Anahtar kelimeler: Konusumarka Özdeşleşmiş Düzeyi Sinai Sınıflarda Sınıflarında Tanınmışlık Fikri Aşnin Hükümsüzlüğünden

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2026NUMARASI
:████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; .... A.Ş.'nin █████/2020 tarihindeki başvuru ile ... numaralı "... " markasını 29, 30, 31, 35. sınıflarda █████/2023 tarihinde tescil ettirdiğini,'' ..." markası tanınmışlık düzeyi yüksek olan davacı şirket ile özdeşleşmiş, tescil edildiği mal hizmet sınıflarında 2023 yılından itibaren pazarda önemli bir paya sahip olduğunu, davalı tarafın ise; 14.10.2021 başvuru tarihli, █████/2024 gün ve ... sayı ile tescilli ''... '' markası adı altında faaliyet göstermekte olup davacı şirket ile aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş markası ile ve aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler kullanmak sureti ile mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğini, her iki markanın söyleniş ve yazılış biçimlerinin birbiriyle aynı olduğunu, bu durumun iltibasa neden olduğunu, davalıya haksız kazanç sağladığını, davalı yanın ... başvuru numaralı “...” ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili dilekçesinde;Markaların karıştırılma ihtimali olmadığını, sessiz kalma ve hakkın kötüye kullanılması koşullarının oluştuğunu, mal ve hizmet sınıfında farklılık olduğunu, davanın ticari rekabeti engelleme amacı ile açıldığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, markanın uzun süredir kullanılmakta olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"... davaya konu marka celp edildiğinde markanın davalı şirket yetkilisi ... ... adına tescilli olduğunun görüldüğü, davacı tarafça daha sonra taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, dosya kapsamı değerlendirildiğinde dava konusu markanın davalı adına değil davalı şirket yetkilisi dava dışı ... ... adına tescilli olduğu, marka kayıtlarının aleni şekilde herkese açık olduğu davacının bu kayıtları inceledikten sonra gerçek mülkiyet sahibinin dava açmasının gerektiği fakat davalı şirket adına davanın açıldığı, marka sahibi davalı gerçek kişi ile davalı tüzel kişi arasında şirket yetkilisi olması sebebiyle hukuki bir ilişki mevcut ise de tarafların birinin gerçek kişi diğerinin tüzel kişi olması sebebiyle ayrı kişiliklerinin mevcut olduğu bu nedenle de davanın marka sahibi gerçek kişiye yöneltilmesinin gerektiği her ne kadar davacı vekilince taraf değişikliği talebi ile HMK 124/3. Maddesi uyarınca talepte bulunulmuş ise de davalı tarafın yanlış gösterilmesinin maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, ayrıca davanın da mülkiyet hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığından Davanın HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davanın sehven dava konusu markanın üreticisi ve kullanıcısı olan firmaya karşı ikame edilmişse de ön inceleme aşamasından önce HMK'nın 124. maddesine dayanılarak taraf değişikliği talep edildiğini ancak mahkemenin talebi kabul etmediğin, talebin dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, karşı tarafın rızası aranmaksızın talebin kabul edilmesi gerektiğini, hakime takdir hakkı tanınmadığını, ...'ın ... Şirketi'nin tek sahibi ve yetkilisi olduğunu, karşı tarafın marka ile ilgili yanılgıya sebebiyet vereceği davranışları nedeni ile davanın sehven davalı şirkete yöneltildiğini, kararın kaldırılmasını, hükümsüzlük koşulları oluştuğundan davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın husumet nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş olmakla davanın marka sahibine yöneltilmesi gereklidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili davanın sehven marka sahibine ait şirkete yöneltildiği ileri sürmüş ise de, marka kayıtları aleni olduğu gibi, dava dilekçesi ekinde davacı tarafça sunulan dava konusu marka kaydında marka sahibinin "... ..." olarak yer aldığı da dikkate alındığında HMK 124/3.maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince davanın husumet pasif husumet nedeni ile usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026