Anahtar kelimeler: Vekilimüvekkili Entegre Kocaeli Yazim Eser Red Ankara Hmk Ortaklığı Sağlık

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: █████████ - Karar No:██████████,T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ31. HUKUK DAİRESİ(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili;Müvekkili ile davalı İş ortaklığı arasında, 03.03.2017 tarihinde Kocaeli Entegre Sağlık KampüsüProjesi İnşaatının Ana Hastane 1. Kısım Kaba İnşaat İşleri sözleşmesi, 17.07.2017 tarihinde ise FTRHastanesi Kaba İnşaat İşleri sözleşmesi kurulmuş olduğunu,Sözleşme konusu işlerde davalıdan kaynaklanan nedenlerle sürelerinin uzamış olduğunu, bu nedenlemaliyet artışı olduğunu, buna rağmen zararın telafi edileceğine dair verilen taahhütlere güvenilereksözleşme yükümlülüğünün müvekkili tarafından ifa edilmiş olduğunu,söz konusu işlerin 31.12.2018 tarihinde geçici kabulünün yapılmış olduğunu, geçici kabul tutanağınagöre, eksiksiz olduğu ve herhangi bir itirazın bulunmadığını,taraflar arasında 11.01.2019 tarihinde Sulh ve İbra Protokolü düzenlenmiş olduğunu, buna göre735.063,07 TL + KDV ek ödemenin müvekkilinin banka hesabına yapılması konusunda anlaşmayavarılmış olduğunu,TBK. m.132’ye göre ibra sözleşmesi, tarafların karşılıklı borçlarını ortadan kaldırmış olacağını, ibranamede kararlaştırılan miktarın ödenmesi ile sözleşme ilişkisi sona ermiş olacağını,müvekkili tarafından, protokol kapsamında davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına 09.10.2019 tarihve 495780 nolu KDV dahil 867.374,42 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu,fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Milas 3. Noterliği 11.09.2020 tarih ve 8000 nolu ve Ankara 24.Noterliği 21.06.2021 tarih ve 11391 nolu ihtarnameleri keşide edilmiş olduğunu, buna rağmenödenmemiş olduğunu,arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu,Sulh ve İbra Protokolü kapsamında 867.374,42 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilentahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafayükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili
: Arabuluculuk son tutanağında üzerinde müzakere edilen hususa ilişkin bilgi yer almamakta olduğunu,davanın usulden reddinin gerektiğini,davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, bu nedenle zaman aşımı defindebulunduklarını,davacı tarafından keşide edilen 11.09.2020 tarihli ihtarnameye karşı verilen cevabi ihtarname keşideedilmiş olduğunu, 11.09.2019 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalanmış olduğunu, davacının11.09.2019 tarihindeki talebi üzerine müvekkili şirketlerce 952.482,66 TL davacı nam ve hesabınadavacı çalışanlarına ödeme yapılmış olduğunu, bu ödeme ile taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin1.267.001,72 TL’na ulaşmış olduğunu, 11.03.2019 tarihine kadar ilave 68.045,86 TL artışla11.03.2019 tarih itibariyle davacı tarafın borcunun 1.335.047,58 TL olduğunu, davacı tarafından11.01.2019 tarihli protokol kapsamında düzenlenen 867.374,42 TL faturanın cari hesaba alacak kaydıyapılması sonucunda 09.10.2019 tarihi itibariyle 467.673,16 TL davacı tarafın borcunun kalmışolduğunu,davacı adına işçilerine, yargı kararı ve icrai takip gereği yapılan ödemeler nedeniyle takas mahsubutaleplerinin bulunduğunu,arabuluculuk süreci sonundaki tutanağın usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile öncelikle bu yöndenreddine, zaman aşımından reddine, davanın esastan reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere davacıaleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece;" Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ana yüklenici olarak taahhüdü altında olan, Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü Projesi inşaatının; Ana Hastane