Anahtar kelimeler: İlerlerken Çarpmış Gerisinde Arkadan Çarpışması Otomotive Hasarlı Oto Eylemden Metre

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...A.Ş.'ye ait ... plaka sayılı araç, 04.07.2018 tarihinde, işletenin ... Oto Tic. Ve San. A.Ş. sürücüsünün ... ..., sigortacısının ise ... Sigorta A.Ş olduğu ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... adresi 100 metre gerisinde ilerlerken, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı davalı ... Otomotiv'e ait davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkiline ait araca arkadan çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ... ...'un müvekkiline ait araca, aracın kontrolünü kaybederek arkadan çarptığını ikrar ettiğini, davalı sürücünün bu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza sonucunda müvekkiline ait araçta yapılan onarımın toplam bedelinin 6.230,40-TL olduğunu, kaza neticesinde davalı sürücünün kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu hasar karşılandığı halde davalıların müvekkili şirketin talebini karşılamadığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ...'un kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğinden TBK m. 49 gereğince zarardan sorumlu olacağını, KTK 85/V. Maddesince “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükmü gereğince ... Otomotiv Tic. San. A.Ş. işbu kazadan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, bu nedenle söz konusu zararın giderilmesi amacıyla davalılara 6.230,40-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.866,69- TL faiz olmak üzere toplam 8.097,09-TL üzerinden .... İcra Müdürlüğü’ nün 2020/... Esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’ den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazimatına, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak davacının vekiline █████/2018 tarihinde 12.151,82 TL, 588,32 TL, 683,84 TL ve 466,02 TL yedek parça tedarik ödemesi, █████/2018 tarihinde 2.950,00 TL tedarik anlaşmalı servis ödemesi, █████/2018 tarihinde 5.280,00 TL hasar tazminatı ve █████/2020 tarihinde 950,40 TL kdv ödemesi yaptığını, işbu nedenle bakiye herhangi bir zararının kabulü mümkün olmamakla birlikte mahkeme aksi kanaate ise de müvekkili şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerektiğini, ilgili zararlar nedeniyle müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın tümden reddinin gerektiğini, mahkeme tarafından yapılacak yargılama ve inceleme neticesinde hasara ilişkin zarar miktarının belirlenecek olması hasebiyle, davacı vekili tarafından talep edilen tutarın likit olmamasından kaynaklı olarak talep edilen icra inkar tazminatının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, başvuru sahibinin tazminat taleplerinde talep edebileceği faizin yasal faiz olduğunu, tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu trafik kazasına karışan ve sürücüsü diğer davalı ... ... olan ... plakalı araç müvekkili ... OTOMOTİV TİC. SAN. A.Ş. tarafından davanın ihbarı talep olunan ... A.Ş.'ye uzun dönem kiralama sözleşmesiyle kiralanmış olduğunu, bu bakımda davalı müvekkilin ... plakalı araç hakkında işleten sıfatı bulunmamaktadır ve müvekkili şirkete davada husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde sigorta tahkim kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, diğer yandan ilgili davaya konu talep bakımından zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden, kusur yönünden müvekkili şirkete davada husumet yönetilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki yargılamada işleten sıfatına sahip olmadığı tarafınca dosyaya sunulan uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ve ek protokol ile ispatlandığını, ancak iddialarının aksi yönde görüş oluşması ihtimaline binaen, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesini talep ettiklerini, aracın işleteninin aracı uzun dönem kiralayarak işleten ... AŞ olduğunu, bunun tespitinin yapılması gerektiğini, davacı yanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu tutanakla belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranlarında aleyhe yer alan hususların taraflarınca kabul edilmediğini, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, bilindiği üzere kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya başka bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiği durumlarda araç işleteninin ve sürücünün tazminat