Anahtar kelimeler: Satımdan Alımsatım Hizmete İtirazda İkame Faturanın İlamsız Ekinde Yazildiği Vermiş

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 21.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi söz konusu olduğu, müvekkil şirketin davalı şirkete vermiş olduğu hizmete istinaden dilekçe ekinde sunulan faturaları ikame etmiş olduğu, müvekkili şirket tarafından davalı şirket borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete fatura içeriğine dair herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi fatura bedeli ödemeler de yapılmadığı, faturanın ücretinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için 29.04.2025 tarihinde Bakırköy ..... İcra ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, 30.04.2025 tarihinde borçlu şirkete UETS üzerinden tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından 04.05.2025 tarihinde takibe, borca, ödeme emrine, takip konusu faturaya ve fatura muhteviyatına, tüm ferilerine, geçmiş gün faizine ve takip sonrası işleyecek faize itiraz edildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz asıl alacak yönünden haksız ve kötü niyetli olduğunu, itiraz edilen icra takibinin borçluya kesilen faturanun ve cari hesaba dayandığı, ödenmeyen faturanın, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olacağını, davalının kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, takip konusu alacağın, likit fatura alacağı olduğunu, davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyaya yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile işleyecek avans faiziyle birlikte takibin asıl alacak olan 67.411,92-TL üzerinden devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötüniyeti sabit olduğundan yasa gereği 67.411,92 TL alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle
: davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu aleyhe hususların tamamını reddettiklerini, açılan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine itiraz ettiklerini, davaya dayanak icra takibine yapılan itiraz yerinde olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davasına dayanak olarak sunduğu, deliller incelendiğinde alacak ilişkisini ortaya koyar nitelikte somut belge ibrazı söz konusu olmadığını, takibe dayanak olarak sunulan fatura dökümleri yargıtay kararları kapsamında tek başına alacak ilişkisini ortaya koymadığını ,davacının delil olarak dosyaya sunmuş olduğu diğer bilgi ve belgeler de davacının taleplerinde haklı olduğunu ortaya koyar nitelikte olmadığını, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davalı tarafın alacak taleplerini kabul etmediklerini, ticari ilişki kapsamında davacı şirketin müvekkili şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının tüm taleplerinin, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığından ötürü %20 kötüniyet tazminatının davacı tarafa yükletilmesine,
yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bakırköy ..... İcra dairesi ..... Esas sayılı icra takip dosyasından ..... Moda Kumaşçılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ..... Tekstil Giyim Ve Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 71.431,49 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 67.411,92-TL alacaklı oldukları, davacı tarafından davalı yana detayları 2023,2024 ve 2025 yıllarında toplam tutarı 676.411,92-TL olan 61 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı yana 2024 ve 2025 yılında toplam tutarı 609.000-TL olan çek ödemeleri yapılmış olduğu davacının kalan alacak tutarının (676.411,92 TL-609.000 TL) 67.411,92 TL olduğu, ilk Ödeme ilk fatura saydırıldığı zaman, davacı alacağının, davalı yana 2025 yılında düzenlenmiş toplam tutarı 67.411,92 TL olan 8 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, düzenlenmiş faturaların E-Fatura olduğu, İrsaliyelerin E-İrsaliye olduğu, E-Fatura sisteminden karşı tarafa teslim ediliyor olduğu, işbu faturaların ödeme vadelerinin 90 gün olduğu, icra takip tarihinde ödeme vadelerinin dolmamış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı alacağını oluşturan E-Faturaların içeriği kumaşların davalı tarafa teslimine ilişkin imzalı E-İrsaliyeye veya başka bir teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı alacağını oluşturan faturaların 2025 yılı faturaları olduğu, ancak dosyaya 2024 yılı BA BS bildirimlerinin sunulmuş olduğu, 2024 yılı BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş iade, satış niteliğinde fatura görülmemiş olduğu, Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde, tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlüklerinden 2023-2024 ve 2025 yılları karşılaştırmalı ve E-Faturalar dahil edilerek BA BS Bildirimlerinin sorgulanabileceği değerlendirilmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 67.411,92 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 67.411,92-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 13.482,38-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.604,91-TL harçtan davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 1.496,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.107,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.496,97-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.200,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip .....
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!