Anahtar kelimeler: Kurucusu Haczin Doğum İstihkak İiknın Adreste Ayrıldığı Hayatın Gereklerine İlişki
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davacı üçüncü kişi ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki olması sebebiyle haciz mahallinde ele geçirilen belgelerin adreste bulunmasının ticari hayatın gereklerine uygun olduğu, kuruluş aşamasında her iki şirketin kurucusu olan ...’ın, borcun doğum tarihinden önce davacı üçüncü kişi şirketin ortaklığından ayrıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin adresleri, son ortak ve yetkililerinin farklı olduğu, haczin borçlu huzurunda yapılmadığı, ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edilmediği, mülkiyet karinesinin davacı üçüncü kişi lehine olduğu, davalı alacaklının malların mülkiyetinin borçluya ait olduğu ve şirketler arasında organik bağ bulunduğu iddiasını somut delillerle ispat edemediği, haciz mahallinde bulunan evrakların eski tarihli olup organik bağ iddiasını ispatlar nitelikte bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde ve üçüncü kişi yetkilisi huzurunda yapılmış ise de; üçüncü kişi şirket 8.10.2009'da kurulmuş, 5.1.2011 tarihinden 2.2.2015 tarihine kadar ...adresinde; 2.2.2015 tarihinden 15.9.2017 tarihine kadar "..." adresinde faaliyet göstermiş, 15.9.2017 tarihi itibariyle de haciz adresine taşınmıştır. Borçlu şirket ise, 22.1.2014 tarihinde "... adresinde kurulmuş, 29.1.2015 tarihinde ... adresine, oradan da 1.2.2018 tarihinde haciz mahalline taşınmış, 18.6.2018 tarihinde de haciz adresinden ayrılmıştır. Bu durumda borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin farklı adreslerde birlikte faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.
Yine bilirkişi raporunda, borçlu şirketin gayri faal olduğu da belirtilmiştir. Ayrıca, haciz mahallinde bulunan bilgisayardaki arama kısmına borçlu şirket adı yazıldığında ..." adlı belge, "... ve..." başlıklı belge klasörü görülmüştür. Öte yandan, borçlu şirketin tek ortağı ..., üçüncü kişi şirketin ortaklarından biri iken borcun doğumundan 3 gün önce ortaklıktan ayrıldığı görülmüştür.
Bu durumda, borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içerisinde mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ
: Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 11.3.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!