ödeme yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, davaya konu olayda kazanın gerçekleştiği esnada, kaza mahallindeki yol şartlarının hali ve yol ile geçitlerde bulunması gereken uyarıcı işaret ve levhaların bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, ilgili kazanın gerçekleşmesinde Karayolları Müdürlüğü yahut ilgili bedeliyenin ihlalinin ve ihmalinin bulunduğunun tespiti halinde, bu kurumun sorumluluğuna gidilmesi gerekeceğini, öte yandan davacı yan adına kayıtlı aracın trafik ve hasar kayıtlarının tramer bilgilerinin teminin sağlanması ve araçta oluştuğu iddia edilen hasarın ve hasarın giderilmesi için yapılan işlemlerin aracın tüm geçmişi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu olayda kaza sırasında kullanılan ... plakalı araç hakkında hem zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi hem de genişletilmiş kasko poliçesinin mevcut olduğunu, bu nedenle sigorta poliçesinin muhatabının ... Sigorta AŞ olduğu ve aracın kaza anında sigortalı olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen davacının taleplerinin sigorta şirketinden talep etmek yerine müvekkiline yöneltmelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin işleten sıfatına sahip olup olmadığı hususunda yeterli kanaati oluşturulamaması ihtimaline binaen, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin yerinde incelenmesi talep ettiklerini, davanın, kazaya karışan aracın işleteni ... A.Ş.'ye (...) ihbarına, davacının maliki bulunduğu ... plakalı aracın trafik kayıtlarının, TRAMER kayıtlarının, önceki zamanlarda karışmış olduğu kazaların; kısacası bahsi geçen aracın geçmişine ilişkin bilginin temini amacıyla...'ne (Adres : ...) müzekkere yazılmasına, ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak poliçe numaraları belirtilen ZMMS Poliçesi ve Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında davacı yana ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, Kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla müvekkili işleten olmadığından, müvekkili yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; Davacıya ait ... plakalı aracın 04.07.2018 tarihinde davalı ... otomotiv işleteni olduğu, davalı ...'nın sevk ve idaresinde iken meydana geldiği iddia edilen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle meydana gelen onarım bedeline ilişkin zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, .... İcra Dairesinin 2020/... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında, toplanmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2020/... Esas sayılı dosyasında; davacının davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş. ... ... aleyhlerine █████/2020 tarihinde toplam 8.097,09 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"1. Dava konusu kazanın meydana gelişinde;
- ... plaka no'lu aracın sürücüsü davalı ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu,
- ... plaka no'lu aracın sürücü ...'ün (davacının aracının sürücüsü) nun KUSURSUZ olduğu,
- ... plaka no'lu aracın sürücüsünün KUSURSUZ olduğu,
2.Dava konusu ... plaka no'lu araçta hasar onarım bedeli 22.604,38 TL. Olarak hesaplanmış olup, tüm onarım bedeli faturalanmış olduğu, yedek parça faturası 13.423,98TL.'nin ve şase işçilik faturası 2.950 TL.'nin davalı ... Sigorta A.Ş. adına düzenlendiği yani bu faturalar davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği,
Dava konusu 6.230,40 TL. davacı şirket adına kesilmiş olduğu, davacı bu bedelle davalı tarafı icraya verdiği,
-Fakat davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından█████/2018 tarihinde davacı ...A.Ş.'ye yazmış olduğu yazıda ...'na EFT ile 5.280 TL. █████/2018 tarihinde gönderilmiş olduğunu,
-Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından13/9/2020 tarihinde davacı ...A.Ş.'ye yazmış olduğu yazıda ...'na EFT ile 950,40 TL. █████/2020 tarihinde gönderilmiş olduğunu,
-Her iki ödemeye ait gönderi makbuzu dava dosyasına sunulmuş olduğu,
-Takip öncesi ve sonrası davacı tarafa yapılan kısmi ödemeler sonrası İşbu raporun Mali İnceleme başlığı altında yapılan hesaplamalar sonrasında (TBK. 100 uyarınca) 13.12.2020 tarihi itibariyle davacının 276.95 TL asıl alacağı kaldığı ve 13.12.2020 tarihinden itibaren talebe uygun olarak %13,75 Ticari faiz ile birlikte alacak talep edilebileceği,
-Davacının fazla taleplerinin yerinde olmadığı,