I. Kısım Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesini 03.03.2107 tarihinde, FTR Hastanesi Kaba İnşaat işleri sözleşmesini de 17.07.2017 tarihinde imzalandığını, sözleşme konusu işin davalı taraftan kaynaklanan ve davalı tarafın kusuru ile sözleşmede öngörülen sürelerin çok üzerinde gerçekleştiğini ve bu durumun çok yüksek maliyet artışlarına neden olduğunu, davalı tarafça, işin sözleşmeye uygun olarak teslim alınmasının akabinde 11.01.2019 tarihinde taraflar “Sulh ve İbra Protokolü” düzenlemek ve imzalamak sureti ile 735.063,07-TL + KDV miktarındaki ek ödemenin davacı şirket banka hesabına ödemesinin yapılması kararlaştırıldığı, yapılan ihtara rağmen ödemenin gerçekleşmediği belirtilerek “Sulh ve İbra Protokolü”ne dayalı alacağın tahsili amacıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesi ile; davacı ile 11.01.2019 tarihinde sulh ve ibra protokolü imzalandığını, 11.01.2019 tarihli davacının 952.482,66.-TL işçilik ödemesinin davalı şirketlerce yapılmasını talep ettiğini, ilgili ödemelerin davalı şirketlerce yapıldığını, 11.01.2019 tarihli protokole istinaden davacı tarafça kesilen 867.374,42.-TL faturanin cariye davacı adına alacak kaydı olarak işlenmesi ile 09.10.2019 tarihi itibari ile 467.673,16.-TL davacı tarafın davalılara borcu bulunduğunu, takas ve mahsup talebinde bulunduğu görülmüştür.Taraflar arasında imzalan sözleşmenin 6.48'nci maddesinde “YÜKLENİCİ; iş, işçiler, hizmetler, malzemeler, ekipman, alt yükleniciler, tedarikçilere ilişkin tüm gider, ücret, resim, vergi ve tüm diğer ilişkili masrafları ödeyecek ve işlerle ilişkili olarak bir üçüncü tarafın ileri sürdüğü hak iddiası sebebiyle katlanılabilecek herhangi bir hak iddiası, masraf, talep, dava veya dava gerekçesi karşısında IŞVEREN'i tazmin edecek, savunacak ve zarar görmemesini sağlayacaktır.” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu haliyle işçilere yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere; davacı şirket ticari defter kayıtlarından davalı adi ortaklığın davacıdan alacaklı olduğu, davalı adi ortaklığın ticari defter kayıtlarından dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı adi ortaklığa borçlu olduğu tespit edildiği, bu haliyle ticari defterlerin birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmış, açılan davanın reddi yasal şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına ilişkin iddialarının dikkate alınmadan hukuki değerlendirme yapılmaksızın ve hukuka uygun olmayan rapor esas alınarak davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, █████/2019 tarihli protokolün tüm iddialarının doğruladığını, mahkemece protokolün hukuki niteliğine değinilmeden sulh ve ibra protokolünün makbuz gibi değerlendirildiğini, sulh ve ibra protokolü ile aynı tarihte müvekkilinin SGK borcunun davalı tarafından ödenmesinin talep edildiğini ve bu ödemeden sonra protokol ile fatura bedelinin (735.063,07 TL +KDV) müvekkilinin banka hesabına ödeneceğinin kararlaştırıldığını, takas-mahsup edilme düşüncesi olsaydı tarafların bunu protokole açık olarak yazmaları gerektiğini, davalının ibraname öncesine dayalı bir talepte bulunamayacağını ve ibranamenin öncesine ilişkin müvekkilini borçlandırılamayacağını, ibra protokolü ile ödemeyi taahhüt ettiği bedelden takas-mahsup yapılmasını talep edemeyeceğini, ek raporda da bu hususun vurgulandığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra protokolünde davalının davacıyı değil; davacının davalıyı ibra ettiği, protokolden sonra davalının davacı nam ve hesabına SGK ödemeleri yaptığı ve takas-mahsup sonucu davacının davalıdan bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.3-Davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katip¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır