Anahtar kelimeler: Kurye Mesnetsiz Veyahut Hesaptan İtirazda Akdedilen Durduğunu Ödemediğini Cari Almış

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalı şirkete kurye hizmeti verildiğini, ticari ilişki çerçevesinde 01.01.2024-27.08.2024 döneminde cari hesaptan kaynaklanan 855.831,98 TL alacağın tahsili amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının müvekkili şirketten hizmet almış olduğu ancak ödemesi gereken tutarları ödemediğini, faturalara ilişkin bir iade veyahut itirazda da bulunulmadığını, dava konusu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, ödenmeyen tutarlar için aylık %3 vade farkı uygulanacağının sözleşmede belirlendiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; davalarının kabulü ile davalı itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların herhangi bir hizmetin karşılığı olmaksızın düzenlendiğini, dava konusu faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmin edilmemiş olduğunu, bu hususta takas-mahsup haklarının saklı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceğini, tüm bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen Kurye Hizmet Sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafından davalı aleyhine ... 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak faturalar nedeniyle davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili davalı ile aralarındaki hizmet sözleşmesi ilişkisi uyarınca davacının edimini yerine getirmesine rağmen, davalının bedel ödeme borcunu kısmen yerine getirmediğini, bir kısım fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, dava ve takip konusu faturaların ise ödenmediğini ileri sürerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket tarafından tedarik edilen hizmetlerin ayıplı olarak ifa edilmesi üzerine alınmayan hizmet bedeli olarak davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz edildiği ve davanın reddine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine █████/2024 tarihinde ... 21.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturaya dayalı cari şekilde işleyen hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturaya dayalı cari şekilde işleyen hesap alacağına dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, taraflara ticari defter ve kayıtların inceleneceği adres bilgilerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin de incelenmesi sureti ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahipleri lehine delil niteliğini haiz olup olmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından faturalara süresi içinde itiraz edilip edilmediği, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş iade faturası var ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip talebine dayanak faturaların tarafların bağlı oldukları Vergi Müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, tarafların ticari defterleri ile BA/BS formları arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, takip talebine konu edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Taraf şirketler arasında ... Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olduğu, Dosyaya sunulan faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, fatura borçlusunun davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, Davacı tarafından tanzim edilen faturalara ilişkin davalı tarafa hizmetin verildiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, İncelenen BA-BS Formlarında taraf şirketler arasında mutabakatsızlık olduğu, Davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarında; dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davalı şirketin 855.831,98 TL cari hesap borcu bulunduğu" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ve davacı defter ve kayıtlarının incelendiği, mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun da incelenmesi suretiyle davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından faturalara süresi içerisinde itiraz edilip edilmediği, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş iade faturası var ise bunun defterlerde kayıtlı olup olmadığı, takip talebine dayanak faturaların tarafların bağlı oldukları vergi dairelerine beyan edilip edilmediği, ticari defter kayıtlarında BA/BS formları arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, takip talebine konu edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı .... Şti.'nin 2024 hesap dönemine ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri'nin tamamı ... 2. Noterliği'nce ... tarihinde usulüne uygun biçimde tasdik ettirilmiş olup yevmiye defterinin kapanış tasdiki de 13.05.2025 tarihinde yaptırılmıştır. Defterlerin şekli anlamda VUK ve TTK hükümlerine uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Ancak ödeme kayıtlarının defterlere yansıtılmamış olması maddi anlamda eksikliğe yol açmaktadır. Bu durum HMK 222/3 maddesine göre taraf defterlerinin arasında uyum olmadığı sonucunu doğurmakta ve takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu görülmektedir. Davacı tarafından Ocak-A ğustos 2024 döneminde düzenlenen sekiz adet fatura (toplam 1.903.956,78TL KDV dahil), davalının 396.01.003- Diğer Satıcılar hesabı altındaki muavin defterine kayıtlıdır. Sekiz faturanın tamamı davalı defterlerine alınmıştır. Davalı tarafından söz konusu sekiz faturanın hiçbirine TTK md. 21/2 kapsamında sekiz günlük yasal süre içinde yazılı itirazda bulunulduğuna dair herhangi bir belgeye rastlanılamamıştır. İnceleme kapsamında bir adet iade faturası tespit edilmiştir: Davalı ... tarafından 18.10.2024 tarihinde davacının ... nolu faturasının (31.08.2024, 108.743,87 TL) iadesi olarak ... nolu e-fatura düzenlenmiştir. Bu iade faturası davalı defterlerine kayıtlı olmakla birlikte davacı defterlerine kayıt edilmemiştir. İcra takibi 28.08.2024 tarihinde başlatılmış olup iade faturası takipten sonra kesildiğinden icra alacağını etkilemez. Davacının Ocak-Mayıs 2024 dönemine ait beş faturası davacının BS formunda bildirilmiş olup toplam KDV hariç tutarı 1.091.673,93 TL'dir. Haziran-Ağustos 2024 dönemine ait faturalar VUK (Sıra No: ███████) kapsamındaki e-belge istisnası nedeniyle formlardan hariç tutulmuştur. Davalının 2024 yılı BA formunda davacıya ait herhangi bir alış bildirimi bulunmamaktadır; davalının BS formunda ise yalnızca iade faturasına (90.619,89 TL KDV hariç) yer verilmiştir. Davalı muavin defterinde fatura kayıtları yer almakla birlikte, 1.015.000,00 TL tutarındaki ödeme hareketleri defterlere hiçbir şekilde işlenmemiştir. Bu durum, davalı defterlerinin ödeme kayıtları açısından davacı ticari defterleriyle mutabık olmadığını göstermektedir. Söz konusu ödemeler davacı defterlerinde tahsilat olarak kayıtlı olup bu kayıtlar önceki bilirkişi raporu (09.11.2025, Nükhet Bağdatoğlu) tarafından da doğrulanmıştır. Davacı defterlerinde 27.08.2024 tarihi itibarıyla oluşan ve icra takibine esas teşkil eden 855.831,98 TL tutarındaki bakiye, tarafımızca da doğrulanmıştır. Buna göre, yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 855.831,98 TL (KDV dahil) alacağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Söz konusu alacağa uygulanacak faiz oranı ve hukuki nitelendirme Sayın Mahkeme'nin takdirindedir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye göre "...'nin elektronik/sistem/defter kayıtları bağlayıcı, münhasır ve kesin delil teşkil eder." maddesinin yer aldığı görülmektedir. Sonuç ve kanaatine varıldığı görülmektedir." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E....K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ...E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusunun, davacı tarafından, ... 21. İcra Dairesi'nin... Esas Sayılı takip dosyasıyla, taraflar arasında, ... Sözleşmesi kapsamında davalı şirketin takip konusu fatura bedellerini ödememesi nedeni ile fatura alacağından kaynaklanan cari hesap bakiye borcunun dayanak gösterilerek davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı tarafından satın alınan hizmetlere ilişkin davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle lehine delil niteliğini haiz olduğu, TTK m.21 kapsamında, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Dolayısıyla davalı tarafın bu faturanın içeriğini kabul etmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça, davacının sözleşme kapsamında hizmeti gereği gibi ifa etmediği davacının fatura alacağına konu tutar bakımından taleplerinin yerinde olmadığı savunmasında bulunulmuşsa da , davalı şirket tarafından ayıplı olduğu iddia edilen ifanın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, ayıp ihbarının yasal süre içerisinde yapılıp yapılmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı, davalının, TBK m.474 kapsamında usulüne uygun bir biçimde ayıp bildiriminde bulunmadığı, aksi yönde ispat yükümlülüğünün yukarıda belirtilen içtihatlar uyarınca davalı da olduğu kabul edilmelidir. Alınan her iki bilirkişi raporunda da davacı şirketin, dava konusu icra takip tarihi itibari ile davalı şirketten 855.831,98 TL cari hesap alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirket tarafından takip konusu faturalar dışında davacı şirkete ödeme yaptığı sabit olup bu durumda hizmetin fiilen verildiği anlaşılmakla Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davalı tarafından ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si uyarınca 171.166,39-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 21. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si uyarınca 171.166,39-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 58.461,88-TL harçtan peşin yatırılan 10.336,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 48.125,56-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 134.374,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan 6.847,50-TL yargılama gideri ile 10.336,32-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı 17.611,42-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!