Anahtar kelimeler: Fetö İlgisinin Özlük Görevden Fetöpdy İltisakı İltisakının Parasal İfa Örgütü

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... Kurulu / ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, görevden uzaklaştırıldığı █████/2016 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
: FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir ilgisinin, irtibatının veya iltisakının bulunmadığı, görevini hukuka uygun olarak ifa ettiği, dava konusu kararda hakkındaki isnatların belirtilmeden terör örgütüyle irtibatı, iltisakı veya mensubiyeti olduğu gerekçesiyle işlem tesis edildiği, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda öngörülen hakim ve savcılar hakkında yapılacak inceleme ve soruşturma usulüne ilişkin hükümlere riayet edilmeden, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan meslekten çıkarıldığı ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.DAVALININ SAVUNMASI
:Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, görevden uzaklaştırıldığı █████/2016 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine, davacının görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş olup, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla temyize konu kararın iptal ve kabule ilişkin kısımları bozulmuştur.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. bendi ile 50. maddesinin 5. bendinde, Danıştay'ın ilk derece Mahkemesi sıfatıyla baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen kararlara uyulmasının zorunlu olduğu kuralı yer almaktadır.Bu nedenle, Danıştay'ın ilk derece Mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı Danıştay dava dairelerince ısrar edilmesi olanağı bulunmadığından, bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, davanın kısmen iptali, kısmen incelenmeksizin reddi yolunda verilen █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararın, iptaline ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, bozulan kısım yönünden gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.Bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının görevden uzaklaştırıldığı █████/2016 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.Öte yandan, davacının ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının ve bu kararın kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararların tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki NiteliğiDairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının ve bu kararın kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.2) Kişiselleştirme ve Delillerin DeğerlendirilmesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemlerin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirilerek Dairemizce verilen █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararda;Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, tanık ifadelerinde; davacının Çorum Adliyesinde görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY terör örgütü mensubu hakim-savcılarla görüştüğünün ve samimi olduğunun, davacının 2014 yılı HSK seçimleri döneminde bağımsız aday olduğu ve FETÖ/PDY terör örgütü tarafından mensuplarının kendisine oy vereceği vaadinde bulunulduğu ancak söz verilen bu oyların verilmediği beyan edildiği görülmekte ise de; davacıyı örgütle ilişkilendirecek veya örgütsel amaçlarla örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğine dair herhangi bir bilgi ve açıklamaya yer verilmediği gibi, bir kısım tanık ifadelerinde de, davacının terör örgütü ile bağının bulunmadığı, terör örgütünü eleştirdiği, örgütün oy toplamak ve YBP adaylarının oylarını bölmek için davacıyı kullandığı yönünde ifadelere de yer verildiği, bu nedenle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve/veya iltisakına yönelik somut herhangi bir bilgi içermeyen tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,HTS kaydı yönünden, davacının cep telefonuna ait HTS kayıtları, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine dair kararda yer alan tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları isnadıyla işlem yapılan kişilerle ve ByLock isimli programı kullanan kişilerle görüşmelerinin örgütsel irtibat ve faaliyet kapsamında gerçekleştirildiği somut verilerle ispatlanamadığından, bahse konu görüşmelerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacının Yabancı Dil Eğitim Projesi kapsamında yurt dışında görevlendirilmesi yönünden, davalı idare tarafından, Adli ve İdari Kapasitenin Güçlendirilmesi Amacıyla Hakimlerin Yabancı Dil Eğitim Projesi kapsamında 2010-2011 yılları arasında yurt dışına gönderilen