Anahtar kelimeler: Mimari Bam Alışveriş Projesi Yazim İzmir Eksiklik Özetle Geçildi Karara

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında █████/2015 tarihinde .... Alışveriş Projesi Mimari ve Kiralama Danışmanlık Hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin hizmet sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu bu sebeple davalı/borçlu tarafa proje geliştirme bedeli olarak 055264 nolu █████/2016 tarihli ve 055272 nolu █████/2016 tarihli iki adet fatura kestiğini, fakat davalı/borçlu tarafın kesilen faturalardaki borçlarını vadesinde ödemediğini bu nedenle müvekkili şirket tarafından █████/2017 tarihinde davalı/borçluya borcunu ödemesi için Beşiktaş 25.Noterliğinde 29103 yevmiye numarası ile ihtar çekildiğini, çekilen ihtarında sonuçsuz kalması sebebiyle İzmir 7. İcra Müdürlüğünün ██████████ e. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlunun herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini beyan ederek, davalı yanın İzmir 7.İcra Müdürlüğünün ██████████ e. Sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı yanın kötü niyetli itirazlarından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davacıya iddia edilen bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında ödemeler yaptığını beyan ederek kötü niyetle ikame edilmiş işbu davanın reddi ile takibin iptaline, kötü niyetli bir şekilde takibin ve işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...,İzmir 7. İcra Dairesinin ███████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine Örnek No 7 ile 23.600,00 EURO asıl alacak, 4.140,51 EURO takip öncesi temerrüt faizi olmak üzere toplam 27.740,51 TL alacak için takip yapıldığı , davalı vekilinin █████/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, takibe, faiz ve ferilerine itiraz etiği, itiraz üzerine █████/2018 tarihinde takibin durmasına karar verildiği , itirazın süresinde olduğu ve itirazın iptali davasının da süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde mahkememizce görevlendirilen SMMM bilirkişisi ...'tan alınan █████/2020 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182, 220, 221 Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli 055264 nolu 37.651,44 TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde █████/2016 tarihinde 44 yevmiye no ile, yine davacı şirket tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli 55272 nolu 38.799,58 TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde █████/2016 tarihinde 59 yevmiye no ile kayıt altına alındığı, 2016 yılında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davalı şirket ticari defterlerinde İcra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 76.451,02 TL alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından kayıt altına alınan davacı şirketin düzenlemiş olduğu 2 adet faturanın ilgili olduğu dönemlerde Vergi dairesine BA formları ile beyan edildiği, davacı şirket ticari defterleri incelenerek alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin davalı şirketten 87.553,64 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, kayıt altına alınan faturaların taraf defterlerinde birbiri ile uyumlu olduğu ancak davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirketin 76.451,02 TL alacaklı olduğu görülmüş olup, taraf defterlerindeki bakiye farklılığının, (87.553,64-76.451,02-11.102,62) 11.102,62 TL olduğu, bu farklılığın ise davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olan kur değerleme kayıtlarından kaynaklandığı, davacı şirket vekili dava dilekçesi ekinde bulunan █████/2017 tarihli Beşiktaş 25.Noterliğinde 29103 yevmiye numarası,”.... 23.600,00 euro borcu bulunduğu ve işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği...” şeklinde ihtar edildiği, bu sebeple temerrüt tarihinin █████/2017 tarihi olduğu tespit edildiği, sayın mahkemeniz tarafından davacının ticari temerrüt faiz oranından işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varıldığı takdirde, davacının talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 743,04 TL olarak hesaplandığı, mahkeme tarafından yukarıda yer verilen içtihatlar doğrultusunda devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları dikkate alınarak işlemiş faiz hesaplanması gerktiği kanaatine varıldığı takdirde, bankalardan istenilecek faiz oranı bilgilerine göre tekrardan hesaplama yapılabileceği bildirildiği,Taraf vekillerinin kök bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket vekilinin “bilirkişinin davalı müvekkili ticari defterlerinde ödeme kaydına rastlayamadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu” itirazlarının yersiz olup tarafımca ticari defterler bizzat incelendiği, defterlerde olmayan ve/veya kayıt altına alınmayan bir hususun tarafımca tespiti mümkün olmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre faturaların 30 günlük çekler ile ödenmesi imza altına alınmış olup, faturaların ödenmemesi durumunda uygulanacak faiz oranı hususunda sözleşmede herhangi bir maddenin yer almadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davacının talebi üzerine ticari temerrüt faiz oranı ve yabancı para borcuna uygulanacak oranlar dikkate alınarak terditli hesaplama yapıldığı bildirilmiştir.Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde talimat mahkemesince görevlendirilen SMMM bilirkişisi ....'dan alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı .... A.Ş.'nin kanuni defter kayıtlarında davalı .... A.