Anahtar kelimeler: Uyularak Tasarrufun Müddeti İşle Tekrar Tetkikinin Bozmaya İstenmesi Görülen Daireye

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının tekrar bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davalı borçlu Mustafa Güneş hakkında takipler başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptali istemi ile farklı takip dosyaları yönünden iki ayrı dava açmış, mahkemece davalar arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.Davalı ... Güneş, dava konusu taşınmazları mal kaçırma amacı ile değil, kendisi daire alım satımı ile uğraştığından sattığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Bir kısım davalılar vekilleri, taşınmazların tapuya güven ilkesi gereği alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı borçlunun dava konusu taşınmazları, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla devretmediği, davalı borçlunun çekleri aldığı kişilere evleri borcundan dolayı devrettiği, devrettiği kişilerin ceza davasında husumetli olduğu, muvazaadan bahsedilemeyeceği, ceza davalarında borçlarından dolayı taşınmazları devrettiğine dair davalı-borçlunun beyanı bulunduğu, davacının da davalı-borçlunun müşteki olduğu ceza yargılamasında sanık sıfatı ile yer aldığı, ikrah ile devrettiği, ancak ikrahın tasarrufun iptali davasında iptal sebebi sayılmadığı, davanın usul kanunda düzenlenen şekli bir dava olduğu, sınırlı sayılı nedenlere dayalı olarak inceleme yapılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Davacı vekili Avukat ... karardan önce 07.12.2023 tarihli dilekçesi ile; dava konusu ...Nolu Bağımsız Bölüme ilişkin açmış olduğu tasarrufun iptali davasından vazgeçtiğini bildirmiş olup, mahkemece sözü edilen bu taşınmazla ilgili vazgeçme beyanı dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru görülmemiştir.2.Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Yargıtay tarafından bozulan bir hüküm temyiz etmeyen taraflar bakımından ilk hali ile kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.Öte yandan, Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı son bozma ilamında; "...davalılar ...,... ..., ... ve ...'in taşınmazı ellerinden çıkardıkları tarihteki gerçek değerlerinin ne olduğu belirtilmeksizin, “ellerinden çıkardığı tarihteki değerleri nispetinde ve takip konusu asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla toplam değerin tazminat olarak adı geçenlerden alınıp davacı tarafa verilmesine” şeklinde ne miktar tahsil edileceği belirtilmeden, infazda kuşku yaratacak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekili, dava konularından 49 84... Parsel 21 Nolu Bağımsız Bölümün davalı ... tarafından, 25 nolu Bağımsız Bölümün davalı ... tarafından ve 9 41... Parsel 19 Nolu Bağımsız Bölümün davalı ... tarafından elden çıkarıldığını belirttiğinden, bu taşınmazların anılan davalılar tarafından elden çıkardıkları satışları da gösterir şekilde, bu durumda olan ve davanın kabulüne karar verilen diğer taşınmazlar varsa onların da son durumu gösteren tapu kayıtlarının ilgili Tapu Müdürlüğünden celp edilerek, davacıdan davayı bedele mi dönüştüreceği, yoksa dördüncü kişileri davaya dahil edip etmeyecekleri sorularak, alınan cevaba göre karar verilmesi" gereğine değinilmesine karşın mahkemece, usuli müktesep haklar dikkate alınmadan yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın tamamen reddine karar verildiği görülmüştür.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; daha önce hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma ilamı ile yine aynı Dairenin 23.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hususlar ile birlikte bu bozma ilamları ile beraber taraflar lehine oluşan usuli müktesep haklar da dikkate alınarak bir karar vermekten ibarettir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.