davacının, örgütsel saikle hareket edilerek FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak veya irtibatının bulunması nedeniyle söz konusu yurt dışı ziyaretine gönderildiğine dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde FETÖ/PDY iltisaklı veya irtibatlı kişiler kapsamında yüksek lisans yapması ve ilişiğinin kesilmesine ilişkin bilgi yönünden, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının içeriğinde, Adalet Bakanlığı personeli olup da Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yüksek lisans ya da doktora eğitimi yaparken Enstitüden ilişiği kesilenlerin Ek-1 listesinde gönderildiği belirtildikten sonra █████/2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü unsurları tarafından gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin ardından, █████/1983 tarih ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine istinaden █████/2016 tarihinde Olağanüstü Hal ilan edilmesi ve bu kapsamda çıkarılan 667 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alman Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”nin “Yargı mensuplan ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen... hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir.” hükmü gereğince ekli listelerdeki öğrenciler veya mezunlar hakkında FETÖ-PDY terör örgütü ile bağlantısı veya iltisakı bulunduğu veya bu yapıyla birlikte hareket ettikleri değerlendirilenlerin disiplin işlemlerine esas tutulmak üzere isimlerinin Enstitü Başkanlıklarına bildirilmesinin istendiği, bu listede yer alan isimlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı husunda bir değerlendirmeye yer verilmediği, davalı idare tarafından da dava dosyasına davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans eğitimi yapmasında ve ilişiğinin kesilmesinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının etkili olduğuna yönelik somut bilgi ve belgenin sunulmadığının görüldüğü,Netice itibarıyla, davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans eğitimi yapmasının ve ilişiğinin kesilmesinin örgütsel bir eylemin sonucu olduğuna yönelik davalı idare tarafından dosyaya herhangi bir bilgi-belge sunulmadığından bu iddianın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, ... no'lu GSM hattının ve Emniyet Genel Müdürlüğünce davacı tarafından kullanılmadığı değerlendirilen ... no'lu GSM hattının, (3) ayrı tarihte toplam (3) kez ankesör/sabit hattan aranmış olmasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Ünvanlı görev yönünden, davacının Adalet Müfettişliğine ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle, örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla atandığına ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,Sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde yapılan █████/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta; davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden, söz konusu soruşturmanın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin █████/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da, davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin gerektiği,Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun █████/2016 tarih ve ████████ sayılı kararının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;Davacı hakkındaki tanık beyanları şu şekildedir:Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan A.Ç. isimli şahsa ait, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tarihsiz tanık ifade tutanağı; "...HSYK seçimlerinde aday olan Hakim (...) ... oy istemek amacıyla odama gelmişti. Kapıyı açtığımda hemen arkasında 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı S.S.'nin korumasını gördüm. ... oy istemek amacıyla bana kartını uzattı. Ben de kendisine "kartnı da al geldiğin gibi git, sen bağımsız aday değilsin"dedim. Bana bağımsız aday olduğunu söyledi. Ben de kendisine "arkanda kimlerin olduğu belli" dedim. Daha sonra hakim ... adliyemize hakim olarak atandı ve paralelci olduğunu bildiğimiz hakim ve savcılarla Birlikte dolaşıyor ve birlikte hareket ediyordu.";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan H.Y. isimli şahsa ait, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli tanık ifade tutanağı; "...HSYK seçimlerinde aday olan ancak ikiyüz küsür oy alabilen seçimden sonra da Çorum hakimi olarak atanan ... seçim için adliyeye geldiğinde benim odama kendisini S.S. Getirmişti.Seçimde Çorum Adliyesinden ...'a hiç oy çıkmadı.... uygulama otelinde kalıyordu, haklarında işlem yapılan diğer hakim savcılarla samimiydi, birlikte hareket ediyordu, F.S. geldiğinde onunla da samimi oldular...";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan Ö.F.Y. isimli şahsa ait, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli tanık ifade tutanağı; "... ..., bahsettiğim grupla birlikte hareket etmesine karşın cemaate yönelikte çok sert eleştirilerde bulunuyordu.Haksızlığa uğradığını Anayasal hakkını kullandığını söylüyordu.