Anahtar kelimeler: Fonuna Birikimini Grubuna Prensipleri Külli Halefiyet Şubesi Bank Eylemden Unvanının

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin dava dilekçesi ile davaya konu icra takibine dayanak işlemlerin yapıldığı ... A.Ş.’nin tüm hak ve alacakları 22.12.1999 tarihinde müvekkili ...’na devredildiğini, yönetim ve denetimi müvekkili ... Fonuna devredilen ... A.Ş. ... ile ... (...) arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi gereğince ... grubuna satıldığını, külli halefiyet prensipleri çerçevesinde ... A.Ş. ile birleştirildiğini, ... A.Ş’nin unvanının daha sonra ... BANK A.Ş. olarak değiştiğini, yönetim ve denetimi müvekkiline devredilen ... AŞ ... şubesi müşterilerinden ... vekili tarafından müvekkilinin yurt dışında bulunduğunu bir miktar birikimini damadı ... aracılığıyla davalı bankaya para yatırdığını, zamanla parasının tamamının müvekkilinin talimatı olmaksızın mevduatı damadı ...’e ödendiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 DM ile 100,00-TL'nin vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini taleple ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... (... eski no ) E. sayılı dosyasından dava açtığını, davacı... vekili ayrıca birleşen (... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E.) dosyada 50.375,53 DM'nin usulsüz ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava ettiğini, davalara karşı, banka nezdınde davacı... adına bir hesabın açıldığını, ancak hesabı açanın davacı olmadığını, davacının hesap üzerinde hiç bir işlem yapmadığını dava dışı ...'in bu hesaplar üzerindeki tasarruflarını kendi hesabına yaptığını banka kayıtlarında davacıya ait bir mevduat sözleşmesinin bulunmadığını, davacının bankada hiçbir işlem yapmadığını, hesaplar üzerindeki tasarruf hakkının ...'e ait olduğunu savunarak davanın reddinin istendiğini, mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ... ve ... nolu mevduat hesaplarının müşterek hesap olmamasına karşın davacının talimatı ve imzalı beyanı olmaksızın bu hesaplardan dava dışı ...’e ödeme yapıldığını, davalı bankanın bankacılık hizmetlerinden kaynaklı olarak usulsüz bu işlemler nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, ... devir sözleşmesi uyarınca dava konusu borç ve yükümlülüğün ... tarafından üstlenildiğini, bu şekilde sorumluluğun ...'ye ait olduğunu, █████/2002 tarihi itibariyle 1.95 DM’nin 1 EURO'ya karşılık olduğu ve bu tarihten sonra miktarın EURO olarak güncellenmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 DM (█████/2002 tarihindeki kur üzerinden 5 128,20 Euro)'nun █████/2000 tarihinden █████/2002 tarihinde kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda ve █████/2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında I yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile 50.305,73 DM (28 ███████ tarihindeki kur üzerinden 25.797,81 Euro)'nun davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktardan 3.650,00 DM (█████'2002 tarihindeki kur üzerinden 1.871,79 Eurofya █████ 1998 tarihinden 28 ███████ tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında I yıllık mevduat faizine uyguladıktan oranda ve █████ '2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi işletilmesine, bakiye 46.655,73 DM (█████/2002 tarihindeki kur üzerinden 23.926.02 Euro)’ya █████/2000 tarihinden █████/2002 tarihine kadar devlet bankalarının DM bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda ve █████/2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro bazında 1 yıllık mevduat faizine uyguladıkları oranda temerrüt faizi işletilmesine, esas ve birleşen davada 18 ███████ tarihli ve 798 sayılı ... komisyon kararı uyarınca dava konusunu oluşturan borç ve yükümlülükler ... tarafından üstlenildiğinden davalı ... (...) aleyhinde açılan davada hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğini, kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, davada düzenlenen bilirkişi raporlarında ve... adına açılan hesaplardan ...’in usulsüz işlemlerle para çektiğini ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı ilamda tespit edildiğini müvekkilinin aleyhine hükmedilen ilama istinaden ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası talep edilen 50.461,24 EUR ve vekalet ücreti ve yargılama masraflarına ilişkin 233.292,58 TL olmak üzere 1.976.661,33 TL ödeme yapıldığını belirterek; davalının haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile ... 31. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibinin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini, davalı- borçlunun gayrımenkul ve menkul malları üzerine teminat şartı aranmaksızın devrinin önlenmesi için ihtiyati haciz-ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme masrafları ile avukatlık vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile müvekkil dava dışı ...'nin hesabından usulsüz olarak para çekmediğini veya ... hesabında bulunan paranın kendi hesabına aktarılmasına ilişkin bu yönde ...'a herhangi bir yazılı veya sözlü talimat vermediğini, davacı bankanın bu iddialarını yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davalı Banka çalışanlarının müvekkilinin kayınvalidesinin hesabındaki parayı müvekkilinin hesabına aktardığını, bu parayı da müvekkilinin kredi borcunun veya eksi bakiyesinin kapanması için kullanmış olabileceklerini düşündüklerini, müvekkilinin Türkiye'deki işleri bozulunca Almanya'ya yerleştiğini, uzun yıllardır...'da ikamet ettiğini, müvekkilinin kayınvalidesinin hesabından para çekildiğini , parasının kullanıldığından iş bu dava ile haberdar olduğunu, ...'nin hesabından parayı müvekkilinin hesabına aktaran ve daha sonra bu parayı kullanan davacı banka çalışanları olduğunu, o dönem banka çalışanlarının batak kredi vermemek adına usulsüz işlemler yaparak ...'nin hesabında olan parayı (müvekkilin kayınvalidesi olması sebebiyle) müvekkili ...'in hesabına gönderdiklerini, ordan da parayı müvekkil ...'in kredi borcu için kullanmış olabileceklerini, ... tarafından açılan davacı bankaya açılan alacak davasında dava müvekkile davacı banka tarafından ihbar edilmediğinden müvekkil söz konusu usulsüz işlemlerden hakkında başlatılan icra takibi ile haberdar olduğunu, davacı dava dilekçesinde alacağının fon alacağı olduğunu ve 5411 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmiş ise de davacının iddialarının hukuki mesnetten yoksun olup Borçlar Kanunu'nun uygulanmasının gerektiğini, bir bankanın yönetim ve denetiminin Fon’a intikal etmesi, tek başına banka alacaklarına Fon alacağı statüsü vermediğini, başka bir deyişle Fon’un tahsil yetkisi, banka alacağına Fon alacağı statüsü kazandırmamakta, sadece banka tüzel kişiliğine ait yetkileri kullanma imkânı verdiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu sisteminde Fon alacağı olduğu işin mahiyetinden anlaşılan alacakların ise, Fon alacağı hukuki statüsünde olduğunu, somut olayda davaya konu işlemlerin 1999-2000 yıllarında gerçekleştirildiğini, davacı bankanın Müşterisinin banka hesabından, onun bilgisi ve rızası dışında para transferi yapılması halinde esasen zarar bankaya ait olduğunu, banka zararını, paranın transfer edildiği üçüncü kişiden ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğini, huzurdaki davada hukuki nitelendirmenin, sayın mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı bankanın alacak iddiasının sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayandığı görüldüğünü, borç ilişkisinin kaynağının; sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya kanundan doğabileceğini, davacı banka, dava dışı ...' nin hesabından müvekkil ...'in usulsüz şekilde para çektiğini iddia ettiğini, buna göre, davacı banka alacak iddiasını müvekkilin sebepsiz zenginleştiği vakıasına dayandırdığını, borçlu olduklarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasındaki borç ilişkisinin kaynağının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı, davacı bankanın iddia ettiği alacağın fon alacağı statüsünde olmadığını, davanın hukuksal nedeninin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğunu, 818 sayılı Borçlar Kanunun 66. maddesi hükmü uyarınca zarar gören geri istemeye hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl içinde davasını ikame etmek zorunda olduğunu, aksi halde, anılan yasa hükmünde sebepsiz zenginleşmeye dayalı istem hakkının düşeceği düzenlendiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 82. Maddesi de aynı düzenlemeye haiz olup yalnızca kısa zamanaşımı süresi 2(iki) yıla çıkarıldığını, bahsedilen işlemlerin tümünün 1999-2000 yılında gerçekleştiği nazara alındığında, 10 yıllık zaman aşımı süresinin 2009-2010 yılında dolduğu ve Borçlar Kanunu Hükümleri dikkate alındığında asla borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı bankanın alacağının zamanaşımına uğradığı açıkça ortada olduğunu, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi 5411 sayılı Kanun'un 141. Maddesinde yer alan 20 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğunun ortada olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarihin üzerinden yaklaşık 25 yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme de öğrenme tarihini usulsüz işlemlere dayanak edilen ... 2 Asliye Hukuk Mahkemesi... E.... Sayılı alacak davasının kesinleşme tarihini dikkate alacak olsa dahi söz konusu kararın 24.10.2018 tarihinde kesinleştiğini, iş bu davaya konu müvekkili aleyhine yapılan icra takibi 2024 yılında yapıldığını, davacı bankanın sebepsiz zenginleşmeyi öğrendiği tarih usulsüz işlemler sebebiyle kendisine karşı açılan alacak davasının kesinleşmesi ile öğrendiği varsayımında dahi öğrenme tarihinin üzerinden 1 yıl geçtiğinden davanın yine zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı bankanın alacak davası kesinleştikten 6 yıl sonra 2024 yılında ödemeyi yapmış olmasının iş bu davada zamanaşımına herhangi bir etkisinin bulunmadığını, zararın artmasına davacı bankanın bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini, bu zararın müvekkilden talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.Davanın konusu dava dışı... (davalının