Anahtar kelimeler: Ksayılı Süreci Silahlı Milli Örgütüne Beşinci Olma Kararnamenin Terör Suçunu

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av....İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... K:...sayılı kararında; davacının, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği ve hakkında yürütülen adli yargılama ve idari inceleme esnasında toplanan deliller ve alınan ifadelerden örgüte üye olduğu hususunun sübuta erdiği dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile mensubiyet düzeyinde ilişkisinin olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, █████/2019 tarihinde düzenlenen bilgi alma tutanağında, davacıya sorulan FETÖ/PDY'ye müzahir üniversite, okul, dershane, etüt merkezi, kurs vb. eğitim-öğretim kurumunda okudunuz mu ve burs, yardım ve destek aldınız mı sorusuna davacı tarafından, burs kazanarak anafen dershanesine gittiğinin beyan edildiği, yine herhangi bir FETÖ/PDY yöneticisi, imamı, abisi, ablası ile ankesörlü, sabit veya normal cep telefonları üzerinden irtibat kurdunuz mu sorusuna "...Telefon numaramı değiştirmeme rağmen beni sürekli aradılar.." şeklinde cevap verildiği, davacıya okul ve meslek hayatınız boyunca size herhangi bir cemaat abisi atandı mı sorusuna ise, "...ifademde belirttiğim isimler var" şeklinde cevap verildiği, yine davacının hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak terör örgütü ile ilgili bildiklerini anlattığı, bu kapsamda verdiği ifadesinde, ortaokul 8. sınıfta örgüte ait Anafen dershanesine gittiğini, burayı burslu kazandığı için tercih ettiğini, aynı yıl örgüte ait öğrenci evlerine ders çalışmaya gittiğini, örgüt içerisinde kendisinden sorumlu olan M. isimli şahsın yönlendirmesi ve ders çalıştırmasıyla askeri okul sınavlarına hazırlandığını, 2005 yılında Bursa Işıklar Askeri Lisesini kazandığını, eğitime başladıktan sonra T. isimli kişinin kendisini sabit hattan aradığını ve bu şahısla Bursa ilinde ... Mah. bulunan bir evde görüştüğünü, görüşmelerin en az 6 ayda bir gerçekleştiğini, görüşmelerde örgüt liderinin kitaplarının okunduğunu, kasetlerinin izletildiğini, 2007 yılında yapılan görüşmelerin birinde devresi olan F.Y.'nin da evde olduğunu gördüğünü, T. isimli şahsın kendisini ankesörlü hatla aradığını, Kara Harp Okuluna geçtikten sonra A. isimli örgüt imamının kendisini sabit hattan aradığını, bu şahısla görüşmeye başladığını, Keçiören hastanesinin yakınında bir evde görüşmelerin devam ettiğini, ortalama ayda bir bu şahısla görüştüğünü, bu görüşmelerde de örgüt liderinin kitaplarının okunduğunu, görüşmelere gitmediği dönemlerde yüzbaşı N.E.'nin kendisini odasına çağırıp özel hayatı ile ilgili sorular sorduğunu, A. isimli kişinin de kendisini ankesörlü hatlardan aradığını, 2013 yılından sonra hiçbir irtibatı kalmadığını, beyan ettiği; sabit hatlardan sıklıkla arandığının, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma kapsamında soruşturması olan S.B. ile sabit hattan ardışık olarak arandığının, HTS kayıtları ile belirlendiği ve tanık olarak beyanları alınan S.B. ile H.T.'nin; davacıyı tanıdıklarını ve davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı olduğunu bildikleri yönünde beyanda bulundukları, bunun yanında hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılamada, .... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütü üyeliği sabit görülerek etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl 6 Ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına kararı verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın reddi üzerine kararın █████/2020 tarihinde kesinleştiği, davacının beyanları ile anılan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu anlaşıldığından, "terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ile iltisakı yahut irtibatı olduğu" gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde ve sonucu itibariyle Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava dilekçesinde İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesi uyarınca duruşma yapılmasının istenildiği ve talebine istinaden duruşma günü verildiği, yargılama sırasında görülen lüzum üzerine makul bir süre önce duruşmadan vazgeçildiğinin mahkemeye bildirildiği, duruşma yapılmasından vazgeçilerek dosya üzerinden karar verilmesi gerekirken bu talebinin dikkate alınmadığı ve aleyhine duruşmalı işler için belirlenen karşı vekâlet ücretine hükmedildiği, temyize konu işlem ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ağır disiplin yaptırımlarının uygulanmasında ceza hukuku ilkelerinin sağladığı güvencelerin uygulanması gerektiği, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit olmadıkça suçlu sayılamayacağı, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın bir mahkûmiyet çeşidi olmadığı ve hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade ettiği, ceza yargılaması aşamasında bütün bildiklerini içtenlikle anlattığı, ilk temasının 2004-2005 yıllarına dayandığı, örgüt ile tanışmasında ailesinin ekonomik durumunun etkili olduğu, askeri lise yıllarında bir takım kötü muamele ve zorlamalarla bu yapıyla irtibat kurmaya mecbur bırakıldığı, Harp Okulu döneminde aranmasına rağmen kimseyle