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu icra takibinde talep edilen faturalardan; 31.07.2024 tarihli ... nolu 53.400,92 TL tutarlı e-Fatura haricinde diğer tüm faturaların davacı şirketin cari hesabında kayıtlı olduğu, bu faturalara karşı davacıya yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ticari defterlerde kayıtlı olmayan 31.07.2024 tarihli ... no.lu 53.400,92 TL tutarlı e-Faturaya karşı, davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 31.07.2024 tarihli 53.400,92 TL tutarlı e-Fatura içeriğindeki gönderilere ilişkin; göndericisi davalı şirket olan konşimento belgeleri ile teslim belgeleri davacı şirketten talep edilmiş olup, incelemeye sunulan belgelere ilişkin açıklamalar aşağıda Sunulmaktadır. Bu tespitler ışığında; dava konusu icra takip tarihi olan 20.12.2024 tarihi itibarıyla, davacı şirketin toplam 304.330,59 TL fatura alacağının ve işlemiş faiz alacağının davalı şirketten talep edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve...., ...K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen Abone Cari Hesap Sözleşmesi şeklinde akdedilen çerçeve lojistik hizmet sözleşmesi uyarınca taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 304.330,59 TL alacaklı göründüğü, davacı tarafından düzenlenen dava ve takip konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediği, Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Taşıma süreçlerinde, taşıma sözleşmesinin gönderen ile taşıyıcı arasında akdedilmesine karşın, kabul edilen, itiraza uğramayan taşıma faturaları ile gönderilen- alıcının da taşıma bedelini ödeme yükümlülüğü söz konusu olmakla, TTK m.870 gereği taşıma ücreti borçlusu gönderen olmakla beraber, yükü kabul eden gönderilen de TTK m.871 gereği taşıma ücretini ödeme yükümlülüğü olmaktadır. Somut olayda davalı hem göndereni olduğu kargolar için hem de gönderilen- alıcısı olduğu kargolar için çerçeve lojistik hizmet sözleşmesi ve münferit taşıma senetleri gözetildiğinde navlundan sorumlu olduğu, davalının gerek göndereni, gerekse gönderileni- alıcısı olduğu kargo taşımalarında davacının gördüğü işler için düzenlediği taşıma faturalarına itiraz etmediği, cari hesaba kayıt edilen ve bakiyenin hesaplanmasında dikkate alınan faturalar dolayısı ile davalının 304.330,59 TL asıl alacak tutarında borçlu olduğu, davacı şirketin fatura alacaklarına, faturaların üzerinde belirtilen ödeme vadesinden itibaren takip tarihi itibarıyla ve %36 gecikme faiz oranı ile toplam 37.705,22 TL işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 304.330,59-TL asıl alacak, 37.705,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.035,82-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, Alacak likit olduğundan asıl alacağın İİK md. 67/2 uyarınca %20'si oranındaki 60.866,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 304.330,59-TL asıl alacak, 37.705,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.035,82-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın İİK md. 67/2 uyarınca %20'si oranındaki 60.866,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 23.364,47-TL karar harcının, peşin yatırılan 6.232,78-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 17.131,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 54.725,73-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 22.934,24-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan toplam 16.023,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 15.016,13-TL yargılama giderinin ve 6.232,78-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı toplamı 21.864,31-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 4.310,94-TL'nin davalıdan, 289,06-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!