Anahtar kelimeler: Sivas Kaçması Çektirilmesine Tutuklunun Şerhi Rejimine Mükerrirlere Özgü Görüşü Adalet

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıKARAR
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSivas Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 292/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 17.10.2023 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 23.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, sanığın █████/2023 tarihinde covid iznine ayrılmasını takiben izinden dönmesi gereken sürenin bitimi olan █████/2023 tarihinden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyerek firar durumuna düştüğünden bahisle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 97/1. maddesinde yer alan, "İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır..." şeklindeki düzenlenme uyarınca hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan açılan kamu davası sonunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de;Sanığın sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 191/1 ve 292/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından almış olduğu hapis cezalarının infazı için █████/2023 tarihinde ceza infaz kurumuna giriş yaptığı, █████/2023 tarihinde 5275 sayılı Kanun'un geçici 9/5. maddesi gereğince covid-19 iznine ayrılmasını müteakip, anılan Kanun'un geçici 10. maddesinde belirtilen sürede ceza infaz kurumuna giriş yapmadığından bahisle hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2023 tarihli ██████████ soruşturma, █████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla;Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 2023/3 izin defteri sıra sayılı izin belgesinde, iki gün içinde kuruma teslim olmasının gerektiği ile teslim olmadığı taktirde 5237 sayılı Kanun'un 292 ve izleyen maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağına yönelik ihtar bulunmadığından, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı cihetle; sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE1. Dairemizin █████████ Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve ███████ Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.2. Dava dosyası kapsamında sanığın yakalanarak mı yoksa kendiliğinden mi teslim olduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 293. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi bakımından bu hususun araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmıştır.İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.