Ş'den 23.600-Euro karşılığı 87.553,64 TL alacaklı olduğu, takip öncesi dönem için 909,25 Euro faiz isteyebileceği, davalının İzmir 7. İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 23.600 asıl alacak 909,25 takip öncesi temerrüt faizi olmak üzere 24.509,25 Euro üzerinden devam etmesi gerektiğinin bildirilmiştir.Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce toplanan deliller ile bilirkişi raporları dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2015 tarihinde Balıkesir Burhaniye Alışveriş Projesi Mimari ve Kiralama Danışmanlık Hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalı hizmet sözleşmesinde belirtilen yükümlülükleri nedeniyle proje geliştirme bedeli olarak 055264 nolu █████/2016 tarihli ve 055272 nolu █████/2016 tarihli iki adet faturayı davacıya kestiği ancak kesilen fatura bedelini vadesinde ödemediği,bu nedenle davacı şirket tarafından █████/2017 tarihinde davalı/borçluya borcunu ödemesi için Beşiktaş 25.Noterliğinde 29103 yevmiye numarası ile ihtar çekildiği, mahkememizce alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarıyla da tespit edilen dosyada mevcut taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle davalı şirket tarafından kayıt altına alınan davacı şirketin düzenlemiş olduğu 2 adet faturanın ilgili olduğu dönemlerde Vergi dairesine BA formları ile beyan edildiği, davacı .... A.Ş.'nin kanuni defter kayıtlarında davalı ....A.Ş'den 23.600-Euro karşılığı 87.553,64 TL alacaklı olduğu, takip öncesi dönem için 909,25 Euro faiz isteyebileceği, davalının İzmir 7. İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 23.600 asıl alacak 909,25 takip öncesi temerrüt faizi olmak üzere 24.509,25 Euro üzerinden devam etmesi gerektiği anlaşıldığı,Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde dava değerini 125.051,45 TL olarak belirtmişse de, son karar duruşmada ki beyanında ve █████/2021 tarihli duruşmada ki beyanında "....█████/2021 tarihli bilirkişi dikkate alınmamasının asıl alacağın 23.600euro ve buna işleyen 4.140,51euro temerrüt faizi ile toplamda 27.740,51 Euro alacağının sabit olduğunun hüküm alınmasına mahkememiz aksi kanatte ise 23.600,97 Euro asıl alacak, 3411,97 Euro işlenmiş faiz olmak üzere toplam 27.011,97 Euro hüküm alınmasının ██████████ sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptali ile kötü niyetli itirazlarından dolayı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu nazara alınarak, mahkememizce dava değeri 27.011,97 Euro olarak kabul edilmekle;Davacının davasının kısmen kabülü ile, davalının İzmir 7.İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile 24,509,25 euro alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe yapılan itiraz haksız ve takibe konu alacak likit kabul edildiğinden hükmolunan 24.509,25 Euro alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABÜLÜ İLE,1-Davalının İzmir 7.İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile 24.509,25 Euro alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Takibe yapılan itiraz haksız ve takibe konu alacak likit kabul edildiğinden hükmolunan 24,509,25 euro alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı lehine kabul edilen kısmın hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dosya kapsamında █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda borç miktarının 76.451,02 L olarak, talep edilebilecek faiz miktarının ise 743,04 TL olarak belirlendiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, hatalı raporlara göre davanın büyük çoğunluğunun davacı lehine hüküm kurulduğunu, davacı lehine kurulan hükmün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya iddia edildiği üzere bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında ödemelerin yapıldığını, şayet İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı kararının onandığı takdirde dahi kabul ve red edilen kısımlar uyarınca davalı lehine hükmedilen karşı yan vekalet ücretinin eksik hesap edildiğini, karar incelendiğinde red edilen kısmın döviz cinsinden olduğunu, karar tarihindeki döviz kurunun Türk Lirasına çevrildiğinde red edilen kısma göre 5.100,00 TL olarak hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.HMK'nın“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.█████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı tarafça, davalı ile imzalanan hizmet sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, bu sebeple davalı tarafa proje geliştirme bedeli olarak iki adet fatura kestiği, fakat davalı tarafın kesilen faturalardaki borçlarını vadesinde ödemediğinden ihtar çekildiği, çekilen ihtarında sonuçsuz kalması sebebiyle İzmir 7. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas dosyası icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde borcun bulunmadığını, dosya kapsamında ödemeler yaptığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, denetime elverişli bilirkişi raporu ve ek rapor doğrultusunda karar verildiğinin, davacı ticari defter kayıtlarında tespit edilen faturaların davalı tarafından deftere işlenip BA formu düzenlenerek bildirilmiş olmasının hizmetin teslimine karine teşkil etmesi, ispat yükü üzerinde olan davalının savunmasını kanıtlayamamış olduğunun anlaşılmasına, davanın red edilen bölümünün dava tarihindeki değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin isabetli olmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 10.095,58 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 2.523,89 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 7.571,69 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın Dairemizce taraflara re'sen tebliğine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026