Anahtar kelimeler: Fiilden Firmaya Taşımacılık Ölçüde İşleyen Cari Yazildiği Taşıma Ötürü Yıllarında

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN...... ESAS ....... KARAR SAYILI DOSYASIDAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2018Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı firmaya .....,....... ve ...... yıllarında yaptığı taşımacılık faaliyetinden ötürü işleyen cari hesap sonucunda █████/2017 tarihi itibari ile 250.854,80 TL alacaklı hale geldiğini, davalı şirketin ödemeleri önemli ölçüde durdurup alacak miktarını yükselttiğini, davalı şirket ödeme yapmayınca bu defa aleyhine Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, icra takip dosyasında ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren takip tarihine kadar 1.494,68 TL ticari reeskont faizi işletilerek ana borca eklenerek talep edildiğini, borçlu şirketin █████/2017 tarihinde takibe itiraz ederek borcunun olmadığını beyan ettiğini, faturalar, cari hesap ekstresi, ihtarname, icra dosyası, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinin alacağın varlığını ortaya çıkaracağını, davalının likit olan borcuna kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden ayrıca en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin zorunlu hale geldiğini, davalı şirketin faaliyet adresinin Küçükçekmece olduğundan ve her iki taraf da tacir olduğundan görevli mahkemede dava açtıklarını belirterek davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, kötüniyetli davalı aleyhine en az %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkili şirketin kara, deniz ve hava yolu ile uluslararası taşıma ve antrepo işletmeciliği ile iştigal eden tamamı yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, faaliyeti gereği şirketin ....... ’da ve diğer büyük şehirlerde birden fazla işyeri mevcut olduğunu, şirketin taşıma işleri organizatörü olması sebebiyle alt nakliyecilerden hizmet almak suretiyle müşterilerinin taşıma işlerini organize ettiğini, davacı alt nakliyeci ........ firmasının da müvekkili şirketin Hava Kargo Departmana iç nakliye faturaları düzenlemiş olan bir nakliye şirketi olduğunu, şirketin Hava Kargo Departmanında Hizmet Üretim Maliyetlerinin oldukça yüksek olması sebebiyle ........ve ......... yılı operasyonları hakkında inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunda düzenlenen iç denetim raporunda, Davacı ....... Şirketi ile bir kısım şirket çalışanlarının organize bir suç örgütü gibi hareket ederek ......’nin düzenlediği çok sayıda sahte faturalarla müvekkil şirketi dolandırdıklarının tespit edildiğini, tamamlanan inceleme dönemine ilişkin sahte fatura ve belgelerden dolayı ......... Soruşturma dosya numarası ile davacı şirketin yetkilisi .........un da aralarında bulunduğu Şüpheliler hakkında Bakırköy Cumhuriyet Baş Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının Müvekkil Şirkete kestiği faturaların karşılığında verilmiş bir mal ve hizmet bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket çalışanları arasında geçen ....... ve .......... yazışmalarından da ............ şirketi ile diğer şüphelilerin organize bir suç örgütü gibi hareket ederek şirketi dolandırdıkları tespit edildiğini, davacının kestiği sahte faturalar sebebiyle müvekkili şirketi çok büyük zarara uğrattığını, şirketin ........ firmasının sahte faturalarının kayıtlardan çıkarılmasından sonra 07.01.2018 tarihinde bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına başvurarak KDV ve Kurumlar Vergisi yönünden düzeltme beyannameleri verdiğini, geçmişe dönük olarak şüphelilerin işlediği suçlar nedeniyle Devletin uğratıldığı vergi kaybını cezası ile birlikte ödeyerek Devletin tüm zararını karşıladığını, tüm bu nedenlerle bu aşamada şirketimizin uğradığı zararın miktarı tam ve net olarak tespit edilemediği için, hem sahte faturalar sebebiyle ........ firmasına ödenen faturalardan doğan zararının, hem de vergi dairesi nezdinde yapılan düzeltme işlemleri sebebiyle Devlete ödenen vergi, faiz ve cezalardan doğan zararlarımızın tahsili için dava açma haklarını da saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine, dava miktarının %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin kara, deniz ve hava yolu ile uluslararası taşıma ve antrepo işletmeciliği ile iştigal eden tamamı yabancı sermayeli bir şirket olduğunu, faaliyeti gereği şirketin İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerde birden fazla işyeri olduğunu, müvekkilinin taşıma işleri organizatörü olması sebebiyle alt nakliyecilerden hizmet almak suretiyle müşterilerinin taşıma işlerini organize ettiğini, davalı alt nakliyeci ........... firmasının müvekkilinin Hava Kargo Departmana iç nakliye faturaları düzenlemiş olan bir nakliye şirketi olduğunu, müvekkilinin Hava Kargo Departmanında Hizmet Üretim Maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunun fark edilmesi sebebiyle ...... ve ........ yılı operasyonları hakkında inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunda düzenlenen iç denetim raporunda, Davalı .......... ile bir kısım şirket çalışanlarının organize bir suç örgütü gibi hareket ederek davalı ......... ’nin düzenlediği çok sayıda sahte faturalarla müvekkil şirketi dolandırdıkları tespit edildiğini, davalının düzenlediği sahte fatura ve belgelerden dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ......... Soruşturma dosya numarası ile davalı şirketin yetkilisi ........ ’un da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın yetkisizlikle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini ve ........ Soruşturma Numarası ile işlem gördüğünü, müvekkilinin Hava Kargo bölümünde çalışan bazı yönetici ve çalışanlar, Davalı .......... firmasından hizmet karşılığı olmayan (naylon) faturalar alarak kayıtlara işlediğini, bu faturaların bedelleri davalının hesabına ödendiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin müşterilerinin hava yolu ile yurtdışından gelen mallarının hava alanından müşterinin adresine veya müşterinin adresinden hava alanına gerçekleştirilen iç nakliyesi, müşterilerle olan anlaşmanın şartlarına göre ya müvekkili tarafından organize edildiğini veya müşterinin bu işi kendisinin organize ettiğini, bu iç nakliye hizmetinin müvekkili tarafından üstlenilmesi halinde nakliye firmalarının seçimini Hava Kargo Departmanı yöneticilerinin yaptığını, nakliye hizmeti veren firmaların faturalarının kabul edilebilmesi için mutlaka nakliyesi yapılan malların Müşteriye teslim edildiğine dair kaşe ve imzalı Teslim Tesellüm Belgesinin faturaya eklenmiş olması gerektiğini, yapılan denetimlerde müvekkilinin iç nakliye hizmeti vermediği, yani iç nakliye işinin doğrudan müşterinin kendisinin organize ettiği pek çok taşıma dosyasında ......... firmasının (gerçekte taşıma hizmeti vermediği halde) iç nakliye faturaları düzenlediğini, bu faturaların Hava Kargo Yönetici ve Çalışanları tarafından onaylanarak kayıtlara alındığı ve fatura tutarlarının ........... firmasına haksız olarak ödendiği ve sonrasında .......... ile çalışanlar arasında paylaşıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin fatura iptali ve düzeltme beyannameleri sebebiyle Vergi Dairesine toplam 920.044,46 TL ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın 73.243,04 TL’si gecikme faizi, pişmanlık cezası ve damga vergisi tutarları olup bu ödemelere denaylon fatura düzenleyen davalının sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin ve bir kısım şirket çalışanlarının düzenleyip kayıtlara aldığı sahte faturaları tespit ettikten sonra VERGİ KAÇAKÇISI durumuna düşmemek için ...... firmasının kestiği tüm faturaları iptal ederek kayıtlarından çıkarmak ve bunun sonucunda gecikme faizi ve cezalar ödemek zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle hem sahte faturalar sebebiyle ....... firmasına ödenen faturalardan doğan zararının, hem de vergi dairesi nezdinde yapılan düzeltme işlemleri sebebiyle Devlete ödenmek durumunda kalınan faiz ve pişmanlık cezaları toplamı (2.629.541,23 TL + 73.243,04 TL ) 2.702.784,27 TL tutarındaki zararının davalıdan tahsil edilmesi için işbu davanın açılması gerektiğini, davalı, müvekkiline karşı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... E