Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka 2019-M-9642 Sayılı YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin ██████████ sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfının olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-9642 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı gerçek kişi vekili, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 6/5. maddesi anlamında davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlığının ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmakla birlikte, gerekçeli kararda bu onuca ne şekilde ulaşıldığı hususunda yeterli bir açıklama bulunmadığından gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olan bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırılıp bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun esas alınmasının HMk 266. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin markaları kapsamında bulunan bir kısım mal ve hizmetler ile davalı markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında ayniyet, bir kısım mal ve hizmetler arasında ise, ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması halinde marka işaretleri arasındaki düşük derecedeki benzerliğe rağmen, markalar arasında iltibas tehlikesinin ortaya çıkabileceğini, marka işaretleri arasındaki küçük farklılıkların markaların farklılaşması için yeterli olmadığını, taraf markaları kısa kelime markası olmadığından aynı harfleri içeren müvekkilinin "..." ibareli markası ile davaya konu "..." markasının görsel ve işitsel olarak benzer olduklarını, oluşan bu benzerlik nedeniyle markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, Türkiyenin 81 ilinde 13.000'den fazla mağazada müvekkili tarafından piyasaya sürülen "..." markasının yoğun kullanım ile ayırt edicilik kazanmış, tanınmış marka vasfında olduğunu, "..." markasının davalı gerçek kişinin marka tescil başvurusundan önce yoğun ve sık bir şekilde kullanımı sonucu SMK m. 6/3 hükmü uyarınca davaya konu markanın tescilinin mümkün olmadığını ve müvekkilinin markası ile tesadüf olamayacak kadar benzer bir marka tercih edilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka 2019-M-9642 sayılı YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere "..." ve "..." ibareleri arasında bir kaç harfin ortaklığı söz konusu ise de, davaya konu markadaki U ve K harfleri ile davacının markasındaki X harfinin iki kelimeyi görsel ve işitsel olarak olarak ayırt etmeye yeterli olduğu, nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/4/2025 tarih ve █████████ E.-█████████K. sayılı ilamında davacının "..." ibareli markası ile "..." ibareli marka arasında benzerlik görülmediği ve davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlığı ve önceki kullanıma dayalı hak sahipliği iddiasının somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!