kayınvalidesi) tarafından açılan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki karardan dolayı ...'e ödeme yapmak zorunda kalan davacının haksız yere yaptığı ödemelerin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yaptığı ödemeleri geri alabilmek için başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Deliller toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporunda" Dava konusu alacak tutarının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.11.2016 Tarih, ... E., ... K. sayılı ilamına istinaden, davacı ... tarafından ... İcra Müdürlüğü'ne 04.06.2024 tarihinde ödenen toplam 50.287,72 EUR tutar ile 224.896,45 TL tutarın, davalı ...'den rucuen talep edilmesinden kaynaklandığı, Taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, davacı ...'nin davalı ...'den, takip tarihi itibariyle toplam 233.325,45 TL ve 50.462,11 EUR nakit talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, Alacağın Türü Davacı Talebi | Hesaplanan | Talop Edilmesi Asıl Alacak (TL) 224.896,45 224.896,45 224.896,45, İşlemiş Faiz (TL) 8.696,00 8.429,00 8.429,00, Toplam (TL) 233.592,45 233.325,45 233.325,45, Asıl Alacak (EUR) 50.292,87 50.287,72 50.287,72, İşlemiş Faiz (EUR) 174,39 193,18 174,39, Toplam (EUR) 50.467,26 50.480,90 50.462,11 Türk Lirası Asıl Alacak tutarı için yıllık 96 24,00 Kanuni Faiz oranından, EUR Asıl Alacak tutarına ise 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca, Kamu Bankalarınca 1 yıl vadeli EUR mevduat hesabına uygulanan değişen azami faiz oranlarından faiz talep edilebileceği" denmiştir....'nın davalı ...'in kayınvalidesi olduğu, davacı ...'ye devredilen ...'ta davadışı...'nın hesabı olduğunu, dava dışı ...'in hesabına damadı davalı ... aracılığıyla para yatırıldığını, ancak daha sonra bu hesapta yer alan paraların davadışı Gülferin talimatı olmaksızın davalı ...'e ödendiğini, bu ödemeler nedeniyle davadışı ...'in ... 2.AHM dosyasındaki davada ...'ın borçlarını devralan ...'ye karşı dava açıldığını, bu dava neticesinde ...'nin dava dışı ... ödeme yapmak zorunda kaldığı açıktır. Yani kayınvalidenin parası davalıya haksız ödendiği iddiasıyla açılan davada mahkeme davacıya haklı bulduğundan davacı ... ...'ın daha önce ödediği parayı 2.kez ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Bu durumda dava dışı ... hesabındaki varlığına kavuşurken davalı ... sebepsiz zenginleşmiştir. Sebepsiz zenginleşen davalının aldığını iade etmesi gerektiğinden davanın kabulü yoluna gidilmiştir.Davalı taraf özellikle zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarih davalıya yapılan ilk ödeme tarihi olmayıp, davacı tarafın dava dışı ...'e ödeme yapmak zorunda kaldığı tarihtir. Bu tarihten itibaren 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri başlar. ... İcra Dairesinin ... Esaslı dosyası incelendiğinde davacının dava dışı ...'e █████/2024 tarihinde 1.916.489,48-TL icra dosyasına ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bu tarihten itibaren iki yıl içinde davacının davalıya icra takibi veya dava açması gerekmektedir. İtirazın iptali davasına konu ... 31. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde █████/2024 tarihinde ödeme emri düzenlendiği dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibinin yapıldığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazı kabul görmemiştir. Yedi günlük sürede ilamsız icra takibine itiraz edildiğinden takip durmuş olup bir yıllık hak düşürücü sürede itirazın iptali davası açılmıştır. Alınan rapora göre davacının icra takibindeki asıl alacak ve takipten önceki işlemiş faiz talebi yerinde olup davacının davası haklı olduğundan itirazın iptali davasının kabulü yoluna gidilmiştir. Alacak likit itiraz haksız olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelere göre;1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 224.896,45-TL asıl alacak, 8.696,00-TL işlemiş faiz, 50.292,87-Euro asıl alacak, 174,39 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 233.592,45-TL ve 50.467,87-Euro için iptali ile 224.896,45-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, 50.292,87-Euroya ise 3095 sayılı yasa 4-a maddesi uyarınca uygulanacak faiziyle birlikte TAKİBİN DEVAMINA,2-Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Karar kesinleştiğinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının iadesine,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 233.592,45-TL asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı ve dava tarihindeki (█████/2024) efektif satış kuru dikkate alınarak (1 Avro=36.6681 TL) kabul edilen 50.467,87-AVRO'nun TL karşılığı olan 1.850.560,90-TL asıl alacak miktarı olmak üzere toplam 2.084.153,35 TL üzerinden alınması gereken 142.368,51 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 2.150,00 TL tebligat ve posta gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.150,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 309.781,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın taraflara iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...