Anahtar kelimeler: Temyizleri Gözaltı Tutuklama Açılmadığından Süreç Görüşü Hukukî Koruma İstemlerinin Tedbirleri
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; kararın ortadan kaldırılarak maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın 19.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ve vekalet ücretinin 1.600,00 TL olarak verilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; takdir edilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük tutulduğuna, manevi tazminatın manevi zararı girebilecek şekilde verilmesi gerektiğine, ispat edilen maddi zararların ödenmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğine, davacı lehine verilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla olduğuna, vekalet ücretinin fazla hesaplandığına, faize hükmedilmesinin haksız olduğuna ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.10.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 25.10.2016 tarihinde tutuklandığı, 16.02.2017 tarihinde tahliye edildiği, 19.10.2016-16.02.2017 tarihleri arasında 120 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 06.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı vekiline 20.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, CMK'nın 142/1 maddesinde yer alan "karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" hükmünü taşımakla davacı vekiline 20.11.2017 tarihinde tebligatın yapıldığı, davanın 22.11.2018 tarihinde açıldığı, davanın 3 aylık sürede açılmadığı anlaşılmakla davacının açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Her ne kadar davacının 25.10.2016-16.02.2017 tarihlerinde tutuklu kaldığından bahisle hakkında manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluğun infaz gördüğüne dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!