sayılı dosyasından ilgili faturalara istinaden itirazın iptali davası başlattığını, HMK'nun 166/4. maddesi uyarınca aralarında irtibat bulunan davaların birleştirilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik -TL zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, haksız fiil davasında şirket sıfata haiz olamayacağını, ortada bir talep olmadığını, dava dilekçesinin vuzuha kavuşturulmasının zorunlu olduğunu, davacının ticari bir şirket olduğunu, müvekkilinin düzenlediği faturalara davacı tarafından hiçbir itirazda bulunulmadığını, mahkeme dosyasına ibraz ettikleri tüm faturaların irsaliyeli olup emtianın taşındığı üçüncü kişiler tarafından taşıma işinin yapıldığını ve taşınan yükün teslim alındığının teyidi anlamında imzalanmış faturalar olduğunu, davacıya kesilen en son fatura tarihinin █████/2017 olduğunu, davacının defterine kaydedilmiş ve önemli bir kısmının ödemesi yapılmış faturalara itirazını inandırıcı olmadığını, davacının kendisine keşide edilen ihtarnameye itiraz etmediğini, her bir taşıma işi ve fatura tanzimi davacı şirket ile yapılan çok sayıda mailleşme ve yazışma sonucu gerçekleştiğini, alacak konusu yapılan faturaların vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığına ve mutabakata varıldığına ilişkin Bs formlarında yer aldığını ve vergi dairesi ile bu faturalar konusunda mutabakata varıldığını, şirketin müşteri ....... firmaları tarafından ithalat ve ihracatını yaptığı emtiaya ilişkin müşteri firmanın beyanname bilgilerinin bulunduğunu, davalı şirketin yaptığı taşıma işlemleri, taşımanın yapıldığı araç kayıtları, taşımayı yapan araç sürücüleri ve müşteri şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, davalı şirketin kestiği faturaların tamamının verilen hizmete ilişkin olup gerçekliği konusunda bir tereddüt bulunmadığını, birleşme talebinin yasaya aykırı olduğunu belirterek görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, birleşme kararı veren mahkemenin görevsizlik kararı vermesine, haksız fiil davasında tüzel kişiliğe dava açılamayacağından davanın sıfat yönünden reddine, zamanaşımı itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.█████/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;" Asıl Ve Birleşen Dava Yönünden;a) ASIL dava bakımından T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ....... Vergi Kaçakçılığı-.... Denetim Daire Başkanlığı 02.12.2020 Tarihli ......... ve 27.12.2021 Tarihli ............ Sayılı Vergi Tekniği Raporlarının Değerlendirilmesi neticesinde; Söz konusu raporlar detaylı olarak incelenmiş olup her iki raporda da vergi müfettişlerince davacı/karşı davalının (....... ) haksız kazanç elde etmek ve karşı kurumu zarara uğratmak amacıyla sahte (iş görmeksizin iş görme faturaları şeklinde” belge düzenlemiş olduğu kanaatine vardığı, Davacı/karşı davalı ....... yapılan yerinde incelmede iş bu vergi müfettiş raporunu çüretecek veya raporun yerine geçebilecek bir belge bilgi sunmadığından, Davalı/karşı davacı (........... ) adına ......, .......... ve ......... hesap dönemlerinde düzenlenen faturaların, davacı/karşı davalı (.......... ) tarafından hizmet ifasına dayanmayan içeriği itibarı ile iş görmeyi ispata elverişli olmayan faturalar olarak düzenlendiği kanaatine varıldığı, bu nedenle bakiye alacak iddiasının takip konusu edildiği gözetilerek hukuki niteleme ve değerlendirme ile takdirinin yüce mahkemeye ait olduğu,b) Birleştirilen KARŞI dava açısından ise; bütün bunlar göz önüne alındığında belirtilen faturaların sahte olabileceği ve .........’ in ..........’ e borcunun bulunmadığı ayrıca menfi tespit şartlarının gerçekleşmiş olabileceği, buna karşın, karşı davacının ticari kayıtlarına göre basiretli iş adamı özeni de gözetilerek yaptığı ödemeler ve ticari defterlerin uyumu karşısında; sonradan ortaya çıkan denetim ve inceleme sonuçlarının değerlendirmesinin de yüce mahkemenin takdirinde olduğunun açık olduğu,c) Öte yandan, TC Hazine ve Maliye Bakanlığınca düzenlenmiş söz konusu Vergi Tekniği Raporların henüz mahkeme kararı ile kesinleştiğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmamış olması ve işbu raporların vergi matrahının hesaplanması ile ilgili belgeler olması sebebiyle her iki raporunda tek başına borç/alacak ilişkisine karine olamayacağı raporların kesinleşmesi durumunda Davalı/karşı davacı ........ lehine menfi tespit koşullarının oluşabileceğine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı .......’nin davacı ....... faturalarına süresi içerisinde itiraz etmediği, icra takip tarihinden sonra kendi bünyesinde inceleme yaptırarak, davacı faturalarının sahte olabileceği şüphesi ile kendi iradesi ile kayıtlarından çıkardığı, dolayısıyla davacı faturalarına kanuni süresinde itiraz edilmediği için davalı Kühne’nin faturaları kayıtlarından çıkarmasının doğru olmadığına takdir edilmesi halinde, icra takip tarihinde davacı ..... davalı ...... ’den 183.997,40 TL alacaklı olacağı, ancak mahkemece, davacının davalı çalışanlarına haksız kazanç elde ettirdiği, Vergi Tekniği raporları ile davacının düzenlediği faturaların gerçek olmadığının tespit edildiği ve tarafımızdan da gerçekten davacının fatura konusu taşıma hizmetlerini verdiğine ilişkin somut ve objektif belge sunamadığı gözetilerek, davacının davalıya düzenlediği ve vergi tekniği raporunda tespit edilen 162.583,00 TL haricinde davacının davalıya hizmet vermediğine takdir edilmesi halinde, davacı-karşı davalı ......’nin fazla yaptığı ödeme ve Vergi Cezası nedeniyle davacı-karşı davalı ......’den 2.368.978,45 TL iade alacaklı olacağı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.......... tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; "Davacı ..... tarafından tüm faturalara istinaden hizmet verildiği beyan edilmiş olmasına rağmen bu beyanlarını sadece düzenledikleri hizmet faturalarına dayandırdıkları, fatura muhteviyatına ilişkin nakliye hizmetinin hangi nakliye ile ilgili olduğu incelenen mail ve diğer belgelerden de anlaşılamadığı, dolayısıyla nakliye hizmetinin verildiğine dair faturalar dışında ibraz edilen belgeler verilen nakliye hizmeti ile ilişkilendirilemediği gibi, bir kısım belgede “ ......” nakliyelerine dayandırılmış olsa bile faturalar ile uyumlu olmadığı, Davacı tarafça asılları sunulan taşıma irsaliyelerinin tek tek incelenmesi neticesinde; irsaliyelerin birçoğunun üstünde ‘Teslim Eden’ ve ‘Teslim Alan’ imzasının bulunmadığı, aynı gün, aynı araç, aynı firma taşıması için birden fazla taşıma irsaliyesi düzenlendiği, Davacı tarafça sunulan sevk irsaliyeleri incelenmiş olup ilgili sevk irsaliyelerinin farklı firmalara ait olduğu ve sevk irsaliyelerinin üzerinde davacı (karşı davalı) ...... Lojistik firmasına ait bir taşıma olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Mahkememiz nezdinde açılan asıl davada davacı tarafından; davalıya taşıma hizmeti verildiği, davalı tarafından taşıma hizmetinden kaynaklı açık hesaba dayalı borcun tamamının ödenmediği, başlatılan icra takibine de itiraz edildiği iddialarına dayalı olarak itirazın iptali davası açıldığı, birleşen davada ise birleşen davanın davacısı şirket tarafından birleşen davanın davalısı şirketin gerçek bir taşıma hizmeti vermeden faturalar tanzim ettiği, bu sebeple fazla ödemenin ve sahte faturalar nedeniyle ödenen vergi cezalarına yönelik zararının tazminin talep edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında taşıma hizmetine dair bir ticari ilişki kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlığın taşıyıcı hizmet veren tarafından ne miktar taşıma yapıldığı, taşımaların gerçekten olup olmadığı, hizmetin taşıyıcı tarafından gerçekten ifa edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.Bilindiği üzere taşıma sözleşmeleri iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olup, taşıma hizmetini ifa ettiğini iddia edenin yalnızca fatura kesmesi yeterli olmayıp, taşıma hizmetinin ifa edildiğinin ve taşıma hizmetine konu eşyaların alıcısına teslim edildiğinin de taşıyıcı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.Nitekim Yargıtay ......... Hukuk Dairesi ,,,,,,, E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Davalının da borca itiraz etmiş olması nedeniyle, davacının faturaya konu taşımayı yaptığını ve ücreti hak ettiğini ispat etmesi gerekir. Buna göre ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken..."İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .......Hukuk Dairesi de ......E., ..........K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Davacının, davalıya taşıma hizmetini verdiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafça, cari hesap alacağına dayanak faturalara ilişkin taşıma hizmetinin verildiği iddiası ile işbu dava açılmıştır. Ancak sadece fatura düzenlenmesi ve faturaya itiraz edilmemesi alacağı ispatlamak için yeterli olmayıp, faturaya konu taşıma işinin ifasının davacı tarafça, tüm ödemelerin yapıldığının da davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir."İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .......... E., ........ K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Somut olayda, ispat yükü davacıda olup dava konusu faturalara konu taşıma hizmetinin davalıya verdiğini yazılı delillerle ispatla yükümlüdür. Salt faturanın düzenlenmiş olmasının ve bu faturaların kendi ticari defterlerinde kaydedilmiş olması faturalara konu hizmetin verildiğine delalet teşkil etmez."Bu kapsamda Mahkememizce alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporları bir bütün halinde değerlendirilmiş, bilirkişi kök ve ek raporlarında taraflar arasındaki ticari ilişkin bütüne yönelik incelenmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında yukarıda da belirtildiği üzere taşıma yaptığını iddia eden davacı taşıyıcının yaptığını iddia ettiği hizmete ilişkin olarak ifayı ispatlaması gerektiği değerlendirilmiş, davacı tarafından sunulan faturalar ve faturalara yönelik taşıma belgeleri ile faturalar eşleştirilerek bilirkişi heyeti tarafından rapor hazırlanmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde; Davacının fatura kestiği ve hizmet ifa ettiğini iddia ettiği bir çok faturadaki hizmetin ve taşımanın ifasına dair belge sunmadığı, teslim tesellüm fişlerinin çoğunun imzasız olduğu gibi davacı dışındaki farklı firmalara ait taşıma belgelerinin faturalar ile ilişkilendirilerek delil olarak sunulduğu anlaşılmıştır.Bu bağlamda bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde; davacı taşıyıcının davalı taşıtana kestiği faturaların tamamında vermiş olduğu hizmeti ifa ettiğini ispatlayamadığı, kesilen faturaların bir kısmının farklı taşıyıcılara ait olduğu, bir kısmının teslim tesellüm imza kısımlarının boş olduğu ve teslimin ispatlanamadığı, bir kısmına ilişkin olarak hiç belge sunulamadığı bu suretle ispat yükü üzerine düşen davacı taşıyıcının bilirkişi kök ve ek raporlarında detayı belirtilen ve en son Mahkememizce hükme esas alınan .......... tarihli ve ....... tarihli bilirkişi raporunda detayı verilen ve tek tek incelenen faturalardaki taşıma hizmetinin ifa edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davacı tarafından bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz edilerek faturaların tamamının incelenmediği ve eksik inceleme yapıldığı iddia edilmiş ise de Mahkememiz nezdinde asıl dava ve karşı davada taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin dava konusu olmadığı, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu gibi davacı tarafından bir kısım taşımaların da yapıldığı sabit olup, Mahkememiz nezdindeki asıl ve birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan faturalar ve taşımalar incelenmiştir. Dolayısıyla taraflar arasında tartışma konusu olmayan veya uyuşmazlığa konu olmayan tüm faturaların incelenmesine gerek bulunmadığından davacının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki davacı tarafından tüm faturalara ilişkin taşıma evrakları ve hizmetin ifa edildiğine yönelik delil ve belgeler davacı tarafından sunulmamış olup, ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından sunulmayan belgelerin incelenmesi taraflarca getirilme ilkesi karşısında mümkün değildir. 