Anahtar kelimeler: Ergani Susuz İşlemiyle İçme Dsi İfraz Suyu Vasfıyla Hükmen Askı

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ergani 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 26... parsel sayılı taşınmazın 10.275,90 metrekare yüzölçümü ve susuz tarla vasfıyla 05.08.2009-Tesis Kadastrosu işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği, taşınmazın ifraz neticesinde 2 26... ve 29 parsel olduğu, taşınmazlar davalı ... adına kayıtlı iken dava konusu 2 26... parsel (916, 76... -İçme Suyu Hattı) sayılı taşınmazın kamulaştırma neticesinde 06.01.2016 tarihinde hükmen DSİ adına tescil edildiği; 2 26... parsel sayılı taşınmazın 8.491,99 metrekare yüzölçümü ve bağ vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastronun kesinleştiği, taşınmazın ifraz neticesinde 2 26... ve 31 parsel olduğu, taşınmazlar davalı ... adına kayıtlı iken dava konusu 2 26... parsel (650, 89... -İçme Suyu Hattı) sayılı taşınmazın kamulaştırma neticesinde 06.01.2016 tarihinde hükmen DSİ adına tescil edildiği; 2 27... parsel sayılı taşınmazın 1.308,44 metrekare yüzölçümü ve bahçe vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden davalı ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastronun kesinleştiği, taşınmazın ifraz neticesinde 2 27... ve 13 parsel olduğu, taşınmazlar davalı ... adına kayıtlı iken dava konusu 2 27... parsel (197, 78... -İçme Suyu Hattı) sayılı taşınmazın kamulaştırma neticesinde 06.01.2016 tarihinde hükmen DSİ adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 10... , 1 19... , 1 23... , 1 40... , 1 17... , 1 40... , 1 11... , 1 11... , 1 11... , 1 17... ,1 60... parsel, ... Mahallesi 1 11... , 1 10... , 1 13... , 6, 7, 1 12... ve 8 parsel, Kemaliye Mahallesi 17 26... , 17 26... , 10 81... , 10 81... parsel, Kemertaş Mahallesi 4 ada 12 parsel, Yakacık Mahallesi 2 10... , 2 27... , 2 27... , 2 27... , 2 26... , 2 26... , 2 26... , 2 26... , 2 27... ve 2 27... parsel sayılı taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı bulunduğunu, ancak taşınmazların evveliyatında dedesi olan muris ...'e ait olduğunu, ...'in ise annesi olan ...'in babası olduğunu, davalıların her nasılsa bu taşınmazları senet ve hile ile kadastro sırasında kendi adlarına tespit ettirdiklerini, dava konusu ettiği taşınmazlarda annesi olan ...'den dolayı tüm çocuklarının hakları olduğunu ileri sürerek davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların tapusunun iptali ile haklarına düşen miktarın adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 03.12.2018 tarihli ıslahla davalı ... adına kayıtlı 1 17... , 1 40... ; davalı ... adına kayıtlı 1 11... , 1 11... parsel ile davalı ... adına kayıtlı 2 27... , 2 26... , 2 26... ve 2 27... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 26... , 2 26... ve 2 27... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma öncesi mülkiyetinin ve kadastro öncesi sebeplere dayalı gerçek malikinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 07.05.2019 tarihli celsede 2 26... ve 31 parseller ile 2 27... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tefrik kararı verilmiş olup, anılan taşınmazlar yönünden tefrik kararı verilmiş olup, eldeki davada anılan taşınmazlar yönünden yargılamaya devam edilmiştir.Davalı ...; davanın yasal bir dayanağı olmadığını, davacıyı tanımadığını, mirasçısı da olmadığını, adına kayıtlı taşınmazların bir kısmı konut olup arsasını belirli kişilerden satın aldığını ve üzerine konut yaptığını, diğer parsellerin ise dedesi ve babasından intikal ettiğini, 60 yıldan fazla süredir tasarrufları altında olduğunu miras yoluyla intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; davanın yasal bir dayanağı olmadığını, davacıyı tanımadığını, mirasçısı da olmadığını, adına kayıtlı bulunan parsellerin kendisine dedesi ve babasından intikal ettiğini, 60 yıldan fazla süredir tasarrufları altında olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın kamulaştırılmadan önceki maliklerini taraf olarak göstererek sebepsiz zenginleşme nedeniyle eda talepli tazminat davası açma imkanı varken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının atalarından kaldığını iddia ettiği çekişme konusu taşınmazlar bakımından adına tapuya tescil talepli dava açtığı, davacının, duruşmada taşınmazların 1/4'ünün kendisine ait olduğunu ifade ettiği, davacı vekili davayı açıklayan 20.09.2018 tarihli dilekçesinde taşınmazların davacı adına tespitini talep ettiği, terekeye dahil bir taşınmaz için bir mirasçının tek başına terekeye göre 3. kişi konumunda bulunan biri aleyhine miras payının adına tescili istemiyle dava açmasının hukuken mümkün olmadığı, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği, bu halde mirasçılardan bir kısmının, kendi payları hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davanın diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya davanın terekeye temsilci atanması suretiyle sonuçlandırılmasına olanak olmadığı, nitekim davacı tarafından açılan davanın tefrik edilmeyen parseller yönünden bu gerekçe ile reddedildiği ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ tarihli kararı ile onandığı, Yerel Mahkeme tarafından davanın aktif husumet nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ancak kamu düzenine ilişkin nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.