Anahtar kelimeler: İnegöl Bedelsiz Muris Parseller Onun Bursa Parselin Payı Nedenine Kesinlik
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; dava konusu 1 01... parselin ½ payı, 1 01... parsel, 1 03... ve 57 parseller, 1 17... ve 110 parseller, 1 23... parsel, 1 33... parsel, 1 45... parsel sayılı taşınmazlarda muris ... adına olan kayıtların bedelsiz ve muvazaalı olarak dava dışı ...’e devredildiğini, onun da taşınmazları davalı ...’a devrettiğini, murisin amacının taşınmazları bedelsiz olarak oğlu ...’e intikal ettirerek miras haklarını ortadan kaldırmak olduğunu ileri sürerek imar ve ifraz işlemi ile gittiği taşınmazların 7 60... parselin ██████ hissesi, 7 60... parsel,7 76... parselin ██████ hissesi, 7 72... parsel, 7 72... parsel, 7 72... parsel, 3 99... parsel, 3 98... parsel, 3 98... parsel, 6 41... parselin █████████ hissesi, 6 41... parsel, 1 33... parsel ve 1 45... parsel taşınmazların miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; muris ...'in karaciğer nakli olmak için taşınmazları satışa çıkardığını, halası ... ve eşi ...'in o zamanlar babasını tedavi ettirmek için ...'ya hastaneye götürüldüklerini, sürekli halası ve eniştesinin babası ile ilgilendiğini, babasına maddi-manevi hastalığı boyunca yardım ettiklerini, taşınmazları iyileştikten sonra tekrar satın almak kaydıyla ...'e sattığını, babasının ölümünden sonra taşınmazları bedelini elden ödeyerek satın aldığını, tarla iken çok değerli olmadığını, 2009 yılında imar uygulaması görünce yerlerin değerlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların bedelsiz ve muvazaalı olarak devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris tarafından dava dışı ...'e, ... tarafından da davalıya yapılan temliklerin gerçek satış olmayıp diğer mirasçıları olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik bağış olduğu, muris ile dava dışı ..., ... ile de davalı arasındaki temliklerde ara malike ve davalı tarafa bedel ödenmediği, murisin fiilen ayrı yaşadığı eşi ... ve davacı kızları ile aralarında dargınlık bulunduğu, murisin ekonomik durumunun iyi olduğu, ara malik kullanmak suretiyle görünüşte satış akdi ile fiilen ayrı yaşadığı davacı eşi ... ve kız çocuklarından davalı erkek çocuğu ... lehine mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazları temlik ettiği gerekçesiyle davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu 7 76... parsel sayılı taşınmazın ██████ payının davalı ... adına kayıtlı olduğu halde davalı ... hissesinin hükümde belirtilmediği, aynı şekilde 6 41... parsel (eski 1 23... parsel) sayılı 1.005, 60... yüz ölçümünde arsa vasıflı taşınmazın 450, 01... 'sinin davalı ... adına, 408, 53... 'sinin dava dışı ... ve 147, 07... 'sinin ... Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olduğu halde davalı ... hissesinin hükümde belirtilmemiş olmasının doğru olmadığından kararın infazı kabil olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına; yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, muris 1955 doğumlu ...’in 02.12.2005 tarihinde ölümü ile geride davacı eşi ... ile kızları davacılar ... ve ... ile oğlu davalı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın ½ payı ile 1 01... parsel, 1 03... ve 57 parsel 1 17... ve 110 parsel, 1 23... parsel, 1 33... parsel, 1 45... parsel sayılı taşınmazların muris ... tarafından 21.10.2005 tarihli satış akdi ile kız kardeşi ...’in eşi dava dışı ...’e temlik edildiği, onun da taşınmazları 04.10.2007 tarihinde davalı ...’a satı suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; muris tarafından ara malik ...’e, onun da davalı ...’a yaptığı temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak; HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca Mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut olayda; dosya arasına alınan bilirkişi raporundan ve ekindeki cetvelden dava konusu 1 01... ve 1 01... parselin imar ve