6100 sayılı Kanun gereğince taraflarca getirilme ilkesi bulunan eldeki hukuk davasında davacı tarafından sunulmayan delillerin incelenmesi mümkün olmamakla bu delillerin incelenmemesi nedeniyle davacının eksik inceleme yapıldığına yönelik itirazlarına da itibar edilmemiş, sunulan tüm deliller Mahkememizce değerlendirilmiştir.Davacı taşıyıcı tarafından Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyasında taraflar arasındaki tüm taşıma belgelerinin incelendiği ve davacı şirket yetkilisinin beraatine karar verildiği, bu dosyadaki kararın Mahkememiz yönünden bağlayıcı olduğu iddia edilmiştir.Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .....E., ...... K. Sayılı dosyası ve bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu (davacı tarafından Mahkememizce incelenmediği ve eksik incelendiği iddia edilen taşıma dosyalarının da dahil incelendiği belirtilen bilirkişi raporu) Mahkememizce celp edilerek incelenmiştir.Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...... E., ........ K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu değerlendirildiğinde; söz konusu dosyadaki bilirkişi raporunda HGS kayıtlarının taşıma yapıldığını ispat etmeyeceği, taşımaya yönelik ticari ilişki kapsamında taşıma hizmeti alınmadığının değil taşıma hizmeti verildiğinin ispatının gerektiği, taşıyıcı sanık davacı şirket yetkilisinin öncelikle faturalar karşılığında davalı şirket veya tedarikçisinden taşımaya konu eşyayı kimden teslim aldığı, kime teslim ettiği, hangi plakalı araçla teslim alarak sevk irsaliyesi düzenlendiğini imzalı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket yetkilisi sanık tarafından taşıma yapıldığının taşıma belgeleri çerçevesinde ispatlanamadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.Bu bağlamda her ne kadar davacı vekili tarafından Bakırköy .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .......... E., ........ K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu kapsamında davacı şirket yetkilisinin beraatine karar verildiği ve bu kararın Mahkememiz açısından bağlayıcı olacağı iddia edilmiş ise de Bakırköy .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .......... E., ........... K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile Mahkememiz tarafından alınan raporlar değerlendirildiğinde davacının iddia ettiği faturalara konu taşımaları yaptığını ispat edemediği, her iki Mahkemece alınan raporlarda da taşıma sözleşmesinin doğası gereğince davacı taşıyıcının ürünleri kimden aldığını, hangi araçla götürerek kime teslim ettiğini ispatlayamadığının tespit edildiği, davacının faturalara konu iddia ettiği tüm taşımalar yönünden teslim belgelerini sunamadığı dolayısıyla taşıma işini ifa ettiğini ispatlayamadığı, her iki Mahkeme tarafından alınan raporlar arasında çelişki olmadığı gibi her iki Mahkeme tarafından alınan raporlarda da aynı tespitlerin yapıldığı, ispat yükü üzerine düşen davacı taşıyıcının davalının talimatı üzerine hangi eşyayı nerden alıp, hangi araçla nereye götürerek kime teslim ettiğini yazılı belge ile ispatlamasının gerekliliği karşılığında davacının bu hususları ve taşıma işini ifa ettiğini ispatlayamadığı nitekim Ağır Ceza dava dosyasında alınan raporlarda da davacının taşıma işini ifa ettiğini ispatlayamadığı yönünde rapor tanzim edilmesi karşısında davacı vekilinin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.Nitekim Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ......... E., ........ K. Sayılı dosyasında taşımaların yapıldığına ve suçun maddi unsurlarının oluşmadığına dair bir beraat kararı verilmemiş olup, şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği dolayısıyla söz konusu beraat kararının Mahkememiz açısından bağlayıcı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple ceza dosyasın mahkememizde dava sonucuna doğrudan etki etmeyeceğinden makul yargılama süreci dikkate alınarak bekletici mesele yapılmayarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Davacı tarafından HGS kayıtlarının incelenmediği iddia edilmiş ise de HGS kayıtlarının taşımanın yapıldığında dair delil olamayacağı, HGS'nin araçların içerisinde ne tür bir yük olduğunu ispatlamadığı gibi aracın nereye gittiği nihai varış ve ilk kalkış noktası ile taşıma sözleşmesinin esaslı unsurlarından emtianın kimden alınıp kime teslimini ispatlamayacağı ve bu delilin ispat yükü üzerine düşen davacı yönünden taşıma sözleşmesindeki taşıma işinin ifa edilerek emtianın kime teslim edildiğini yazılı belge ile ispatlaması gerekmesi karşısında dosyaya yenilik katmayacağı gibi eksik araştırma olarak nitelendirilemeyeceği de anlaşılmakla davacının eksik inceleme iddiasına itibar edilmemiştir.