-Tarafların diğer talepleri (Vekalet ücreti, haeç ve masraflar vb...) Mahkemeniz takdirlerinde olduğu,
-Davacının, tespit edilen bakiye zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği,
-İşleten sıfatı değişikliği hususunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu," şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,
6.1. Davalı sigorta şirketi yönünden 10.07.2018 hasar ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası 20.07.2018 tarihi temerrüt tarihi kabul edilmek suretiyle, davalı sigorta şirketinin tacir olduğu ve hasar ödemesinin de ticari iş olduğu kabulü ile 14.12.2018 tarihinde yapılan 5.280,00TL ve 13.12.2020 tarihinde yapılan 950,40TL ödemeler TBK 100 gereği öncelikle faiz ve takip masraflarına sayılmak suretiyle dava konusu takip kapsamında bakiye 2.761,68TL asıl alacak hesaplandığı,
6.2. Davalı işleten ve sürücü yönünden 04.07.2018 hasar tarih haksız fiil tarihi olduğundan 04.07.2018 tarihi temerrüt tarihi kabul edilmek suretiyle, davalı sigorta şirketinin tacir olduğu ve hasar ödemesinin de ticari iş olduğu kabulü ile davalı sigorta şirketi tarafından 14.12.2018 tarihinde yapılan 5.280,00TL ve 13.12.2020 tarihinde yapılan 950,40TL ödemeler TBK 100 gereği öncelikle faiz ve takip masraflarına sayılmak suretiyle dava konusu takip kapsamında bakiye 2.031,25TL asıl alacak hesaplandığı,.." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Huzurdaki davada; dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/... Esas sayılı takip dosyası, ödeme kayıtları ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça dava konusu trafik kazası nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 6.230,40 TL asıl alacak ile işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafların itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında mevcut ödeme dekontları, taraf beyanları ve bilirkişi incelemeleri uyarınca; dava konusu hasar bedeline ilişkin olarak davacı tarafça takip tarihinden önce 14.12.2018 tarihinde 5.280,00 TL, ayrıca 13.12.2020 tarihinde 950,40 TL ödeme alındığı sabittir. Buna rağmen davacı tarafça icra takibinde söz konusu ödemelerin mahsup edilmediği, takip talebinin 6.230,40 TL asıl alacak ve buna bağlı işlemiş faiz üzerinden oluşturulduğu, dava açılırken de takipte ödenen alacak miktarları göz önünde bulundurularak TBK 100. Maddesine göre hesaplama yapılması isteminde bulunmadığı, dava dilekçesinde TBK’nın 100. maddesi kapsamında yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve ferilere mahsup edildiğine ilişkin açık bir hukuki ve maddi açıklamaya yer verilmediği görülmüştür. İtirazın iptali davası açılmasındaki amaç takibe yapılan itiraz nedeniyle durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı ile elde edilmek istenen nihai sonuç borcun ödenmesidir. İtiraz üzerine takip durduktan sonra borcun ödenmesi halinde de takip neticesinde elde edilmek istenen borcun ödenmesine ilişkin emel nihayete ermiş olacaktır. Dava açılmadan önce borcun ödendiği hallerde alacaklının ödenen miktar bakımından dava açmakta hukuki yararı da bulunmamaktadır. (Aynı yönde emsal içtihat Yargıtay 13. Hukuk Dairesi █████████ Esas, ██████████ Karar)
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında TBK m.100 kapsamında çeşitli mahsup hesaplamaları yapılmış ise de davanın TBK 100. Maddesine göre kalan miktarın tahsili istemli ikame edilmediği, gerek icra takibi öncesi gerekse dava öncesi davaya konu borcun ödendiği anlaşıldığından ve her ne kadar davacı tarafça sonradan TBK m.100 kapsamında yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davanın dayanağı icra takibinin mevcut ödeme durumunu yansıtmayacak şekilde oluşturulduğu, takip tarihi itibarıyla önemli ölçüde ifa edilmiş alacak kalemlerinin de takip konusu yapıldığı, davacının gerçek bakiye alacağını yöntemince ortaya koyamadığı, bu hususun alınan bilirkişi raporlarıyla da aydınlatılamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacı tarafça takip tarihi itibarıyla mevcut olduğu ileri sürülen alacağın varlığı ve miktarı usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinden, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın düşümü sonucu kalan 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 8.097,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
6-Devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş. Vekilinin ve ihbar olunan ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!