Anahtar kelimeler: Gizleme Süreç Cezasıyla Defter Müdafinin Görüşü Hukukî İstemlerinin Kayıt Suçlar
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında hükmün açıklanması ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62... maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına karşın hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... şirketinin yetkilisi olduğu, vergi müfettişi tarafından █████/2017 tarihli yazı ile 20 12... yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazının istendiği, söz konusu isteme yazısının █████/2017 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen sanığın yasal süre olan 15 gün içerisinde belgeleri ibraz etmeyerek üzerine atılı defter ve belge ibraz etmemek suretiyle atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında hükmün açıklanması geri bırakıldığı, 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulduğu, yapılan incelemede koşulları oluştuğu anlaşılmakla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; dosya kapsamında bulunan vergi suçu raporu ve diğer belgelerden sanığın iş yerinin faal durumda olduğunun görüldüğü, iş yerinin müsait olmadığı, ölüm, sanığın işini terk ettiği ya da vergi dairesince resen terk ettirildiğine dair dosya kapsamına yansıyan bir delilin de bulunmadığı görülmekle, uygulamada ve olayımızda olduğu gibi, Vergi İdaresi'nce yukarıda bahsedilen 139. maddedeki asıl kurala uyulmadan, maddedeki istisnai hallerin varlığı tespit edilmeden doğrudan mükelleflere tebligat gönderilerek, incelenmek üzere defter ve belgelerin ibrazı talep edilmekte, iş yeri müsaitse ve incelemenin iş yerinde yapılması isteniyorsa bunun bildirilmesi istenmekte, böylece süreç mükellef aleyhine tersine çevrilmekte olup, olayımızda olduğu gibi sanığın iş yeri tebligat tarihinde faal olup incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan biri de önceden saptanmadan belgelerin doğrudan tebligatla istenmesi usulsüz olup defter ve belgeleri ibraz etmeme, gizleme suçunun unsurları oluşmadığından (Yargıtay C.G.K.'nun █████/1998 tarih ve ███████-154 (E), ████████ (K); 11. C.D.'nin █████/2012 tarih ve ██████████ (E), ████████ (K) sayılı içtihatlarında olduğu gibi) sanığın belirtilen gerekçe ile beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. Suç tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı VUK'un 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığında suçun unsurları oluşmayacaktır.
Dosya kapsamına göre vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, 05.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde yapılacağı, ancak bu husustaki talebin süresi içinde Denetmenliğe yazılı olarak bildirilmesi gerektiği yazılarak sürecin mükellef aleyhine tersine çevrildiği, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden tespit edilmediği ve suç tarihinde iş yerinin kapalı olduğuna dair belirlemenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3.Defter, kayıt ve belgeleri isteme yazısının 05.09.2017 tarihinde tebliğ edilmesi ve ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle "21.09.2017" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında "28.09.2015" olarak yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!