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ........ E., ........ K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında fatura konusu alacağa ilişkin takip başlatılmıştır. Takip konusu faturalardan dolayı alacak iddiasını ispat külfeti davacı üzerindedir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu alacağın varlığını ispata yeterli olmayacaktır. Fatura konusu taşıma hizmetinin verildiğini alacak iddiasında bulunan davacının ispat etmesi gerekir."Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları da değerlendirilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından ..... - ........ yılları arasında davalıya karşı; ..... yılında 435.514,50-TL tutarlı fatura kesildiği, ...... yılında 1.155.310,89-TL tutarlı fatura kesildiği, ..... yılında ise 1.093.134,30-TL tutarlı fatura kesildiği, davacı tarafından davalıya kesilen toplam fatura tutarının 2.683.959,69-TL olduğu, buna karşılık davalı tarafından davacıya 2.490.665,31-TL toplam ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise; davalı tarafından davacıya ..... - ...... yılları arasında toplam 2.458.318,41-TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalının davacıya .... -..... aralığındaki davacı tarafından kesilen tüm faturalar nedeniyle kendi defter ve kayıtlarına göre 183.997,40-TL borçlu olduğu davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından davalıya kesilen toplam fatura tutarının 2.642.315,81-TL olduğu anlaşılmaktadır.Buna karşılık Mahkememiz alınan ......... ve ....... tarihli bilirkişi heyet raporlarında davacının ve davalının ticari defter kayıtlarında bulunan davacı taşıyıcı tarafından davalı taşıtana kesilen faturalara yönelik davalının hizmetin ifa edilmediğine yönelik itirazı üzerine taraflar arasındaki ...... - ..... yılları aralığına ilişkin olarak davacı taşıyıcının faturalarına dayanak taşıma belgelerini ve hizmetin ifasına ilişkin belgelerini sunmak ve faturaların içeriği ile ifasına ilişkin olarak Mahkememizce inceleme yapılmıştır.Zira yukarıda detaylıca açıklandığı üzere fatura tek başına hizmetin ifa edildiği anlamına gelmemekte olup, taşıma sözleşmesinde ispat yükü taşımayı gerçekleştirdiğini iddia eden taşıyıcı üzerindedir. Faturalar üzerinde uyuşmazlık bulunduğunda veya içeriğine itiraz edildiğinde ispat yükü taşıyıcı alacaklı davacı üzerinde olacaktır.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ........ E., ........ K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ........ Esas ve ........ Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin █████/2016 Tarih, ...... Esas ve ..... Karar Sayılı İlamı). Aynı şekilde akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez.Ayrıca davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil edebilmesi için, belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması ilkesi["belge yoksa kayıtta yoktur" ilkesi]'ne(TTK'nın 64/2. Maddesi ve gerekçesinden) uygun olması gerekir. Bunun yanı sıra kaydın dayandığı belge dayanağının da ispatlanması gerekir."Mahkememizce alınan ...... tarihli bilirkişi raporunda davacı ve davalı tarafından taraflar arasındaki taşıma ilişkisine yönelik olarak taraflarca sunulan tüm belge ve deliller incelenerek faturalar ile karşılaştırılmış olup, detay listesi ilgili raporda bulunmaktadır. Mahkememizce alınan ..... tarihli raporda da önceki kök rapor olan ........ tarihli raporda yapılan tespitlerin değişmediği, davacı taşıyıcı tarafından sunulan faturalardaki taşıma hizmetine yönelik olarak yalnızca 162.583,00-TL'lik davacı tarafından davalıya kesilen taşıma faturasının ifasının ve dayanağının ispat edilebildiği ve yalnızca 162.583,00-TL'lik faturaya konu hizmetin ifasının davacı tarafından ispatlandığı, buna karşılık davacı tarafından davalıya kesilen kalan faturalara konu taşıma hizmetinin ifa edildiğinin ve dayanak belgelerinin ispat yükü üzerine düşen asıl davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.Bu bağlamda davacı taşıyıcı tarafından hizmetin ifası dayanakları ile ispat edilebilen 162.583,00-TL'lik alacağın davalıdan talep edilebileceği, buna karşılık taşıma hizmetinin ifası davac tarafından ispatlanamayan faturaların davalıdan talep edilemeyeceği, davacı ve davalının defter kayıtlarına göre ihtilafsız olan davalı tarafından yapılan toplam 2.458.318,41-TL ödemeden bu miktarın düşüm ve mahsubu neticesinde davacı tarafından dayanağı ve ifası ispat edilemeyen toplam fatura tutarının 2.295.735,41-TL olduğunun taraf defter ve kayıtları ile sabit olduğu, ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından 2.295.735,41-TL içerikli taşıma faturalarının içeriğinin, kimden emtia alınarak ne şekilde taşınarak kime teslim edildiğinin yazılı belge ile ispatlanamadığı bu sebeple davalı taşıtanın fazla yapmış olduğu 2.295.735,41-TL ödemeyi davacı taşıyıcıdan geri isteyebileceği anlaşılmaktadır.Davalı taşıtan tarafından vergi dairesine söz konusu faturalar nedeniyle 73.243,04-TL ceza ödendiği de anlaşılmakta olup, davacı taşıyıcı tarafından kesilen faturalar nedeniyle bu cezanın ödendiği anlaşılmakla davalı taşıtanın bu bedeli de 73.243,04-TL olarak davacı taşıyıcıdan talep edebileceği anlaşılmaktadır.Sonuç olarak davacı tarafından taşıma hizmetinin ifa edildiği yazılı belge ile ispat edilemeyen ve davalı tarafından davacıya ödenen faturalar bakımından davalının iş karşılığı olmaksızın davacıya fazla ödeme yaptığına yönelik birleşen davadaki davacı taşıtanın iddialarının sübuta erdiği ve ispatlandığı, taşıyıcı tarafından taşıtana fatura kesilen taşıma hizmetlerinin tamının ifa edildiğinin ispat yükü üzerine asıl davacı taşıyıcı tarafından ispatlanamadığı buna karşılık kesilen fatura bedellerinin taşıtandan tahsil edildiği Mahkememizce sabit görülmüş, bu faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarından çıkarılması neticesinde taşıtan tarafından fazla ödenen bedeller toplamı olarak ...... tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 2.295.735,41-TL ve davalı tarafından bu taşıma faturaları nedeniyle ödenen vergi cezası miktarı olan 73.243,04-TL toplamı olan 2.368.978,45 TL bakımından birleşen davanın kabulü ile 2.368.978,45 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, asıl davacı taşıyıcı tarafından açılan davanın ise ispatlanabilen taşıma bedellerinin davalı tarafından yapılan ödemelerden mahsubu neticesinde davacı taşıyıcının davalı taşıtandan alacağının bulunmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle asıl davanın reddine ve davacının takipte kısmen haklı olduğu kötü niyeti ispat edilemediğinden şartların oluşmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl Dava yönünden Davanın REDDİNE,-Şartların oluşmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,2-Birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ........ Esas sayılı dosyası yönünden Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;- 2.368.978,45 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine,- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,ASIL DAVA YÖNÜNDEN;3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00- TL harçtan peşin alınan 3.011,75- TL harcın mahsubu ile artan 2.279,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan 5.773,55 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;8-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 161.824,92- TL harçtan peşin alınan 46.156,80- TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 115.668,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9-Davacı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,10-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 349.656,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 53.408,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,14-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan .....¸e-imzalıdırÜye .......¸e-imzalıdırÜye .......¸e-imzalıdırKatip .......¸e-imzalıdır