görüşmediği, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra ankesörlü/sabit hattan herhangi bir aranmasının olmadığı, içeriği belli olmayan telefon görüşmelerinin örgütsel görüşme olduğuna yönelik delil olarak kullanılamayacağı, iletişimin suç oluşturduğundan söz edebilmek için mutlaka konuşma içerikleri veya konuşmanın bağlamı gibi makul bir gerekçeyle desteklenmesi gerektiği, cep telefonu hattına ilişkin HTS kayıtlarının mevzuata aykırı şekilde saklandığı ve aleyhine delil olarak kullanıldığı, nasıl ve nereden temin edildiği belli olmayan ve yasal dayanak olmaksızın BTK’ya yetki ve görev ihdas edilmek suretiyle hukuka aykırı deliller üretildiği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Davacının temyiz isteminin esasa ilişkin kısmı yönünden reddine, davalı idare lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise kabulüne karar verilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:UYUŞMAZLIĞIN ESASINA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:Hukuki Değerlendirme
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.DAVALI İDARE LEHİNE DURUŞMALI VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:Maddi Olay
:Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.... İdare Mahkemesinin...tarih ve E
:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Anılan kararın, davacı tarafından, davalı idare lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.İlgili Mevzuat
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinde; Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; temyiz ve istinaflarda duruşma yapılmasının tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı olduğu; duruşma talebinin, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği; Danıştay, mahkeme ve hakimin kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebileceği; duruşma davetiyelerinin duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderileceği hükümlerine yer verilmiştir.Aynı Kanun'un "İstinaf" başlığını taşıyan 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, aynı maddenin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması halinde istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, düzeltilmesi mümkün maddi yanlışlıkların bulunması halinde de gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında ise, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği düzenlenmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dava dosyasının incelenmesinden; dava dilekçesinde, davacı vekilince uyuşmazlığın duruşma yapılarak sonuçlandırılması talebinde bulunulduğu, Mahkemece █████/2020 tarihli duruşma davetiyesinin davacı vekiline █████/2020 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra █████/2020 tarihli duruşma talebinden vazgeçildiğine dair dilekçenin Mahkemeye sunulduğu, davacı vekilince duruşma talebinden vazgeçilmiş olmasına ve Mahkemece de re'sen duruşma açılmasına yönelik karar alınmamasına rağmen duruşma yapılarak davalı idare lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, davacının duruşma talebinden vazgeçmesine karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmak suretiyle davalı idare lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, istinaf başvurusunun Mahkeme kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının uyuşmazlığın esası yönünden temyiz isteminin reddine, duruşmalı vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin ise kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasa ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA,3. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının davalı idare lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde esas yönünden oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 17. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına tarafların talebi üzerine veya Mahkemece re'sen karar verilebileceği düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ile (3 Temmuz 2019 tarih) uyuşmazlığın duruşma yapılarak sonuçlandırılması talebinde bulunulduğu, Mahkemece yargılamanın son safhasında duruşma açılarak █████/2020 tarihli duruşma davetiyesinin davacıya █████/2020, davalı idareye █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacının tebliğden sonra █████/2020 tarihinde duruşma talebinden vazgeçtiklerine dair dilekçesini Mahkemeye sundukları anlaşılmaktadır.Duruşma talep eden tarafların iş bu hakkından vazgeçmesi mümkün ise de hiçbir hakkın süresiz kullanılması söz konusu olamayacaktır. Bu olayda da en fazla duruşma tebligatlarının öncesine kadar vazgeçilmesi haklarının iyi niyet çerçevesinde kullanılması gereğidir. Bu bağlamda duruşma günü tebligatlarının davalı idareye tebliğinden sonra artık vazgeçmeden söz edilemeyeceğinden duruşma açılarak gelen tarafla usulüne uygun duruşma yapılarak duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesi Avukatlık Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tarifenin sonucu olup, Mahkemece duruşma yapılarak karar verilmiş olması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen duruşmalı vekalet ücretinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve temyize konu kararın bu kısım yönünden de onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.