İkili bir görüşmemizde hatırladığım kadarıyla S.M.'nin kendisine cemaat adına 3000-3500 oy sözü verdiğini ancak cemaatin kendisine yakışanı yaparak söz verdiği oyları vermediğini, buna rağmen kendi arkadaşlarının kendisini Çorum'a göndermemesi gerektiğini söyledi.FETÖ üyesi olduğunu düşünmüyorum.Ancak makam ve mevki hırsıyla kendisine söz verilen oyların büyüsüne kapıldığını düşünüyorum....'ın adliyemizi seçim öncesi ziyaretinde kendisine yardımcı olan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı S.S.'a, seçim sonrası ... Çorum'a atanınca, Çorum'dan kendisine hiç oy çıkmadığını, bir de adliyeyi dolaştırdığını söylemiştim.S.S. de espiri ile "keşke bir oy çıksaydı, ben sahiplenirdim." demişti. Kendisine cemaat adına verilen söz sebebiyle S.S.'nin seçim öncesi adliyede ...'a ilgi gösterdiğini düşünüyorum...";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan B.A. isimli şahsa ait, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli tanık ifade tutanağı; "...32-...:2014 yılı HSYK seçimlerinden sonra çıkan kararname ile Çorum Hakimliği görevine atanmıştı.HSYK seçimlerinde üye adayı olduğunu ve 250 civarında oy aldığını sonradan duymuştum.Yine seçim zamanı Çorum Adliyesine geldiğini, kendisini Adliyede ...Ağır Ceza Mahkemesi başkanı S.S.'nin hakim-savcıları gezdirdiğini duymuştum.Anladığım kadarıyla hakim bey hiyerarşik olarak örgüt içerisinde yer almamasına rağmen örgütle iltisaklı kişilerle seçimden önce yaptığı görüşmeler neticesi HSYK üye adayı olmuştu ancak yine sonradan anladığım kadarıyla cemaatçi hakim ve savcılar kendisine daha önceden verdikleri oy sözünü yerine getirmediklerinden üye seçilememişti.Çorum Adliyesinde görev yaptığı dönem içerisinde cemaat ile iltisaklı hakim ve savcılarla vaktini geçirirdi ancak yukarıda da belirttiğim gibi cemaat ile organik bir bağı olmadığını düşünmekteyim..." ;Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan E.A. isimli şahsa ait, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tarihsiz tanık ifade tutanağı; "...... konusunda emin olmamakla birlikte diğerleri ortak hareket etme ve benzer düşünce ve söylemleriyle sanki kendi aralarında özel bir bağ olduğu izlenimi ve kanaati uyandırıyordu.... bazı yönleri ile bu şahıslardan ayrılıyordu...... 2014 yılı HSYK seçimlerinden sonra Çorum Adliyesine tayin olmuştu.Kendisinin 2014 yılı HSYK seçimlerinde bağımsız aday olduğunu biliyorum.Çünkü kendisi oy istemek için adliyemize geldiğinde benim odamı da ziyaret etmişti.Kendisi için bir oy istemişti.Diğer örgütle bağlantılı adaylar için oy istemedi....Çorum'a tayin edildikten sonra kendisi diğer arkadaşlarla birlikte kaldığımız Çorum uygulama otelinde kaldı.Mevcut HSYK'ya, sisteme karşı muhalif söylemleri vardı.Kendisine haksızlık edildiğini iddia ediyordu.Başsavcı ve Komisyon Başkanına karşı muhalif söylemlerini duymadım.Yukarıda belirttiğim grupla birlikte gezerdi.Ama onlarla birlikte irtibatlı olduğu veya onlarla birlikte hareket ettiği konusundan benim kesin bir bilgim yoktur...bazen otelde oturup çay içerken mevcut HSYK'yı eleştirirdi.Yargıda Birlik Platformunu eleştirirdi.Ama bazen kendisinin FETÖ örgütünü zaman zaman eleştirdiğini de duydum...";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan M.F.D. isimli şahsa ait, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli ifade tutanağı; "...25-... adlı kişiyi bildiğim kadarıyla HSYK seçimlerinden sonra çalıştığım Çorum adliyesine hakim olarak tayin edilmişti.Kendisini HSYK seçimlerinde bağımsız aday olduğunu biliyorum.Yargıda Birlik platformunun çalışmalarını ve seçim yapılış şeklini kendi açısından eleştiri mahiyetinde beyanlarına tanık oldum...";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan İ.S. isimli şahsa ait, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli tanık ifade tutanağı; "...Seçim sürecinde adliyede başlayan ayrışma, seçimden sonra derinleşerek devam etti.Daha önce ünvanlı görevlerde çalışırken Çorum'a atanan hakim ve savcıların katılımıyla bu ayrışma yoğunlaştı.Haklarında işlem yapılan hakim ve Cumhuriyet savcıları bariz bir şekilde birlikte hareket edip, aynı söylemleri dile getiriyorlardı.Bu meslektaşların hiçbiri cemaate yakın olduklarına dair bir şey söylemiyorlardı.Mağdur olduklarından bahsediyorlardı.Bu şekilde Çorum'a atanan hakim ve savcılardan H.S. ve ... dan bir gün şartların değişeceği, hesap sorulacağı tarzda söylemler duydum.... hem HSYK ve hükümete hem de cemaate karşı şiddetli tepki içeren konuşmalar yapıyordu...";Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan S.S. isimli şahsa ait, Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli şüpheli ifade tutanağı; "......'ın gezdirme taleplerini kabul etmedim...Bir kaç yere ziyaret yaparak bağımsızlar için çalıştığım görüntüsü vermeye çalıştım...";Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan R.B. isimli şahsa ait, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli tanık ifade tutanağı; "...adaylarına oy alamayacakları endişesi ile listelerinde yer almayan ...'a da nezaket ederek kıymetli bir büyükleri olduğunu ve en azından bir oy vermemizi talep ettiklerine şahit oldum, ancak seçim sonrasında trajikomik bir şekilde ...'a Çorum adliyesinde hiç oy çıkmadı.Yani adını hiç duymadığım ...'a refakat eden ve cemaat listesini destekleyen Hakim-Savcılar dahi oy vermedi..";Aynı şahsın Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "...Çorum Hakimi ..., HSYK seçimlerinden sonraki süreçte Çorum'a tayini çıkan hakimlerdendir.Kendisinin bu örgütle bir fiili ve fikri birlikteliği olduğunu zannetmiyorum.Ancak seçim öncesinde kendisinin cemaat mensubu hakim ve savcıların oy toplamak için Yargıda Birlik Platformunun oyunu bölmek için kullanmaya çalıştıklarını tespit ettik.Ancak Çorum'dan hiç oy almadı.FETÖ/PDY mensubu olsaydı mutlaka ona oy vermeleri gerektiğini düşünüyorum.Seçimden sonra da ... daha çok onlarla oturup kalkmıştır...";Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan İ.O. isimli şahsa ait, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli şüpheli ifade tutanağı; "...Her bağımsız aday cemaat mensubu değildir, cemaat mensubu olmayan bir çok aday da vardır, Bu kişilerin cemaat ile iş birliği yapmadığını biliyorum.Bunlar ..., H.T., M.G. ve A.B. dır.".Davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait hizmet belgesinin incelenmesinden; davacının Samandağ Hakimi olarak yapmakta iken █████/2005 tarihinde Adalet Müfettişi olarak; █████/2012 tarihinde ise Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak; █████/2014 tarihinde ise Çorum Hakimi olarak atamasının yapıldığı görülmüştür.Ayrıca, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının, Adli ve İdari Kapasitenin Güçlendirilmesi Amacıyla Hakimlerin Yabancı Dil Eğitim Projesi kapsamında 2010-2011 yılları arasında yurt dışına gönderildiği anlaşılmıştır.Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacının 2014 yılı HSK seçimleri döneminde bağımsız aday olduğuna, bu dönemde adliyede FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu bilinen S.S. tarafından gezdirildiğine, anılan örgüt tarafından, mensuplarının kendisine oy vereceği vaadinde bulunulduğuna, örgüt mensuplarınca davacı için oy talep edildiğine, seçim sonrası atandığı Çorum Adliyesinde görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY terör örgütü mensubu hakim ve savcılarla samimi olduğuna ve birlikte hareket ettiğine yönelik tanık beyanları; örgütün etkin olduğu dönemde adalet müfettişi ve Yargıtay Cumhuriyet savcısı olarak atanması, etkisinin kırılmasından sonra ise Yargıtay Cumhuriyet savcılığı görevinden alınması; yine örgütün etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimi projesi kapsamında yurt dışına gönderilmesi hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır...... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararında; davacının 2014 yılı HSK seçimleri döneminde bağımsız aday olduğuna, bu dönemde adliyede FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu bilinen S.S. tarafından gezdirildiğine, anılan örgüt tarafından, mensuplarının kendisine oy vereceği vaadinde bulunulduğuna, örgüt mensuplarınca davacı için oy talep edildiğine, seçim sonrası atandığı Çorum Adliyesinde görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY terör örgütü mensubu hakim ve savcılarla samimi olduğuna ve birlikte hareket ettiğine yönelik tanık beyanları; örgütün etkin olduğu dönemde adalet müfettişi ve Yargıtay Cumhuriyet savcısı olarak atanması, etkisinin kırılmasından sonra ise Yargıtay Cumhuriyet savcılığı görevinden alınması; yine örgütün etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimi projesi kapsamında yurt dışına gönderilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,1. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.