ifraz işlemi neticesinde 7 60... ve 9 parsele, 1 23... parselin imar işlemi ile 6 41... ve 2 parsele, 1 03... parselin imar işlemi ile 7 76... parsele, 1 03... parselin imar ve ifraz işlemi neticesinde 7 72... , 8 ve 9 parsele, 1 17... parselin imar işlemi ile 3 98... ve 4 parsele, 1 17... ve 110 parselin imar işlemi ile 3 99... parsele gittiğinin belirtildiği, imar ve ifraz evrakının Tapu Müdürlüğünden getirilmediği, bir kısmının raporun ekine bilirkişi tarafından eklendiği, ayrıca dosya arasında yer alan 04.10.20 07... yevmiye numaralı ... ve davalı ... arasındaki akitte 1 01... parselin devre konu olmayan ½ payının ... oğlu ... adına kayıtlı olduğundan ve ... tarafından devredilen ½ payın ise taşınmazda hissedar olan ... tarafından alındığından bahsedildiği, akdin arka sayfasında davalı ve muris ...’in babası ... oğlu ... olmak üzere iki ayrı ... oğlu ...’e yer verildiği, ancak akdi imza edenlerin ... ve ... oğlu ... şeklinde iki kişi olduğu ve iki kişiye ilişkin fotoğrafların yer aldığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede de murisin babası ... oğlu ... (TC:...) ve davalı ... oğlu ... (TC:...) arasında isim benzerliği nedeniyle karışıklıklar olduğu, dava konusu 1 01... parselin tamamı ile 1 03... ve 57 parsel sayılı taşınmazlarda murisin babası ... adına kayıt oluşturulduğu, imar işlemleri sonucu iki ayrı ... adına da kayıtlar olduğu, davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilen 7 76... parsel sayılı taşınmazın ██████ payının davalı adına değil murisin babası ... oğlu ... adına kayıtlı göründüğü, davalı adına aktif tapu kaydı sorgulamasında da bu taşınmazın yer almadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, hükme esas alınan raporda dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tamamının ... oğlu ... adına iken 2009 yılında yapılan imar uygulaması ile bu taşınmazın 7 60... parsel sayılı taşınmaza ████████ pay ile gittiği, sonrasında 2011 yılında yapılan ifraz işlemiyle oluşan 7 60... parsel sayılı taşınmazın tamamının ... oğlu ... adına tescil edildiği, dava dilekçesinin içeriğinde kök 1 01... parsel sayılı taşınmazda muris tarafından yapılan devir dava konusu edilmesine rağmen, sonuç ve istem kısmında 7 60... parsel sayılı taşınmazın ██████ (████████) payın iptalinin istendiği, bu nedenle dava dilekçesinin içeriği ve sonuç kısmı arsasında çelişki oluştuğu gözetildiğinde, HMK 31. madde hükmü uyarınca öncelikle davacılardan bu taşınmaz yönünden talebinin açıklattırılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 7 60... parselin tamamı üzerinden hüküm tesis edilmesi isabetli olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince 7 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden gerekçede ██████ payın iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında ██████ pay üzerinden karar verilmesi de isabetli değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda ayrıntılı olarak değinilen hususlar dikkate alınmak suretiyle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanak belgeleriyle (üzerindeki şerhleri de gösterir biçimde, kütük sayfaları, tapulama tutanakları, imar uygulamaları, imar cetvelleri, ifraz-tevhit-taksim belgeleri, mahkeme kararı, resmi akitler vb.) birlikte (birbirini takip edecek, denetlenecek ve tamamının okunaklı olmasına dikkat edilecek şekilde), özellikle taşınmazlarda yer alan kayıt maliklerinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarına da yer vermek suretiyle ilgili Tapu Müdürlüğünden temin edilerek dosya arasına alınması, muris ... tarafından ...’e, ondan da davalıya devredilen taşınmazların tam ve doğru bir şekilde tespit edilmesi, taşınmazların imar ve ifraz işlemleri sonucunda hangi taşınmazlara ne oranda gittiği belirlenerek HMK’nın 297/2 hükmü uyarınca infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda açıklanan nedenden ötürü Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!